fbpx

Çekim Yasasının Göz Bebeği Frekanslar: 5 Adımda Frekansınızı Yükselterek Mucizeleri Çekin

Selam!

Herkes burada mı? Hemen buram buram kahve kokan fincanlarınızı alın ve oturun. Sakince tüm odağınızı bana verin çünküüüü birazdan size muhteşem bir sır vereceğim ve bu sır kendi hayatınızı tam olarak istediğiniz şekilde dönüştürmeye yardımcı olacak. Ancak bunu yapacak kişi tabiki de sizsiniz.

Nasıl mı?

Öncelikle frekans kavramını anlamak gerekir.

Bu kavramı idrak ettikten sonra fiziksel ve ruhsal hastalıklarınızdan kurtulabilir, hayatınızı istediğiniz şekilde yönlendirebilirsiniz…

Frekans, bir dalganın belli bir zaman dilimi içinde tekrarlanma sıklığına, yani bir saniye içindeki döngü sayısına denir. Hertz birimiyle ölçülür.

Evrendeki her şey, bedeninizin içinde ve dışında olan her şey titreşmektedir.

İnsanların, düşüncelerin, duyguların, hücrelerin, her hastalığın, her bakterinin ve virüsün ve hatta toplumsal konuların, bireysel bilincimizin, ilişkilerin ve isteklerimizin de kendi doğal frekansı vardır. Kısacası, aklınıza gelen her şey kendi frekansınsa titreşir. Tüm bunların doğal frekansı yani titreşimi bozulduğunda fiziksel yaşamda ya da bedende sorunlar ortaya çıkar.

Güzel haber şu ki sorun olan durumdaki frekansı, olması gereken doğal haline dönüştürmeyi başardığınızda sorun da kendiliğinden ortadan kalkar…

Sözün özü, frekans seviyeniz hangi düzeydeyse fiziksel realitenizde de o düzeye uygun kişi, olay ve durumları çekersiniz.

Kaynak: @leslie_vandyke

Amerikalı bilim adamı Dr. David Hawkins, frekanslar ve insan hayatına etkisi konusunda binlerce araştırma yapmış ve Hawkins Bilinç Haritası tablosunu ortaya çıkarmış, “Güç Kuvvete Karşı-Bilincin Anatomisi” adlı kitabında Frekansların içeriğini ve insan hayatına etkilerini çok detaylı açıklamıştır. Dr. Hawkins’in yıllar süren ve yüzbinlerce denek kullanılarak yapılan araştırmalardaki sonuç teyitlerine göre, İnsanlığın % 85 inin 200’ün altında titreştiğini açıklamıştır. son yıllarda bu değerin ortalama 204’e ulaştığını ancak insanın tam tatmin durumunda olması için frekansının 250’nin üzerinde titreşmesi gerektiğini belirtmiştir.

Yani tatmin edici bir yaşam 250’lerde başlıyor…

Kısaca, en anlaşılır şekliyle 200 Hz sınırdır. Frekansınız 200 hz’in altında titreşiyorsa, bu yaşamsal her anlamda sizi ve çevrenizi zayıflatır, yorar, aşağı çeker. Aksine yüksek bilinç frekansına sahip biri ise pek çok düşük frekanslı bilinci etkileyip dengeler.

300 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 90 bin kişiyi,

400 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 400 bin kişiyi,

500 seviyesindeki biri 200′ ün altındaki 750 bin kişiyi,

600 seviyesindeki biri 200’ün altındaki 10 milyon kişiyi,

700 seviyesindeki bir kişi 200′ ün altındaki 70 milyon kişiyi dengeler.

Sonuç olarak, frekansınızı yükselterek kendi hayatınızda muhteşem sonuçlar almanızın yanı sıra tüm topluma da faydanız olacağı gerçeği ile dikkatle okumanızı ve uygulamanızı önererek sıralamaya geçiyorum…

1. Gün boyu, ağzınızdan çıkan her kelime frekansınızı belirler.

Seslerin ve kelimelerin de bir frekansı vardır. Kelimelerin etkisi ortay çıkardıkları sesler toplamından dolayıdır. Tüm bunları öğrendikten sonra ağzınızdan çıkan her kelimeyi kulağınızın duyacağından şüphem yok.

2. Düzenli olarak duyduğunuz kokular frekansınızı etkiler.

Kulandığınız parfümler, adaçayı, üzerlik tohumu, portakal, gül, yasemin, sandal ağacı, sedir ağacı tütsüleri sizin ve yakıldığı ortamın enerjisini muazzam yükseltir.

Örneğin; Adaçayı bitkisinin frekansı çok yüksektir ve adaçayı tütsüsü yakılan bir ortamda düşük frekanslı hiç bir enerji asla barınamaz.

3. Düşünceleriniz frekansınızı belirler.

Olumsuz her düşünce başka bir olumsuz düşünce ile beslenir, bu değişmez kuraldır. Olumsuz düşünerek olumlu sonuç alma ihtimaliniz sıfırdır.

4. Seslerin frekansının önemi ve etkisi çok büyüktür.

Dinlediğiniz müzikler ve dalga boylarının kişisel frekansınıza etkisi muazzamdır. “Ama ben arabesk dinlemiyorum ki, eğlenceli müzikler dinliyorum.” diyenleri duyar gibiyim. 🙂 Hiç farketmez; çünkü frekansı yüksek müzik demek sizi mutlu eden müzik demek değildir. Dinlediğiniz tüm müzikler, hele sözlü ise, hepsi 24-40 Hz arasındadır ve frekansınızı aşağı çeker. Ancak bazı müzikler var ki; varoluş, bilgelik ve yaradılış frekansı olan 777 Hz’te yani en yüksek frekansta titreşirler. Örneğin Mozart, ya da Bethoven… Günde bir saat arka planda çalsa o bile yeterlidir. Ancak yine de “ille dinlicem” diyorsanız hiç değilse pozitif sözler içeren tempolu müzikler dinleyin. 🙂

5. Yanında bulunduğunuz ve iletişimde olduğunuz kişileri gözden geçirin.

Enerji vampirlerinden, kurban bilincinde olan ve başına gelenler için sorumluluğun kendinde olduğunu anlamayan aile, öğretmen, arkadaş, sevgili, eş her ne ise hep başkalarını suçlayan kişilerden uzak durun. Sizi yukarı çeken kişilerle iletişimde olun. Enerjiniz, size ve sevdiklerinize lazım.

Geldik finale; tüm bunları yaptınız, hayatınıza dahil ettiniz iyi hoş da peki frekansınızın yükseldiğini nasıl anlayacaksınız?

İlk dikkatinizi çekecek olan şey, daha önce denk gelmediğiniz ya da gelmiş olsanız bile dikkatinizi çekmemiş olan üst frekanslı bilgilerin sizi bulması ya da buna ilişkin “şansım döndü” diye adlandıracağınız pozitif olay ve durumlar yaşamanızdır. Korkularınızla yüzleşir, enerjinizi arındırırsınız. Hatta adım adım, alanınızdaki negatif bilgi paketleri pozitif bilgi paketlerine dönüşür, yani başka bir deyişle, doğal frekansına döner.

Sürece güvenin, akışta olun, teslimiyette kalın…

Yaşamın size sunduğu muhteşem armağanları sevgiyle kabul edin…

Aşkla kalın…

Kişisel Gelişim Uzmanı

Betül Onurlu

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir