fbpx

Daha Keyifli ve Kaliteli Bir Hayat İçin Kendine Sorman Gereken 4 Soru

“Hayatım çileyle dolu çileee!” demek yerine “Buradan ne öğrenebilirim? Hayat bana ne öğretmeye çalışıyor ki aynı döngü içerisinde dolanıyorum?” diye sormayı denedin mi hiç?

Kaliteli sorular kaliteli bir hayat yaratır. Çünkü sürekli olarak sormaya başladığımız, adanmış bir şekilde cevabını aradığımız her sorunun cevabını buluruz. “Ne demek istiyorsun Ceren?” Doğru soruları sorarak hayatımızı doğru yere kanalize edebiliriz diyorum. Hatta neden yapmıyoruz ki?

Hadi daha kaliteli bir hayat yaşamak için kendine sorman gereken birkaç sorudan bahsedelim.

10/10/10 tekniği

Yazar, televizyon yorumcusu ve gazeteci Suzy Welch’in kritik anlarda doğru karar verebilmek için uyguladığı bir kuralı var.

Bu kararı verdikten 10 dakika sonra ne hissedeceğim, 10 ay sonra ne hissedeceğim ve 10 yıl sonra ne hissedeceğim?

Böylece uzun vadeli düşünebileceğimizi, ani ve yanlış kararlar vermenin önüne geçebileceğimizi söylüyor. İstersen bu kurala başka bir açıdan bakalım biz de. Çoğu sorun, geniş bir perspektiften baktığımızda aslında o kadar büyük bir sorun değildir. Olayların büyük resimdeki halini görmek için kendine sorman gereken diğer bir harika soru:

Bu durum, 10 dakika, 10 ay, 10 yıl içinde hayatımı nasıl etkiler?

O an canını çok sıkan bir olay, hangi vadede önemini yitiriyor? Bu olayın veya durumun üzerine ne kadar düşünmelisin? Ne kadar emek harcamalısın? Yukardaki soru, tüm bunları anlamanda yardımcı olacak. Daha da önemlisi, gün içinde belki 10 dakika sonrasını bile etkilemeyecek, canını sıkan durumların üzerinde odağını yoğunlaştırmaman için sana rehberlik edecek.

@taylergolden

Şu anda keyif alıyor muyum? / Bunu nasıl keyifli hale getiririm?

Çoğu zaman hayatın telaşından kaçırdığımız yegane duygu; keyif. Vakit geçirdiğin insanlar sana keyif veriyor mu? Bulunduğun ortamlar sana keyif veriyor mu? Yaptığın iş sana keyif veriyor mu? Şu anda bu yazıyı okumaktan keyif alıyor musun?

İşte hayatının kalitesini arttırmak için kendine sorman gereken ilk soru: “Şu anda keyif alıyor muyum?” Cevap evet ise ne olur ondan daha fazla yap, o kişilerle daha sık görüş ve o yerlerde daha çok bulun.

Biliyorum biliyorum, içinden şunu geçiriyorsun, “İşimi şak diye bırakamam, faturalarım var.” “Evin kirasını sen ödeyeceksen daha çok keyif alabileceğim bir eve geçerim.”

O zaman ben de hiç kurbanlık hikayeni dinlemeden ikinci soruyla gelirim sana: “Bunu nasıl keyifli hale getirebilirim?” Şu anda çalıştığın işten keyif almıyor ve çok arasan dahi yeni bir iş bulamıyor olabilirsin. Ama bu bebek adımlarıyla biraz daha keyif alamayacağın anlamına gelmiyor. Yaptığın işle hayatına dokunduğun insanları hatırlat kendine, ofis masanı düzenle, iş arkadaşların enerjini kötü etkiliyorsa daha az dedikodu yap. Çözüm çözüm çözüm! Şikayeti bırakıp çözüme geçmedikçe hayatın koca bir şikayet kutusu olmaya mahkum.

Önce kendine dürüst ol; bu koşulu gerçekten değiştiremiyor musun, yoksa değiştirmeye cesaretin mi yok? Eğer hayatında gerçekten aniden değiştiremeyeceğin şeyler varsa onları sevmek için, keyif almak için sebepler yaratabilirsin.

Bunu tek başıma da yapabilir miyim?

Çoğu zaman başkalarına bağımlı olduğumuz illüzyonuna takılıp kalıyoruz. Gözümüzdeki bulutlar aralandığında gözümüzü alacak o pırıl pırıl gerçeklikle karşılaşıyoruz; “Kimseye ihtiyacım yok.”

Başkalarını suçladığın tüm o olaylara bir bak.

“Sevgilim beni o filme bir türlü götürmüyor.

Arkadaşım yok; pazar pazar evde tıkılı kaldım.

Ayşe yardımcı olmadığı için yapamıyorum.

Canım kocişimin geliri az olduğu için paramız buna yetmiyor.”

Kendini sinemaya götürebilir misin? Ayşe’nin yardımcı olmadığı için yapamadığın şu işi kendi başına yapmak için nelere ihtiyacın var? Gelir düzeyini arttırmak için hangi işlerde çalışabilirsin?

Hayatının kalitesini arttırmak ve dışa olan bağımlılığını kırmak için, kendini ne zaman ondan bundan şikayet ederken bulursan şu soruyu sormayı dene: “Bunu tek başıma da yapabilir miyim?” Cevabın çoğu zaman “evet” olduğunu görüp hayret edeceksin.

Şu anda ne hissetmenin peşindeyim?

Hepimizin arzuları var; son model arabalar, evler, sevgililer, onlar bunlar… Hepsi de harika arzular. Arzuların olacak tabi! Bu senin en doğal hakkın. Ama tüm bunları NEDEN istiyorsun? Yani hangi hissin peşindesin de bunları arzuluyorsun?

Sevgiliyi kendini değerli hissetmek için mi istiyorsun?

Parayı kendini güvende hissetmek için mi istiyorsun?

Kariyeri kendini yeterli hissetmek için mi istiyorsun?

Bunlara arzu duymana sebep olan, en derindeki o duygu nedir? İhtiyacın olan bu his her ne ise, hayatına bir an önce davet etmeni, o hissi bir an önce aktive etmeni tavsiye ederim. Kendini değerli hissetmek niyetindeysen, sana kendini değerli hissedecek her şeyi yap. Kimse de karışamaz sana. Ben en büyük destekçinim. 🙂

Bu soruları kendine sık sık sormaya başla hadi. Hatta bir kağıda yazıp sürekli görebileceğin bir yere as. Bak bakalım hayatının kalitesinde ne gibi değişiklikler olacak?

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK'i bizimle tanıştıran Ceren, Uluslararası İlişkiler mezunu. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. Bilinçaltı Dönüşüm Programı, NLP ve Yaşam Koçluğu eğitimlerini tamamlayarak sevdiği işi yapmak için kollarını sıvadı. Şimdi, insanlara daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu hatırlatmakla meşgul. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, durmadan konuşmaktan ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir