fbpx

Gününün En Az 20 Dakikasını Dışarıda Geçirmen İçin 5 Güçlü Sebep

Stresli bir gün ya da bunalmış bir zihin için gün ışığı, egzersiz ve temiz havadan daha iyi bir tedavi yoktur. Yoğun olduğunuz zamanlarda bile, her gün en az 20 dakikanızı dışarıda geçirmeyi önceliğiniz yapmalısınız. Üstelik ücretsiz ve keyifli!

Şimdi, elinizdeki telefonu veya bilgisayarı kapatıp, spor ayakkabılarınızı bağlamanız ve dışarı çıkmanız için tam 5 güçlü sebep sıralayalım hadi!

Beyninizin benzinini full’lersiniz!

Zihninizin yavaşladığı ve hiçbir kahvenin yardımcı olamadığı anları bildiniz değil mi? Araştırmacılar buna “zihinsel yorgunluk” (mental fatigue) diyorlar. Zihininizin tekrar verimli hale sokmaya yardımcı olabilecek bir şey, onu restoratif ortamlara, yani doğaya maruz bırakmak. Dışarıda yapılan aktivitelere zaman ayırdığımızda, beynimiz doğal olarak daha fazla fikir ortaya çıkarır, daha çok ilham alır ve sonuç olarak yaratıcı hissetme olasılığımız artar.

Araştırmalar, dışarıda yürüdüğümüzde beynimizin, sosyal medyada veya bilgisayarda ekran kaydırma içinde geçirilen zamandan daha aktif ve verimli olduğunu söylüyor.

Odaklanma kabiliyetinizi ve hafızanızı güçlendirirsiniz!

Konsantre olmakta zorlanıyor musunuz? Birkaç dakika dışarı çıkın; sadece biraz temiz hava ve güneş ışığı, dikkatinizin artmasına yardımcı olabilir. Dikkat ve doğanın arasındaki bağlantı o kadar güçlüdür ki…

Bilim adamları, parkta 20 dakikalık bir yürüyüşün DEHB’den (dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu) muzdarip olanlara yardımcı olabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar, “DEHB’yi kontrol altına almak için doğanın güvenli, ücretsiz ve erişilebilir yeni bir araç olduğunu söylüyor. E bize de odaklanma kabiliyetini ve hafızamızı güçlendirmek için çıkıp biraz adım atmak düşer!

Daha kaliteli bir uyku çekersiniz!

Ne kadar iyi uyuduğumuzun, her ikisi de doğrudan güneş ışığından etkilenen melatonin hormonuyla ve doğal sirkadiyen ritmimiz ile ilgisi var. İç mekanda çok fazla zaman geçirdiğimizde vücudumuz, doğal ritimleri doğru şekilde senkronize edemez ve uyku döngümüzde bozulmalar yaşanır.

Özellikle sabahın erken saatlerinde güneş ışığıyla temas etmek (güneş kremiyle, sağlıklı bir yoldan) vücut saatimizi dengelemek, sirkadiyen ritmimizi düzenlemek ve genel enerji seviyemizi arttırmak için yardımcı olabilir.

Bir dahaki sefere öğle yemeğinden sonra kendinizi uykulu hissederseniz, bir fincan kahve içme keyfini, 15 dakikalık bir yürüyüş keyfiyle değiştirin. Muhtemelen, günün geri kalanını fethetmeye hazır masanıza döneceksiniz ve o gece uykunuzun kalitesinde bir fark olduğunu göreceksiniz.

Kaynak: kristenkilpatrick.com

Günlük D vitamini dozunuzu alırsınız!

Birçoğumuz yeterince D vitamini almıyoruz. Bilim insanlarına göre sebebi yeterince güneş ışığı alamamamız ve doğal olarak D vitamini içeren besinlerin, optimum gereksinimleri karşılayacak kadar yeterli olmaması. Araştırmacılar, Amerikalıların dörtte üçünün D vitamini konusunda yetersiz olduğunu bildirmiştir. Düşük D vitamini seviyeleri, kardiyovasküler hastalık, kanser, Alzheimer hastalığı, depresyon ve hamilelik komplikasyonlarının riskini arttırmaktadır. Vücudumuzun en iyi D vitamini kaynağı, doğal güneş ışığıdır.

Güneş ışınları yoluyla aldığımız yüksek seviyede D Vitamini aynı zamanda cilt faydaları da sağlar. Sivilce, egzama ve rosacea gibi cilt hastalıklarının giderilmesinde yardımcıdır. Ancak, güneşin zararlı ışınlarını, cilt kırışıklıklarını ve cilt kanserini önlemek için her zaman güneş koruyucu uygulamamız gerektiğini de unutmayalım, olur mu? (SPF 50)

Hastalıkların önüne geçersiniz!

Enflamasyon, vücudun tehditlere yanıt vermek için kullandığı doğal bir süreçtir (yani savaş veya kaç). Ancak enflamasyon aşırı yüklendiğinde, otoimmün bozukluklar, enflamatuar barsak hastalığı, depresyon ve kanser gibi birçok sağlık sorununa neden olabilir. Doğada vakit geçirmek tüm bunları kontrol altında tutmanın basit ve eğlenceli bir yoludur.

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK’i bizimle tanıştırdığında hayata dair tutkusunu bulacağını kendi de tahmin etmemişti. Uluslararası İlişkiler mezunu. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. Bilinçaltı Dönüşüm Programı, Kuantum ve Yaşam Koçluğu eğitimleri alarak sevdiği işi yapmak için kişisel gelişim dünyasına adım attı. İzmir’de yaşıyor. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, durmadan konuşmaktan ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir