fbpx

Tutulduk! Peki Şimdi Ne Olacak? 16 Temmuz Ay Tutulmasının Hayatımıza Etkileri

Tutulduk! Hepimize hayırlı uğurlu olsun…

Ne zamandır hiçbir şey eskisi gibi değil sanki. Bir farklılık var. Monotonluktan öte bir değişim, inceden inceden… Hatta değişimin olması monotonlaştı! Bazen ayyuka çıkıyor, duygular tavan yapıyor; bazen de sadece devam ettiğini hissettiriyor usulca… Dönüp bakıyorsunuz bir şey yok görünürde ama var biliyorsunuz…

Tutulmanın ana karakteri aslında Satürn.

Bir sürü gezegen işin içinde ama son sözü söyleyen bizim karmanın efendisi, herkesin önünü iliklediği Satürn. Söz konusu bu gezegense işler biraz daha ciddi demektir. Yapılması gerekenler, öğrenilmesi gerekenler, sınavlar var demektir.

En çok zorlandığınız, bu aralar kafanızı en çok kurcalayan konu ne ise Satürn o konuyu deşiyor demektir.

Süreci en kolay atlatmanın yolu ise konu her ne ise dibine kadar yaşamak, en derinine inmek, kendinizi hissederek, başkalarını düşünmeden, korkmadan, gelecek endişesi duymadan. Ya tüm hücrelerinize kadar yaşar, tamamlar ve bitirirsiniz ya da ince bir sızı halinde hep yanınızda olur yaranız. Ara sıra kanar, ara sıra kabuk bağlar ama izi hep orada gözünüzün önünde durur.

Sahip olduğunuzu savunduğunuz maddi her neyiniz varsa ve ne kadar sıkı sıkı sarılıyorsanız en başta Uranüs sonra da Satürn aslında hiçbirine sahip olmadığınızı, geçici olarak sizde olduğunu hatırlatıyor.

Tutunmanız gereken onlar değil. Aileniz… Aile derken sadece kan bağı ile bağlı olduklarınız değil; ama kan bağı varmışcasına kalbinize yerleştirdikleriniz…

Hayatta hem yalnızsınız hem değilsiniz. Hem birsiniz, izolesiniz hem de onlarlasınız.

Satürn, Kronos’tur. Zamandır. Zamanın efendisidir.

Siz zamanınızın çoğunu ne ile dolduruyorsunuz, nelere yer açıyorsunuz? Satürn, bu sorunun cevabını vermenizi istiyor.

Maddede misiniz, maneviyatta mı? Ayağınız ne kadar yere basıyor, ne kadar uçuyorsunuz? Nelere sahip olduğunuz için şükrediyorsunuz? Nelerden yakınıyorsunuz? Elinizdekilerden de şikayet ediyor musunuz? O halde, onların elinizden kayıp gitmesi canınızı yakmaz. Acaba? Ya da yokluğundan üzülecekseniz şikayet etmemeyi öğrenebilir misiniz? Satürn öğretir!

Peki en çok neye değer veriyorsunuz? Ne kadar değer veriyorsunuz? Sıraladıklarınızın ederi ne? Peki ya siz? Kendinize ne kadar değer veriyorsunuz? Herkes için çırpınırken, kendinize kötü davranmıyor musunuz?

En çok siz kendinizi üzüyorsunuz.

Önce kendinize layık olun. Bu dünyada en değerli şey, sizsiniz. Hakkınızı verin. Kendinizi sevmezseniz, kendinize iyi davranmazsanız, başkalarından bunu yapmasını nasıl beklersiniz? Şimdi her şeyi bırakın ve kendinize teşekkür edin. Sevin. Tebrik edin. Ne çok zorluklar atlattınız, atlatıyorsunuz. Ne kadar çok şey başardınız. Belki taktir ettiler, belki etmediler. Vicdanınız rahat mı? O zaman hiç bir problem yok. Bundan sonra da siz kendinize yetersiniz. Her şeyin üstesinden gelirsiniz.

Adınız gibi emin olun.

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Bahçeşehir Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, ikinci ana dal olarak da Ekonomi okumuştu. Mezun oldu. Çalışıyordu ama eksik bir şey olduğunu da biliyordu. Gördüğü bir rüyadan sonra ise Astroloji eğitimlerine başladı. 1988 Aralığında Güneş, tam Galaktik Merkez’deyken dünyaya geldi. Merkezden gelecek evrenin fısıltılarını insanlara aktaracaktı. Unuttu. Astroloji ile hatırladı. Şimdi iş başında. Hem Astrolog, hem Reiki Master. Eğitimleri devam ediyor. Ömür boyu öğrenci kalacaklardan çünkü o. İnsanları motive etmeyi, içlerindeki potansiyeli ortaya çıkarmayı hedefledi. Her öğrendiğini, diğer bilgileri ile birleştirerek işini yapıyor ve bundan muhteşem keyif alıyor.

2 Yorum

  • Ali Kemal

    Mezun oldu, çalışıyordu, eksik birsey gördü diye yazmışsınız. Çok hoş 🙂 tamamlanabildi mi o eksik. Latife yapıyorum. Bilginin sonu yok tabi ki de. İlgi alanınız ile alakalı takip ettiğim birçok kişiye göre akıcı ve ümit dolu cümleleriniz için teşekkürler. İyi çalışmalar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir