fbpx

Baskın Karakterli ve Agresif Bir Arkadaşla Nasıl Başa Çıkılır

Sonunda aradığın mükemmel kişiyi buldun, aşık oldun, yıllardır beklediğin terfiyi aldın, istediğin kiloya ulaştın. Gidip haberi en sevdiğin insanlarla paylaşmak için sabırsızlanıyorsun. Ama o da ne? Yine senin adına mutlu olup heyecanlanmak yerine beklediğin tepkiyi alamadın… Hatta hevesini kırdı, belki de seni incitti.

Bilmez miyiz? Çoğumuzun hayatından böyle bir arkadaş geçmiştir.

Arkadaşın seni ve duygularını kontrol etmeye çalışıyorsa, onu aramadığında acımasız birisine dönüşüp bir açıklama talep ediyorsa ya da hafta sonları onunla takılmadığında sana kendini suçlu hissettiriyorsa, bu işaretlerden herhangi biri acı verici bir şekilde tanıdık geliyorsa, zor ama gerekli bir sohbet zamanı gelmiş olabilir. Çünkü arkadaşınla birlikte seni olumsuz yönde etkileyebilecek türden toksik bir arkadaşlığa yelken açmış olabilirsiniz.

Hayat toksik arkadaşlıklar için çok kısa. Sana sürekli kendini kötü hissettiren, seni aşağı çeken ama hayatından da öylece koparıp atmak istemediğin arkadaşınla nasıl başa çıkacağını konuşalım hadi biraz…

Tetikleyiciyi gözlemle

Özellikle hangi konularda kıskanç tepkiler veriyor? Hangi konularda agresifleşiyor? Ne olduğunda üstünde baskı kurmaya çalışıyor.  “Ne zaman heyecanla gelecek planlarından bahsedecek olsam bu planların ne kadar saçma olduğunu söyleyip agresifleşiyor.” diyorsan belki de kendi geleceğinin seninki kadar parlak olmadığını düşünüyordur. Öyleyse kıyaslama söz konusu diyebilir miyiz?

Arkadaşının bu hareketlerini nelerin tetiklediğini gözlemlersen onunla yapacağın konuşmada çok daha anlaşılır olabilirsin.

Kıskançlık, olumsuzluk ve depresyon arasındaki farkı bil

İnsanlar karmaşık varlıklardır. Duygusal, zihinsel ve fiziksel sağlığımızın ruh halimizi, eylemlerimizi ve sözlerimizi harekete geçirmek için birbiriyle bağlantısı vardır. Arkadaşının yorumları küçük olumsuz ifadelerden daha fazlası olabilir.

Son araştırmalar, depresyon ile mücadele eden bireylerin olumsuz duygular arasında ayrım yapmakta zorlandıklarını göstermektedir.

Seni gerçekten kıskanıyorsa bunu kabul etmekte zorlanabilir veya eylemlerini bu şekilde tanımlayamayabilir. Hal böyleyken ona “beni kıskanıyorsun” şeklinde bir yargıyla gitmek çok sağlıklı olmayacaktır.

Gerçek sorunu anlamak için gözlem yeteneğini kullan. Belki de zihnindeki olumsuz düşüncelerini yönetmek için mücadele ediyor olabilir. Sürekli olumsuz ve yargılayıcı olan bir arkadaşınızın yanında olmak bazen sinir bozucu olsa da, durumu şefkat ve empati alanından kurgulamaya çalış.

Çünkü birisi ezici bir şekilde olumsuz olduğunda, genellikle kendisiyle bir mücadele içindedir.

Her şeyden önce; arkadaşına nasıl olduğunu sor ve ona yardım etmek veya dinlemek için her zaman orada olduğunu hatırlat. Ancak, olumsuzluğunu sana yansıtıyorsa ve seni aşağıya çekiyorlarsa çizgiyi çizmen ve kendinize dikkat etmen gerekir. Sınırlarını koru.

En yakın zamanda arkadaşınla konuş

Kıskançlıklarının ve agresif tavırlarının nereden gelebileceği hakkında bir fikir sahibi olduğunda, en kısa sürede arkadaşınla konuş ve ona nasıl hissettiğini söyle. Konuşmayı, davranışlarından öfkeli hissetmediğin veya saldırılarına maruz kalmadığın zamanlarda yapmak en iyisidir. Aksi takdirde anlık bir sinirle söylediğini düşünüp seni ciddiye almayabilir. Sakin, açık bir zihinle sohbete girmek önemlidir, böylece arkadaşın arkadaşlığınızın geleceği konusunda tehdit altında hissetmez ve olumsuz yorumlarla aşırı tepki vermez. Sohbeti olabildiğince sorunsuz kılmak için psikolog Irene S. Levine, konuşurken “Ben” dilinden faydalanmak gerektiğini söylüyor.

Konuşma için gergin misin? İşte bazı ipuçları…

Bu durum hakkında konuşmak kolay olmayabilir, ancak bunu kolaylaştırmak için bazı stratejiler mevcut. İşte, Levine’nin, sohbeti olabildiğince sorunsuz ve üretken hale getirmeye yönelik en iyi ipuçları:

1. İki tarafı da önemsediğini gösteren bir empati dili kullan.

Onu kıskançlıkla, agresif tavırlarla suçlamak yerine, bu olumsuz ifadelerin seni incittiğini söyle. Arkadaşlığınızın durumu için endişelendiğini ve tavırlarındaki değişiminden endişe duyduğunu açıkça belirtebilirsin. Konuyu onun perspektifinden de görmeye çalış.

2. Aktif dinleme pratiği yap.

Tüm dikkat dağıtıcıları bulunduğunuz ortamdan uzaklaştır. Konuşurken göz temasını koru. Arkadaşının vereceği cevapları dikkatlice dinle ve konuşurken onu bölme.

3. Duygularını görmezden gelmek yerine onu anladığını hissettir.

“Neden böyle hissettiğini anlıyorum.”

“Olanların seni nasıl üzdüğünü görebiliyorum.”

“Neden bu şekilde davrandığını anlayabiliyorum.” ile başladığın cümlelerin devamında problemlerini ortaya koymak bunu kabullenmesini ve seni anlamasını kolaylaştıracaktır.

4. Gerekiyorsa, arkadaşlığını bitirebilirsin veya mesafe koyabilirsin. Bunun için sakın kendini kötü hissetme.

İletişim kurmak ve durumu değiştirmeye çalışmak sizi hiçbir yere götürmezse ve arkadaşın sana saygısızlık etmeye devam ederse, yoluna bakma zamanı. “Arkadaşlıklar, karşılıklı olarak tatmin edici olması gereken gönüllü ilişkilerdir.” diyor Levine. Hepimiz bizi geliştiren ve daha iyi insanlar olmamıza yardımcı olan arkadaşları hak ediyoruz. Kararların için kendini kötü hissetme, hissettirmelerine izin verme. Sana iyi gelenin peşinden gitmek senin EN doğal hakkın.

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK’i bizimle tanıştıran Ceren, Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olduktan sonra kurumsal firmalarda İnsan Kaynakları departmanında çalıştı. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. NLP ve Yaşam Koçluğu eğitimlerini tamamlayarak sevdiği işi yapmak için kollarını sıvadı. Şimdi, insanlara daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu hatırlatmakla meşgul. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, hayatla dans etmekten ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir