fbpx

Zehra’yla Haziran Ayı Teması: Cesur Ol!

Kendimi aşmak ve geliştirmek için güvenlik alanımın dışına çıkmalıyım. Zaten bildiklerimi tekrar edip aynı döngü içinde ne uzayıp ne kısalmak yerine tamamen farklı ve hiç bilmediğim, deneyimlemediğim alanlarda yeni şeyler deneyimleyip öğrenmeliyim. Bunlar öyle uzun boylu meseleler de değil sadece, bazen minik şeyler yapmaya yeltenirken bile çekinip kendimi durdurmaya çalıştığımı ve buna korkularımın neden olduğunu görebiliyorum. Korku, tamamen bilgisizlikten kaynaklı bir karanlık demek benim için.

Biliyorum; beynimizin arka fonunda sürekli korku filmi senaryoları yazan, kalemi güçlü bir ekip var.

Daima bize “Ya şöyle olursa? Ya böyle olursa?” diye çatallarını batıra batıra sorular soruyorlar. İşlerini oldukça iyi yapıyorlar diyebiliriz üstelik.

Yıllarca cesaretsizliğim yüzünden başıma gelen saçma sapan durumları kovuşturmaya çalışarak gerçekte yapmam gerekenlerden alıkonulduğumu görmeye başladığımda iş işten geçmiş oluyordu. Beynimin içnde beni asla bırakmayan, her defasında çatallarını daha sert batırarak soran o ekip yapıyordu bunu ve ben onları her dinlediğimde kendi kendime “Ah kafam! Neden bunu yapmadım? Bak yapsaydım şöyle olacaktı.” dediğim keşkeleri değerlendirken buluyordum.

“Sizi her dinlediğimde başıma bunlar geliyor” dediğimde bana daha geçerli gerekçeler sunmaya başlayarak, ikna mekanizmalarını daha da güçlü çalıştırmaya başlamışlardı.

Sonunda bu gidişe bir dur demem gerektiğini anladığımda bir savunma geliştirdim onlara karşı…

“En kötü ne olabilir?” sorusu ile onların çatallarından korkmadığımı göstermek!

”En kötü ne olabilir bu meselenin sonunda?” sorusu ile enine boyuna düşünüp eskisi gibi panik yaşayarak yapmak istediğim şeyden vazgeçmek yerine olabilecek o kötülüğü bertaraf edebilmenin, çözüm üretmenin veya alternatif yollar bulmanın mümkün olduğunu gördüm.

Bu soru, aklı selim olabilmek yolunda adım atmak bana huzur verirken, içimdeki korku filmi senaristlerini de yavaş yavaş yok etmeye başlıyordu çünkü benim çözümlerim karşısında güçsüz ve çaresiz kalıyor, zayıflıyorlardı.

Bir tek ölüm olmasın da, gerisi hallolurdu!

İnsanların yönlendirmelerini, fikirlerini dinlemeli ama kendi istediğimi, hissettiğimi ve içimden geleni yapmalıyım.

Ancak beni korkularımdan sıyırıp cesaret verecek olanları ciddiye alıyorum çünkü insanlar genellikle kendi korkuları doğrultusunda yorum yapıyorlar; üstelik beni hiç tanımadan, çok tanıdıklarını zannederek…. Şunu görebiliyorum artık; kim kendini ne kadar seviyor, kabulleniyor, ve kendine dürüst davranabiliyorsa karşıdakine de bu doğrultuda akıl veriyor veya destek olduğunu sanıyordu.

Ama en iyisini yine benim yüreğim biliyordu… Onun da tek bir şartı vardı;

Emin misin? Kendine karşı dürüst müsün?

Cevap evet ise cesur ol! Korkma; at adımını bir sonraki basamağa.

Unutma; hayatın zirvede son bulduğunda, dönüp aşağıya bakarken çıktığın basamaklara gülümseyerek teşekkür edeceksin…

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir