fbpx

Kalbi Aynı Olanlar Rüyalarda Buluşurlar

Çocukken her şey ihtimal dahilindeydi, hayal kuruyorduk geceleri, hatırlar mısın?

Başımı yastığa koyduğumda düşler dökülürdü saçlarımdan. Uçsuz bucaksız okyanuslara dalardım, yıldızlara yelken açardım. Her şey ihtimal dahilindeydi. Günün birinde piyanist olacaktım. Hayatı keşfediyor, uyandığım her yeni günü rengarenk boyuyordum. Duygular ıslak, zaman akışkandı. Gözlerimi hevesle açıyordum dünyaya, ruhuma düşen her tohum el yapımıydı. Zeze’nin yüreğinde yaşayan kurbağaya aşık olmamıştım daha.

Her şeyin ihtimal dahilinde olduğu yaşlar…

Hiç unutmuyorum, bir sabah babamın yanında aldım soluğu. Rüya görmüştüm. Düşle gerçeği ayırmaya başladığım yaşlar. Bir heves anlatmıştım ona. Aynı rüyayı gördüğünü söylediğinde inanılmaz şaşırmıştım. Nasıl olur! Aynı düşten uyanmıştık! Bu mümkün müydü? Mümkündü. Çünkü bizim kalbimiz aynı, demişti babam. “Kalbi aynı olanlar rüyalarda buluşurlar.” Kalbimi babamın kalbinden ayırmaya başlamadığım yaşlar. Kalbimizin bir olduğu… Her şeyin ihtimal dahilinde olduğu yaşlar. En çok da kalbimi sevdiklerimle paylaşmanın…

woman lying on bed in room

Geçen hafta iş çıkışı, bezgin bezgin oturuyorum serviste. Servislerin durduğu alanda uzun süre bekliyoruz. Uzaklara bakıyorum, zihnimde günde kaç saatimin keyifsiz geçtiğini hesaplayıp duruyorum. Bölüp çarpıyorum. Boşa koyuyorum dolmuyor, dolu mu bakıyorum, yok. Olmuyor. Etrafımdaki kalabalığı izliyorum. Hallerinden memnunlar mı, bilmiyorum. Bilsem de inanmıyorum, inansam dahi hatırlamıyorum. İhtimallerin kaybolduğu bir gün. İhtimalsizliğin çekilmez olduğu…

Renkleri çocukluğumda mı unuttum acaba?

Ne eksik? Gözlerim neden neşeyle bakmıyor artık? Serüven gibi gelmiyor yaşamak. Sağı solu karıştırıyorum. Anıları köşe bucak arıyorum. Yüreğime yıllardır bahar gelmemiş gibi. Renkleri çocukluğumda mı unuttum acaba? Nereye koydum yaşama sevincimi? Hay allah! Olacak iş değil. Arkadaşlara mı sorsam? İlk aşkıma? Belki bir yerden çıkar. Yitirdim mi yoksa? Kaybetmenin ihtimal dahilinde olmadığı bir ara sorayım. Sahi, kaybetmenin ihtimal dahilinde olmadığı bir ihtimal kalmış mıdır?

Vaktimin çoğu yedi yaşından öncede kalmış gibi. Sonrası kağıt üzerinde 20 sene ama beş seneden daha kısa sürdüğüne yemin edebilirim. İnsan büyüdükçe hayat kısalıyor; saatler, günler sıkışıyor sanki. Bu beni çok korkutuyor. Öyle korkutuyor ki, kozama girip çocuk olduğum bir güne uyanmak istiyorum.

butterflies collection

Ne eksik biliyor musun? Bir tutam merak. İhtimallerin ihtimal dahilinde olması yani. Üniversiteyi bitirdiğin, evlendiğin, çocuk yaptığın, akşamları dizi izleyip çay demlediğin bir ihtimalden başka ihtimallerin ihtimal dahilinde olması. Hala piyanist olabildiğin, düşlerini gerçeğe dönüştürebildiğin bir ihtimal. Sevdiklerinle kalbini paylaşabildiğin, güneşi uyandırabildiğin bir ihtimal. İnancını kaybetmenin ihtimal dahilinde olmadığı bir ihtimal.

Biraz da inanç… Yastığa başını koyduğunda kurduğun hayallerin bir gün gerçek olabileceğinin yarattığı rengarenk heyecan. Düşlemekten korkmadığın, yaşamda karşılaştığın her yeni güne endişe yerine merakla yaklaştığın, ihtimallere inandığın bir ihtimal.

Önyargılardan, kötü tecrübelerden arınıp her yeni güne rengarenk bir serüvene atılır gibi uyandığın berrak bir neşe lazım.

“O olmaz, bu sürmez, yol yürünmez.” diyenlere inat, bir çocuğun merakıyla hayatı kucaklamak lazım.

Çünkü ihtimaller bitmez, ihtimaller her dem ihtimal dahilindedir. Biz büyüdükçe inanmayı unuturuz, kargaşadan yorulup merak etmeyi bırakırız sadece. İhtimalsizlikler denizinde an gelir, hayat bir ihtimal olmaktan çıkar. Sonrası boşluk.

Bizi yaşlandıran, yaşam sevincimizi tüketen hayatla ilgili çok şey bildiğimizi sanmamızdır. Yargıladıkça ihtimaller daralır. Ertesi gün, ertesi yıl, ertesi asır olacaklar öngörülebilir ve sıradandır. Bu; gördüğü her renge merakla yaklaşan, duyduğu her sese neşeyle eşlik eden çocuk kalbimizi öldürür. İhtimalsizlikler denizinde an gelir, bir yudum su kalmaz. Sonrası karanlık.

girl lying on gray bed sheet

Biraz düşün söylediklerim üzerine, sonra gel, laflayalım.

Ruhundaki merakı tazele, biraz inanç serp üzerine. İhtimallerin kıyısında birlikte oturalım. Hala piyanist olabildiğim rüyayı anlatayım sana. Düşle gerçeği ayırabildiğim zamanlardan. Her yeni anla doğan güneşin her seferinde başka bir renk olabileceğini anlatayım sana. Merakını koruduğun sürece zamanı uzatabildiğimizi.

Yıldızlara bakıp göreceğimiz günler için heyecan duyalım. İhtimaller denizinden kana kana içelim yaşamı.

Biraz düşün, sonra gel.

İhtimallerin kıyısında bir uykuya dalalım. Aynı düşü görüp, aynı güneşe uyanalım.

Ne dersin?

Belki de kalbimiz birdir.

Bir ihtimal…

Tüm samimiyetim ve çocukluğumla,

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir