fbpx

Hayallerinin Peşine Düşmeden Önce Kendine Sorman Gereken 3 Önemli Soru

Hayatımızı ne için sürdürüyoruz? Her gün yeniden yataktan kalkabilmemizi sağlayan o itici güç nedir?

Hayallerimiz, değil mi?

Hepimiz, belki de her gün değişen isteklere ve hayallere sahibiz. Kimimiz kaynaklarının kısıtlı olduğunu düşündüğünden hayallerine yaklaşamazken, bazılarımız da şartları mümkün olduğu halde istediklerini yaşamak için kolunu bile kıpırdatmak istemiyor.

Bugün, hayallerimize doğru soruları yönelterek onları NASIL dilediğimize bakalım mı?

Bakalım sadece hayal kurup o hayalde yaşayanlardan mısınız? Yoksa hayalini kurup peşine düşenlerden mi?

Hadi başlayalım!

1. Bilmediğim yollara girmeye cesaretim var mı?

Ben hayatı, pek çok iniş çıkışı olan ve sınırsız sokağa sahip bir yol gibi görürüm. Başlangıcı belli ama sonunu göremediğimiz bir yoldur bu. Yaşamın akışında çoğunlukla hangi yola sapacağımızı, hangi sokakları takip edersek bize en uygun yolu bulacağımızı kestiremeyiz. Önceden tahmin edemediğimiz şeylere girişmek de genellikle sık tercih ettiğimiz bir şey değildir. Bu yüzden daha önce girmiş olduğumuz, nereye varacağını bildiğimiz yollarda devam ederiz hikayelerimize. Ama aslında asıl mücadele, daha önce girmediğimiz sokaklardadır. Her seferinde bunu unuturuz.

Uzun ve karmaşık bir yola sahip olsanız da nereye gitmek istediğinizi, ne yaptığınızı seçen sizsiniz. Hayatınızın direksiyonunu istediğiniz yöne çevirebilirsiniz. Hem de tek hareketle! Asıl soru; bilmediğiniz yollara girecek cesaretiniz var mı?

2. Hayallerim bana mı ait yoksa kapıldığım bir heves mi bu?

İstediğimiz üniversiteye girmek, hayalimizdeki meslek, bir ev sahibi olmak ya da seyahat etmek…

Genellikle, bu istekleri körükleyen şeyin ne olduğunu pek düşünmüyoruz. Ama sıra, hayalimizin altını bir nedenle doldurmaya gelince o zaman tökezliyoruz. Bir hayali yıllar boyunca büyütebildiysek eğer, o hayal artık kök salmış demektir. Bu köklere inerek, bizi ilk neyin heyecanlandırdığını bulabilir ya da başkalarının etkisi altında kalıp kalmadığımızı tespit edebiliriz.

Belki hepimiz küçükken mühendis, doktor, avukat olmak istiyorduk ama büyüyünce aslında bu isteklerin bize ait olmadığını, bunların toplumun gözde meslekleri olduğunu anladık. Belki de artık tasarımcı, ressam, yazar olmak istiyoruz. Neden olmasın? Köklerimiz artık içimizde bir heyecan yaratmıyorsa bu bağları kesme zamanı gelmiş demektir. Başkasından gördüğümüz ya da kulağımıza fısıldanan şeyler için kendimize has bir nedenimiz yoksa, bu hayal bize ait değil demektir.

3. Gerçekten istemek mi, o da ne?

Bu noktada, hayallerimizin ne derece güçlü olduğunu test etmeye var mısınız?

Bugüne kadar istediğiniz her şeyi gözünüzün önünden geçirin. Gerçekleştirdikleriniz, yarı yoldan vazgeçtikleriniz veya bir gün geleceğine hiç inanmadıklarınız… Hangi hayali düşünürken kalbiniz kanatlanıyor? Bir şeyi çok ama çok istediğimizde bunu kalbimizde hissetmememiz imkansızdır. Harekete geçmemizi sağlayan da işte bu güçlü istektir.

Hayatımızla ilgili önemli kararlarda  ilk danışacağımız kişi kendimiz olmalıyız. Sonra çok güvendiğimiz yakınlarımızı yolumuza davet edebiliriz.

Hayalimize giden yolların bahanesinin az, heyecanının çok olması dileklerimle…

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Kendini daima yollarda arayan Uzakdoğu aşığı bir hayalperest. Yeditepe Üniversitesi Gazetecilik mezunu olan Bensu Cangüler, yazmaya olan merakını 7 yaşında keşfetmiştir. O günden beri de kendini yazarak ifade etmeye adamıştır. Duygularını, keşiflerini ve ruhuna iyi gelen şeyleri herkesle paylaşmaya çok heveslidir. Kahvesiz yaşayamaz, en mutlu olduğu anlar doğanın kalbinde olduğu ve seyahate çıkmaya hazırlandığı anlardır. Anı yaşa hayat felsefesidir. Zaman zaman içinde bulunduğu andan kopsa da, o her zaman kendini iyi hissettirecek bir şeyler bulmayı başarır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir