fbpx

Daha İyi Bir Yaşam İçin Seni Motive Edecek 4 Netflix Belgeseli

Sadece dizi ve filmleriyle değil, birbirinden farklı belgeselleriyle de Netflix gönlümüzü fethetti. Peki bu Netflix belgesellerinin içinden hangisini seçsek de bizi biraz motive etse? Kahveleri hazırlayın; işte daha iyi bir yaşam için bizi motive edebilecek, Netflix’de bulabileceğimiz birbirinden güzel 4 yaşam belgeseli…

1. Heal (Şifa)

İçimizdeki muhteşem iyileştirici güçle bizi tanıştıran bir belgesel Heal. Belgeselde anlatılanlarla, verilen örneklerle kendi kendimizin şifacısı olduğumuza ikna olmamak mümkün değil. Ruh, beden ve zihnin bir bütün olduğunu, zihnimizin bedenimiz üzerindeki etkisini, bizi nasıl hasta edebildiğini ve nasıl mucizevi bir şekilde iyileştirebildiğini gördükçe sisteminize hayran kalıyorsunuz. Aynı zamanda, belgesel sırasında birbirinden farklı hayat hikayeleri ve sağlık problemleri olan kişilerin beden ve zihinlerindeki gücü keşfederek iyileşmesine tanık oluyorsunuz.

Holistik yaşama ilgi duyan herkesin mutlaka izlemesi gereken bir belgesel olan Heal’ın hem yönetmen hem anlatıcı koltuğunda Kelly Nooan oturuyor. Belgesel, birçok önemli ismi de konuşmacı olarak bünyesine dahil etmiş.

İlgini çekebilir: Dizi Arayışında Olanlar Buraya! Birbirinden Keyifli 13 Netflix Dizisi

2. Tony Robbins – I’m Not Your Guru (Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim)

Anthony Robbins Amerikalı bir yaşam koçu, girişimci ve yazar. Bill Clinton’un da danışmanlığını yapmış olan Tony Robbins, İngiliz Kraliyet Ailesinden profesyonel sporculara, milletvekillerinden büyük şirketlerin CEO’larına kadar birçok kişiyle çalışmıştır. Dünyanın dört bir yanından, hayatlarını değiştirmek isteyen insanlar Tony Robbins’in seminerlerine katılıyor.

İşte yılda yalnızca bir kere yapılan, dünyanın dört bir yanından insanların akın ettiği, katılım ücreti 5000$’dan fazla olan, katılmak için insanların eşyalarını bile sattığı o seminer: Date with Destiny (Kaderle Randevu).

Her yıl gerçekleştirdiği 6 günlük Date with Destiny semineri, kaderlerini yeniden şekillendirmeleri için insanlara yardım ediyor ve bu belgeselde Tony Robbins ilk kez seminerin kameralara kaydedilmesine izin veriyor. Belgesel boyunca seminerin perde arkasını, gidişatını, çalışma şeklini gözlemleyebildiğiniz gibi aynı zamanda Tony Robins’in bireysel olarak çeşitli kişiler üzerinde nasıl çalıştığını izleyebiliyorsunuz. Özellikle, bireylerin üzerlerinde çalıştığı bölümlerdeki çözümlemelerini ağzınız açık izleyeceksiniz.

Kişisel gelişime ve koçluk alanına ilgi duyan herkesin 2016 yapımı bu belgeseli izlemesini şiddetle tavsiye ederiz.

İlgini çekebilir: Keyifli Bir Gün İçin Sana Eşlik Edecek 9 Netflix Yapımı

3. Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel

Minimalizm felsefesini konu alan 2015 yapımı bu belgesel, son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz minimalizm akımı hakkında detaylı bir fikir edinme şansı sunuyor bizlere.

Belgesel başlarken tanıştığımız iki adam Ryan Nicodemus ve Joshua Fields Millburn, ‘Amerikan rüyasında‘ yaşayan, ortalamanın üstünde iyi para kazanan, kazandıkça harcayan ve en sonunda bu harcama durumunun ruhlarını doyurmaya çalıştıkları nafile bir çaba olduğunu anlayan iki arkadaş.

2011 yılında çalıştıkları şirketten ayrılıp minimalizm hakkında yazılar yazmayı ve bu akımı dünyaya duyurmayı amaçlayan bu iki arkadaş Minimalizm: Anlamlı Bir Yaşam adlı kitabı çıkarırlar. Bu kitapla birlikte üne kavuşan ve hatrı sayılır bir kitle elde eden ikili, belgeselde kendi içsel yolculuklarından bahsederek Amerika’nın dört bir yanında gerçekleştirdikleri etkinliklerden kesitler paylaşıyorlar.

İlgini çekebilir: Sevgi ve Fedakarlık Duygularınızı Harekete Geçirecek 5 Film Önerisi

4. The American Meme

Sosyal medya fenomenleri… Kaliteli işbirlikleri, yüksek standartlı yaşamlar, like’lar, takipçiler…

İşte günümüzün mesleğini icra eden influencer’ların iç dünyalarına yüzeysel de olsa şöyle bir kafayı sokup çıkarmak isteyenler için bir belgesel: The American Meme. Buzdağının görünmeyen yüzünden bahseden sosyal medya fenomenleri içinde bulundukları tehlikenin farkındalar. Sosyal medyada aldıkları like’ları, seyircilerin alkışlamalarına benzeten konuşmacılar bu like’larla adeta sarhoş olduklarını anlatıyor ve onaylanma ihtiyaçlarından bahsediyor.

Paris Hilton’un da yapımcılarından biri olduğu The American Meme, sosyal medyanın şatafatlı dünyasına aldanıp kendini kötü hissedenler için, perde arkasını kısmen görmeleri adına iyi bir seçenek olabilir.

 

Sevgiyi yayalım! Paylaş: