fbpx

Daha Tatmin Dolu Bir Hayat Yaşamanı Sağlayacak 5 Güçlü Düşünce Kalıbı

Kişisel gelişimin kıyısından dahi geçmiş olsan, şu sözleri duymuşsundur:

“Düşüncelerini değiştir, hayatın değişsin.”

“Ne düşünüyorsan o’sun.”

“Düşündüğün her şey gerçeğe dönüşür.”

İyi hoş anladık da, nedir bu düşünceler? Bizi bu kadar sınırlayan, hayatı istediğimiz gibi, özgürce yaşamaktan alıkoyan şu meşhur düşünce kalıplarını bir öğrensek, bir değiştirsek de rahatlasak be!

O zaman doğru yere geldin, hoş geldin! Hadi şimdi çayı kahveyi hazırla, bizi sınırlayan düşünce biçimlerine ve onların yerine koyacaklarımıza bir göz atalım.

“Bu neden benim başıma geliyor?” yerine “Bu bana ne öğretecek?”

“Bu neden benim başıma geliyor?

“Hep benim başıma gelir zaten.”

“Çekiyorum kendime böyle şeyleri ben…”

Bu cümleleri kurduğumuzda kendimizi kurban gibi görürüz. Sanki hayat sürekli üstümüze lanetler yağdırıyormuş, tek derdi bizimle uğraşmakmış gibi hissederiz. Biliyorum evet, söylemesi çok kolay ama başımıza gelen olaylarda NEDEN yerine NE ÖĞRETECEK sorusunu sorduğumuzda bakış açımız zarifçe oradan çıkartabileceğimiz derslere kayar…

Zihin, soru cümlelerine bayılır! Zihin dediğimiz bu düzenek, ona bir soru sorduğunuzda hemen cevabını aramaya başlar. Dolayısıyla, ne sorduğuna dikkat et.

Belki hayat sana biraz daha yavaşlaman gerektiğini söylüyor? Belki sana ne kadar güçlü olduğunu hatırlatmaya çalışıyor? Dili yok ya garibimin, sana söylemek istediklerini bunlarla anlatacak tabi ki, ne zannediyorsun?

“BUNA sahip olduğumda BU kişi olacağım.” yerine “BUNA sahip olmak için önce BU olmam gerekiyor.”

Tüm dikkatini buraya ver; çünkü bu maddeyle belki de sana çekim yasasının en kritik kuralını anlatmış olacağız. Hayallerimizin, hedeflerimizin önüne basmakalıp şartlar koyuyor, ancak ve ancak o şartlar gerçekleştiğinde hedeflerimize ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.

“Çok para kazanırsam, çok mutlu olacağım.”

“İstediğim okula girersem, başarılı bir insan olurum.”

“Harika bir ilişkim olduğunda kendimi çok güzel hissedeceğim.”

Genellikle, istediğimiz sonucu elde ettiğimizde değişeceğimize inanıyoruz. Şimdi baş aşağı durma zamanı, çünkü bakış açını tam tersine çevirmen gerekiyor. İstenilen sonucu almak için önce düşüncelerimizi, ağzımızdan çıkan cümleleri ve eylemlerimizi değiştirmeliyiz.

Koşullarını ve sahip olduğun hayatı yaratan şeyler; inançların ve aldığın aksiyonlardır. Sen önce bir OL. Bak bakalım, sen OLDUKTAN sonra evrenin başka bir çaresi kalıyor mu?

“Dünya sınırlayıcı kıtlıklarla dolu.” yerine “Dünya bolluk ve bereket içinde.”

Dünyanın kıt olduğuna, kaynaklardan ve fırsatlardan yoksun olduğuna inanıyorsan, haklısın.

Dünyada her şeyden bol miktarda olduğunu düşünüyorsan, yeterli miktarda kaynak ve fırsatın mevcut olduğuna inanıyorsan, yine haklısın!

Evrende herkes için aynı miktarda kaynak ve fırsat mevcuttur. Bizim bu harika yerden ne alacağımızı, düşünce biçimimiz ve inançlarımız belirler.

Kıtlık durumundan bolluğa geçmek için hal-i hazırda sahip olduklarına ve daha fazlasının mevcut olduğuna inan. İstediğin her şey kapının arkasında, senin için bekliyor. Tüm kalbinle bunu yaparsan, dünyada daha fazla bolluk görmeye başlayacaksın!

“Her şey ya iyidir ya da kötüdür.” yerine “Her şey mükemmel bir denge içindedir.”

Evet evet, bildin. Dünyada grilerin de mevcut olduğundan bahsediyorum.

Genellikle durumları kutuplaştırıyoruz; ama gerçekte her şey mükemmel bir denge içindedir ve biz onlara etiket koyana kadar hiçbir durum negatif veya pozitif değildir… Olayların, durumların iyi veya kötü olduğuna duygularımız karar verir.

Yapabiliyorsan, başına gelenlere nötr bir bakış açısıyla bakmaya çalışabilirsin. Yapamıyorsan, en azından o olayın “kötü” olduğunun kararını senin verdiğini kendine hatırlat. Şimdi başına gelen bu “kötü” olay için yarın şükredebilirsin. Mutlaka başına gelmiştir; gelmedi mi?

“Yapamam.” yerine “Nasıl yapabilirim?”

Yaşamımızın kalitesi, sorularımızın kalitesi ile belirlenir. Daha önce söylediğimiz gibi; zihin sorulara bayılır!

“Yapamam” kelimesini zihninde onaylayarak becerilerini sınırlandırmak yerine, “Nasıl yapabilirim?” diye sorup, çözüm odaklı ilerleyebilirsin. Bu, “imkansız” olandan ziyade, neyin mümkün olduğunu görmesi için zihnini harekete geçirir. Böylece birçok fırsatı görüp, değerlendirme şansına sahip olursun.

“Peki düşünce biçimimi nasıl değiştireceğim?”

Harekete geçme zamanı!

Zihnimizi eğitmek bir bisiklete binmek gibi değildir. Geliştirmek için çalışmayı bırakırsan, toplumun oluşturduğu düşünce kalıplarını hızla yeniden benimsersin. Biliyorsun sen de, toplum hiç susmaz! Kendini ve düşünce biçimini geliştirmek hiç bitmeyecek olan, yaşam boyu süren bir yolculuktur.

Hepsine aynı anda çalışmak yerine, düşünce biçimlerinin üzerinde tek tek çalışmak, daha iyi odaklanmana sebep olacaktır. Düşünce kalıplarını yeniden yapılandırmak için günlük çalışmanın önemi çok büyük. Tahmin edersin ki bu zamana kadar kalıplaşmış, sertleşmiş bir düşüncenin, ancak günü gününe çalışarak üstesinden gelebiliriz. Bebek adımlarının gücüne güven.

Sabırlı ve istikrarlı bir çalışmanın sonunda, yeni bakış açının sana iyi geldiğine tanık olacaksın.

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK’i bizimle tanıştırdığında hayata dair tutkusunu bulacağını kendi de tahmin etmemişti. Uluslararası İlişkiler mezunu. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. Bilinçaltı Dönüşüm Programı, Kuantum ve Yaşam Koçluğu eğitimleri alarak sevdiği işi yapmak için kişisel gelişim dünyasına adım attı. İzmir’de yaşıyor. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, durmadan konuşmaktan ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir