fbpx

Zehra’yla Ağustos Ayı Teması: Erteleme!

”Erteleme! Sakın yapma bunu! Bu insanın kendine yaptığı en büyük kötülüklerden biridir.” dedim kendime, belki de daha önce bir milyon kez demiş olduğum gibi…

Yapmam gereken ama yapmadığım, daha doğrusu tembellik ettiğim o kadar çok şeyi erteleyip duruyorum ki, sürekli beynimin içinde yukarıdaki cümlelere benzer monologumsu sözlerle harp halinde buluyorum kendimi.

Ertelemek, benim lugatımda tembellik veya ataletin öncelikli olması hali. Ya da bir başka deyişle yapmam gereken işlerin tembelliğe tercih edilmesi… Hani her zaman beynimizin içinde savaşan iki cephe olur ya, işte bu meselede de bu söz konusu.

Nasıl mı? Hemen izah edeyim.

Diyelim ki yapman gereken 3 parçalık ütü var ve çok kalabalık olmadıkları için hafife aldın. Ya da zaten şimdi giymeyeceğim diyerek salladın, “Kalsın şurada, yaparım nasıl olsa.” dedin. Ve ilk ertelemeyi yapmış oldun. Daha sonra odaya her giriş çıkışında gözüne ilişip zihnini meşgul etti; lakin yapman gerekeni görmezden gelerek odaya her giriş çıkışında gözüne ilişmesine rağmen her defasında ertelemeye devam ettin. Elbette ertelemek için o güzel zihnin sana bir sürü bahane üretti. Aslında içinde, derinlerde bir yerlerde sana bir ses, kötü kalpli cadı edasıyla fısıldadı: ”Biliyorsun değil mi, lazım olacağı güne kadar ütülemeyeceksin niyahahahah ” diye. 🙂 İşte o odaya her girişimizde yapmamız gereken o işi görmezden, içimizdeki cadıyı ise duymazdan geliyoruz. Ve fakat içten içe haklı olduğunu da biliyoruz.

Hangisini neye tercih ediyorsun?

Bu soruya dürüstçe vereceğin cevap şu an içindeki gerçekleri sana anlatabilir. Kendini, bu konuyla alakalı hangi noktada olduğunu bu soruya vereceğin cevapla test edebilirsin. Sen sen deyip duruyorum ama aslında kendimi anlatıyorum, biliyorsun. 🙂

Yıllar yılı tembellikle mücadele etmiş bir kardeşiniz yazıyor bunları. Hepsini yaşamış olan bu kardeşiniz Ağustos temasında neden bu konuyu seçti dersiniz? Yıllardır mücadele etmesine rağmen hala zaman zaman içinde debelendiğinden olabilir mi acaba?

Kendi yol yordamımla keşfettiğim kadarıyla ertelemek yaşamdan çalmak demek… Belki de bu yüzden insanın kendine yapabileceği en büyük kötülüklerden biri olabileceğini düşünüyorum.

Zaman, en kıymetlimiz ve yapmamız gerekenler bizi mutlaka geliştiren şeyler. (Evet, ütü bile!) Ütü ütü deyip durdum ama elbette bu sadece bir örnek bu mesele kesinlikle ütüden daha ciddi bir mesele. Spora başlamayı mı erteliyorsun? Sigarayı bırakmayı mı? O başvuruyu yapmayı mı? O ayakkabıyı almayı mı? O arkadaşı aramayı mı? Ona sevdiğini söylemeyi mi?

Yaşam anlardan, tercihlerden, mücadelelerden kararlardan oluşuyor ve biz bazen bile bile içlerinden doğru olmayanı seçiyoruz, tıpkı yukarıdaki ütü örneğinde olduğu gibi.

Elbette hatalarımız da kıymetli; ama ne kadar erken vazgeçersek yapmaktan, bir o kadar daha yaklaşıyoruz kendimize ve yaşam ancak ondan sonra anlam kazanmaya başlıyor.

Zamanla, yaptığım her şeyi sevme çalışması yaptım kendi kendime, hatta evet ütü yapmayı bile çok seviyorum artık. Evimi çok seviyorum mesela; temizlemek keyif veriyor. O işi yaparken sadece yaptığım işe odaklanmayı deneyimlemek çok hoşuma gitmeye başladı. O an yapmam gerekeni ertelemeden yaptığım zaman öncelik listesi doğru sıralanmış oluyor. Yaşam kolaylaşıyor, enerjim yükseliyor ve en önemlisi “zaman” benimle kalıyor. 😉

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir