fbpx

Mutlu ve Sağlıklı Bir İlişkiye Sahip Olan Çiftlerin Sergilediği 6 Davranış

Daha önce toksik bir ilişkiye sahip olup olmadığımızı nasıl anlayabileceğimizi konuşmuştuk. Hadi bugün gerçekten sağlıklı bir ilişkiye sahip çiftlerin sergilediği davranışlardan bahsedelim. Kahveler hazırlansın!

Gerçek şu ki, bütün insanlar sevgilerini, ilgilerini farklı şekillerde gösterirler. Çünkü hepimizin alışkanlıkları, hayat hakkındaki inançları, değerleri, öncelikleri birbirinden çok farklı. Bu yüzden aşk bazen biz insanlar için kafa karıştırıcı olabiliyor, bilmez miyiz?

“Dün dünyadaki en iyi adamdı; bugün ise tam bir hayal kırıklığı! Gerçekten anlamıyorum.”

Ne kadar sık duyulan bir ifade, değil mi? Öncelikle şunu anlamak gerekir, hepimiz ilişkilerimizin yanı sıra başka şeylerle de uğraşıyoruz. Patronumuz, sınavlarımız, ailelerimiz, birlikte yaşadığımız insanların beklentileri… Her gün, her an aynı tepkileri veremeyebiliriz. Bu onun seni sevmediği anlamına gelmez. O gün seni aramadı veya seni sevdiğini dile getirmedi diye ona “sen çok değiştin” kitabını okumadan önce büyük resme bakman sağlıklı bir seçim olacaktır.

Peki ne olur bu büyük resimde? Birbirini gerçekten önemseyen çiftler ilişki içerisinde nasıl davranışlar sergilerler?

Birbirlerini gerçekten dinlerler.

Duymakla dinlemek arasındaki farkı bilirsin. Biri içini döküp rahatlasın diye orada olmak, duymaktır. O sırada başka şeylerle ilgilenmek de duymaktır. Anlatılanların hiç ilgini çekmemesi de duymaktır.

Sağlıklı bir ilişkide çiftler birbirlerini aktif bir şekilde dinlerler. Karşı tarafın anlattıklarıyla ilgilenir, sorular sorarlar… Sağlıklı bir ilişkinin temeli iletişimse, anlatmak ve dinlemek de iletişimin olmazsa olması değil mi? Eğer onu aslında çok da dinlemediğini fark ettiysen silkelenmenin vakti gelmiş demektir. Çünkü birlikte olduğun kişiyle iletişimi kaybetmek, bazen çok ağır sonuçlar getirebiliyor. “Sürekli anlatıyor ve söyledikleri çok da ilgimi çekmiyor” diyorsan belki de ilişkinizin alma-verme dengesini bir miktar kaydırmış olabilirsiniz.  Sen de bir şeyler paylaşmayı dene. Sözünü kesip konuyu öyle veya böyle kendisine getiriyorsa (ahh bayılıyorum bu insanlara) bir şeyler yolunda değil demektir. Bundan hoşlanmadığını açıkça dile getirmekten çekinme; gerçekleri söylemek, yavaş yavaş tükenmekten çok daha iyidir. Üstelik çözüm bazen işte bu kadar basit olabilir.

Birbirleri için fedakarlıkta bulunurlar.

Sevdiğimiz bir insan için fedakarlık yapmak çok daha kolaydır. Çiftler, karşılarındaki kişinin mutsuz olduğu düşüncesinden büyük rahatsızlık hissederler. Özellikle de bu konuda yapabilecekleri bir şeyler varsa… Bu nedenle, mutluluğun için fedakarlık yapılması, bir insanın sana olan sevgisini göstermesinin önemli bir yoludur.

Yalnız ince çizgiyi görmezden gelmeyelim.

Fedakarlık demek, kendi önceliklerinden ve ihtiyaçlarından tamamen vazgeçmek demek değildir.

Orta yolda olmak demektir, zaman zaman konfor alanından çıkmak gerekse bile… Bir adım sen, bir adım o. Bugün o, evde kalmak istemesine rağmen seninle dışarı çıkıyorsa, yarın da sen onun isteklerine saygı duyup onunla evde harika bir akşam geçirebilirsin. Denge! Dengenin sağlıklı bir ilişki için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya sayfalar yetmez. Sağlıklı bir ilişki denge içerisinde ilerler. Biraz da dozunda fedakarlık… Üstelik küçük fedakarlıkların insana ne çok şey öğrettiğini ve insanı ne kadar geliştirdiğini tahmin bile edemezsin. Sevmeyeceğini düşünmene rağmen onun hatrına, onunla izlediğin bir filmi izlerken, yeni bir yemek tadarken, yeni bir yere giderken hiç tahmin etmediğin sürprizlerle şaşırtabilir hayat seni.

Birbirlerine karşı açık olmaktan çekinmezler.

Genellikle en derin yaralarımızı, en büyük korkularımızı göstermekte zorluk çekeriz. Tam da oradan vurulmaktan korkarız çünkü… Ama güven temelli bir ilişkide çiftler birbirlerine yaralarını, korkularını göstermekten çekinmez. Bu yüzden aralarında daha sağlıklı bir iletişim oluşur.

Sanılanın aksine, açık olursak, karşı taraf artık hangi konuda hassas olduğumuzu bildiği için ona daha dikkatli olma fırsatı sunarız.

Eğer çok hassas olduğun bir durum varsa, bunu anlatmaktan çekinme. Çekinme ki nereyi iyileştireceğini, nerede dikkatli olacağını, nerede duracağını bilsin.

En dağınık hallerinde bile birbirlerini sevebilirler.

İlk günlerde ona iyi görünebilmek için ne çok uğraştığını hatırlıyor musun? İlk buluşmanız için kaç saat hazırlanmıştın? Birlikte daha fazla zaman geçtikçe, konfor seviyeleri artıyor, çiftler birbirleri yanında rahatlıyor ve iyi görünme kaygısını bir yana bırakabiliyorlar. Aslında bu harika bir şey! Çünkü kaygı yerini rahatlığa, güvene ve doğallığa bırakıyor.

Bu demek değildir ki, hiç özenmeyeceksin, kendine hiç bakmayacaksın. İçinden geliyorsa dilediğin kadar süslen; sefan olsun! Bu, kötü göründüğünü düşündüğün günlerde bile sevileceğinin rahatlığıyla yaşamak demek. Karşındaki kişi seni o gün saçın dağınıkken bile çok sevecek demek. Bu tam bir şükür sebebi değil de ne?

Birbirleriyle gurur duyarlar ve takdir etmekten çekinmezler.

Maalesef bazı ilişkilerde insanlar birinin başarısını kendinin başarısızlığı olarak algılayabiliyor.

“O terfi aldı, benden yüksek maaş alacak!”

“Nasıl da kilo verip fit bir vücuda kavuştu. Ben patates gibi kaldım böyle!”

Sağlıklı bir ilişkiye sahip insanlar birbirleriyle ne kadar gurur duyduğunu söylemek konusunda çekinmezler. Birbirlerini parlatmak konusunda tereddüt etmez, desteklerini her zaman gösterirler.

Birbirlerinin değer verdikleri şeylere saygı duyarlar.

Önem verdiğimiz birinin önem verdiği insanlar bizim için de önemli hale gelir. 🙂

Herkesi sevmek zorunda değiliz elbette, ama birlikte olduğumuz insanın değer verdiği insanlar (hatta eşyalar, durumlar…) sırf bu sebeple bile saygıyı hak ediyorlar. Sağlıklı bir ilişkiye sahip olan çiftler, birbirlerinin değer verdiği şeylere (sevmeseler bile) saygı gösterirler.

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK’i bizimle tanıştırdığında hayata dair tutkusunu bulacağını kendi de tahmin etmemişti. Uluslararası İlişkiler mezunu. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. Bilinçaltı Dönüşüm Programı, Kuantum ve Yaşam Koçluğu eğitimleri alarak sevdiği işi yapmak için kişisel gelişim dünyasına adım attı. İzmir’de yaşıyor. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, durmadan konuşmaktan ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir