fbpx

Minnettar Olmanın Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 5 Faydası

Şükran, tatmin dolu bir hayatın kilidini açar. Elimizde olanı yeterli kılar ve daha fazlasını çağırır. Reddetmeyi kabullenmeye, karmaşayı düzene, karışıklığı netliğe çevirir. Bir yemeği şölene, bir evi yuvaya, bir yabancıyı arkadaşa dönüştürebilir. ” – Melody Beattie

Günlerimiz meşgul. Her birini, bir diğerine aceleyle geçiriyoruz. Yapılacaklar listesi, sorumluluklar, vakit ayıramadıklarımız… Yaşam telaşlı olduğunda, eksik olana odaklanma eğilimindeyiz; sahip olmadıklarımız, düzgün işlemeyenler ve daha niceleri… Kötü bir gün yerini kötü bir haftaya, kötü bir hafta kötü bir aya ve bunların hepsi bizi kötü bir yaşam stiline ulaştırır.

Fakat var olanı görmeyi seçersek, günlerimiz güzellikle dolup taşar, küçük nimetlerin bizim için büyük anlamları olur, biz anlamlandırıp kutlamaya başladıkça bize sunulan nimetler katlanarak devam eder… Şimdi, bu nimetleri görmezden gelebilir ya da onların tadını çıkarabilir, varlıklarına teşekkür edebiliriz.

Koşullarımızı seçemiyor olabiliriz, fakat bakış açımızı seçebiliriz.

Minnettarlık fiziksel sağlığı geliştirir

Araştırmalar, şükran uygulamasının büyük bir stres savaşçısı olduğunu göstermiştir. Kızgınlıktan kıskançlığa, pişmanlıktan hayal kırıklığına kadar çok sayıda toksik duyguyu azaltır.

Şükran duygusunun araştırmacılarından olan Robert Emmons, şükran ve iyilik arasındaki bağlantı üzerinde birçok çalışma yürütmüştür. Araştırmaları, minnettarlığın mutluluğu etkili bir şekilde arttırdığını ve depresyonu azalttığını gösteriyor. Ek olarak, hayatlarında minnet duygusunu sık kullanan insanlar daha az ağrı hissettiklerini, daha sağlıklı ve kaliteli uyuduklarını söylüyorlar. Hatta, şükran duygusuyla yemeğimizin iyi sindirilip sindirilmemesi arasında da şaşırtıcı bir bağlantı kuruldu! Mucizevi, değil mi?

Minnettarlık anda kalmaya yardımcı olur

Derin bir nefes alın ve etrafınızdakileri fark edin; görüntüleri, kokuları ve sesleri. Şu anda size neşe getiren şey nedir? Neler hoşunuza gitti?

İşte minnettarlık da aynı bunun gibi, farkında olmaktır. Minnet duygusunun içindeyken zaten var olanları fark ederiz. Güzel bir çiçeğin yanından öylece yürüyüp gitmez, güzel bir şarkıyı sadece duymaz dinleriz. Bunu alışkanlık haline getiren insanlar hayatı daha fazla farkındalıkla yaşarlar. Her anın tadını çıkarır, tabir-i caizse hayatın dibini sıyırırlar. 🙂

Minnettarlık özgüvenini geliştirir, kıyası ortadan kaldırır

Uygulamalı Spor Psikolojisi Dergisi’nde yayınlanan, 2014 yılında yapılan bir araştırma, şükran duygusunun sporcuların özgüvenini arttırdığını buldu, ki bu da sporcuların yüksek performans sergilemek için sahip olmaları gereken en önemli duygu.

Diğer çalışmalar, minnettarlığın sosyal karşılaştırmaları azalttığını göstermiştir. Daha fazla paraya veya daha iyi işlere sahip insanlara karşı öfkeli olmak yerine, minnettar insanlar, diğer insanların başarılarını takdir edebiliyorlar. Oturup şükrettiğiniz şeyleri düşünürken, başkasının başarısının kıskançlığıyla boğulmak gerçekten zor.

Kendinizi yetersiz hissettiğinizde veya neden ondan daha iyi olmadığınız(!) konusunda zihninizi sonu olmayan bir yarışa soktuğunuzda sadece derin bir nefes alın. Minnettar olduğunuz beş şeyi sıralamaya başlayın. Odağınızın zarifçe doğru yere kaydığını göreceksiniz.

Minnettarlık zihinsel dayanıklılığı arttırır

Yıllar boyunca yapılan araştırmalar, şükretmenin yalnızca stresi azaltmadığı, aynı zamanda travmanın üstesinden gelinmesinde de önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Behavior Research and Therapy’de yayınlanan 2006 tarihli bir çalışmada, yüksek şükran düzeyine sahip Vietnam Savaşı gazilerinin travma sonrası stres bozukluğu oranlarının daha düşük olduğunu ortaya koydu. Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi’nde yayınlanan 2003 tarihli bir çalışma, 11 Eylül’deki terörist saldırılarının ardından dirayetli olan insanlarda minnettarlığın önemli bir katkısı olduğunu buldu.

En kötü zamanlarda bile şükretmeniz gereken her şeyi kabul etmek, dayanıklılığı teşvik ediyor.

Minnettarlık ilişkileri iyileştirir

Emotion’da 2014’te yayınlanan bir çalışmaya göre, sadece “teşekkür etmek” yeni arkadaşlar kazanmanıza yardımcı olabilir.

Çalışma, yeni tanıdığımız birine teşekkür etmenin, aramızdaki ilişkinin sürekli olması ihtimalini arttırdığını tespit etti.

Bu yüzden, kapıyı tuttuğu için bir yabancıya teşekkür etmekte ya da bir projede size yardımcı olan meslektaşınıza bir teşekkür notu göndermekte tereddüt etmeyin. Başkalarının katkılarını kabul etmek yeni fırsatlara yol açabilir.

Bunlar da ilgini çekebilir:

Kaynak: psychologytoday.com

Görsel: @josie_sanders

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK’i bizimle tanıştırdığında hayata dair tutkusunu bulacağını kendi de tahmin etmemişti. Uluslararası İlişkiler mezunu. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. Bilinçaltı Dönüşüm Programı, Kuantum ve Yaşam Koçluğu eğitimleri alarak sevdiği işi yapmak için kişisel gelişim dünyasına adım attı. İzmir’de yaşıyor. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, durmadan konuşmaktan ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir