fbpx

İlham Dolu Yapım The Lion King Film İncelemesi: Güneşin Dokunduğu Her Yer Bir Gün Senin Olacak!

Sinemanın büyülü dünyası ile ne zaman tanıştığınızı hatırlıyor musunuz ? İlk ne zaman sinema salonundaki patlamış mısır kokusunu içine çektiniz mesela? Ya da ilk ne zaman heyecandan sinema salonundaki koltuğun kollarına kopartırcasına tutundunuz? Hatırlıyorsanız şanslı gruptansınız. Ben çok çabalamama rağmen asla hatırlayamıyorum. Kendimi bildim bileli bu büyülü dünyaya hapsolmuş durumdayım ama kim beni neden buraya soktu bilmiyorum… 

Ancak hatırladığım ilk çizgi filmi sorsanız muhtemelen bir çoğunuz gibi cevabım “Lion King” olur. 1994 yapımlı ilk orijinal filmin DVD’si evimizde vardı. Yıllarca tekrar tekrar izlemekten, Mufasa’nın öldüğü sahnede her defasında ağlamaktan asla kendimi alamadım. Ya ben asla büyüyemiyorum, ya da Roger Allers 20. yy’ın en büyük animasyon yönetmeni.

Geçen yıl, Lion King’in yeni versiyonunun çekileceği haberi yayıldığında herkes gibi ben de çok heyecanlanmış, heyecanla vizyon tarihini beklemeye başlamıştım. Bu kez yönetmen koltuğunda Jon Favreau’nun oturduğu filmi Kanada’da orjinal seslendirmesiyle izleme imkanı buldum. Şimdi ise sizler için sıcağı sıcağına küçük bir değerlendirme yapmak istiyorum!

İlk olarak adet yerini bulsun diye filmin konusundan bahsedeyim:

Bir gün ormanların kralı Mufasa’nın erkek yavrusu olur. Bu yavru ileride bütün doğaya hükmetmekle mükelleftir. Yavru Simba büyümek ve babasının tahtına oturmak için oldukça heveslidir. Mufasa’nın kardeşi ve düşmanı olan Scar ise taht yolunda, Mufasa ve Simba’nın egemenliğini engellemek için elinden geleni yapacaktır. Ancak Mufasa oğluna bir söz vermiştir “Bir gün güneşin dokunduğu her yer Simba’nın olacak”tır.

Filmin yeni versiyonunda hayran olacağınız ilk şey muhtemelen görsel gerçeklik olacak.

Resmen CGI teknolojisi Gurur Kayalığı’nın üzerinden bize göz kırpıyor ! Gerçek bir NatGeo Wild belgeseli izliyormuşsunuz hissi veren filmin görsel efekt şirketi Moving Picture Company olağanüstü bir iş çıkarmış. 

Nala’nın yetişkin halini seslendiren Beyonce Knowles-Carter, seslendirme sanatında da ne kadar yetenekli olduğunu kanıtlamış. Filmin orjinal soundtrackı, bestecisi Hans Zimmer’e bir çok ödül kazandırmıştı. Yeni filmde şarkıları çok güzel yorumlarla, Beyonce’den dinliyoruz. Albümü iTunes’tan dinleyebilirsiniz. 

Önceki filmde boşluk olan bazı noktalar yeni versiyonda doldurulmuş ancak bunun üzerine senaryoya fazladan ekleme ya da çıkarılma olmamış. Bazı eleştirmenler duygu yoğunluğunun azaltıldığını söylemiş. Ancak orijinal filmde Mufasa’nın ölümü, animasyon tarihinin en travmatik olayı sayılabilirdi ve izleyici çocuk kitlesini düşündüğümüz takdirde yeni filmde duygu yoğunluklarının azaltılması yerinde bir tercih olmuş bence. 

İlk filmde eleştiri alan noktalar da bu filmde değiştirilmiş.

Örneğin bütün aslanlar bal rengine yakın bir açık kahverengi kürke sahiptirler. Ancak ilk filmde kötü karakter Scar’ın siyaha çalan bir kahverengiye sahip olması, dönemin Hollywood çizerlerinin bir ırkçılık yansımasıdır. Bu defa Scar’ı Mufasa ile aynı renk görüyoruz. 

Ayrıca Scar, Mufasa’ya göre daha çelimsiz, korkutucu olmayan ancak aklı ve zekası ile ön plana çıkan bir aslan. Mufasa ise onun aksine heybetli ve korkutucu. Bu durumda Scar’ın asla mutlak başarı elde edememesi, ancak Simba’nın da babası gibi olup kaba kuvvet ile Scar’ı alt etmeye çalışması çocuklar için ilginç bir örnek teşkil ediyor. Fakat neyse ki doğadayız. Bir animasyon filminde gerçekliği yok sayamayız. Simba’nın dünyasında yaşananlar, bu filmi izleyecek çocukları doğanın gerçek döngüsüyle tanıştırıyor. Bu konuda “hayat döngüsü” ilk filmde altı doldurulmamış şekilde anlatılmıştı. Bu filmde o hata giderilmiş, Mufasa’nın Simba ile yaptığı hayat döngüsü konuşması daha altı dolu şekildeydi.

İlk filmin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ tartışılan konulardan birisi ise, Simba’nın uçurum kenarındaki sahnesinde gökyüzünde yıldızlardan oluşan “SEX” yazısıydı.

Her ne kadar yapım şirketi geçtiğimiz yıllarda bu yazının aslında “SEX” değil, görsel efekt ekibinin çalışmalarının kısaltılmış hali olan “SFX” olduğunu söylese de, büyük bir kesim hâlâ filmin sübliminal mesaj içerdiği görüşünde. Yeni filmde o yazı kaldırılmış. 

İlk filmde Scar’ın sırtlanlarla birlikte savaş yanlısı şarkı söylediği sahnede önünde durduğu büyük hilal sembolü, bir çok kesim tarafından islamafobi olarak adlandırılmıştı. Yeni filmde yer almayan yerlerden biri de bu.

Filmin ilk versiyonu Dünya genelinde 968.8 milyon dolar kazandırarak döneminin en çok izlenen animasyon yapımı olmuştu.

O filmi vizyonda seyretme şansı bulan kuşak büyüdü, çocuk sahibi oldu. Bakalım o kuşak şimdi kendi çocuklarına bu deneyimi yaşatacak mı ve film kendi gişe rekorunu kırabilecek mi ? 

Şimdiden herkese iyi seyirler! Hakuna Matata !

Eğer izlemek isterseniz diye aşağıya iki tane video linki bırakıyorum.

Filmin Backstage görüntülerinin yer aldığı video burada.

Eski ve yeni filmin fragmanlarının karşılaştırıldığı video burada.

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Bu hayatta en sevdiği aktivite olan yorgan altında film izlemeyi mesleği haline getirmeye karar verip, Ege Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümüne girdi. Çocukluğundan beri geliştirmeye çalıştığı yazı dilini 7.sanat için kullandı. Sinema haricinde hayatının diğer vakitlerinde tam bir İzmir kızı olarak kordon boyunda iyot kokusunu içine çekmeyi, arkadaşlarıyla saçma şeylere gülmeyi ve müzik dinleyerek yürümeyi seviyor. Şu sıralar eğitimi için gittiği Kuzey Amerika’da geyik kovalıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir