fbpx

Bebek Adımları: Daha Pozitif Bir Hayat İçin 8 Basit Yol

Hayatımızı istediğimiz yönde değiştirmek için basit olanı küçümseyerek büyük büyük çözüm yollarının peşine düşüyoruz. Büyük değişimler istiyorsak büyük adımlar atmalıyız zannediyoruz. Hiç de öyle değil! Her uzun yol minicik bir adımla başlar. Sonra bir adım daha, bir adım daha… Basit olanın gücünü küçümseme.

Basit olana zihnin daha kolay ikna olur, seni uygulamaktan alıkoymaz.

Basit olan daha az vakit alır; dolayısıyla daha fazla uygulama imkanı bulursun.

Basit olan seni zorlamayacağı için eğlencelidir. Keyif alarak yaptığın her şeyden sonuç alırsın.

İşte bu yüzden bebek adımları ile daha pozitif bir bakış açısı sahibi olmak daha kolay ve eğlencelidir. Hadi o zaman, başlıyoruz!

Gülümseme taklidi

Hayır; “gülümse”, “ne olursa gül” klişelerinden bahsetmiyorum. Kaslarını gülümser gibi hareket ettirmekten bahsediyorum. Gülmek içinden gelmese dahi yüz kaslarını bu şekle soktuğunuzda beynin güldüğünüzü/gülecek bir şeyler olduğunu zannedecek. 🙂 Evet, beynimizi kandırmak işte bu kadar kolay! Aklına geldikçe gülümseme taklidi yapmaktan çekinme.

Hatta sen en iyisi abart ve mutlu olma taklidi yap. Tıpkı çok mutlu olduğun o anlarda yaptığın gibi; kollarını aç, gözlerini kapat, gülümseyerek derin bir nefes al ve “teşekkür ederim” de. Bak bakalım nasıl hissediyorsun?

Kaynak: masha-sedgwick.com

Kendin olabilmek için kendine meydan oku

O çok sevdiğin ama asla giyemediğin kıyafet var ya; onu giymek için kendine meydan okuma vakti. Çünkü bizi kıymetli yapan farklılıklarımız. Herkes gibi olduktan sonra dünyaya gelmenin ne önemi vardı ki? Ne saçma… Değil mi? Rengarenk olmak için doğduk; bu gri dünyayı farklı renklere boyamak için… Öyleyse farklılıklarını ortaya koymaktan çekinme. Çünkü bu senin özün; ve özüne ne kadar yakın olursan o kadar mutlu olacaksın.

Şikayeti bırak

Şikayet etmek “bundan daha fazla istiyorum” demenin başka bir yoludur. Şikayet enerjisi sana şikayet ettiğinden daha fazlasını getirmekten başka bir işe yaramayacak. Ya da daha fazla şikayet kelimesini kullanmakta inat edip şu şekilde sorayım; bugüne kadar şikayet ederek bir şey kazandığın oldu mu? Hadi yahu, olmadı. Beynine söyle, hiç beni alt etmek için uğraşıp kazandığın bi’ şeyler arayıp durmasın. Güçlü insanlar şikayet etmekle, eleştirmekle vakit kaybetmezler. Vakit onlar için kıymetlidir. Onlar çözüm ararlar.

Verici olmaktan çekinme

Alma-verme dengesinden şurada bahsetmiştik. Sevgi almak, hediye almak, bir şeyleri almak çok güzel evet. Kim sevmez ki? Ben de bayılıyorum! Peki vermekten ne haber? Evren mükemmel bir denge içerisinde varlığını sürdürür. Bu dengeyi korumak ve ruhumuzu doyurmak için verici olmak mükemmel bir yoldur. Kullanmadığın eşyalarını, sevgini vermekten, mutluluğunu paylaşmaktan çekinme.

Duyularını kullanarak anda kal

Anda kalmak çok kolay bir şeymiş gibi konuşuyorlar, değil mi? Bu kadar dert tasa içerisinde bi de anın keyifini mi çıkaracaksın? Hadi canım! Sana bunun için çok kolay bir yol önersem? Duyularını kullan! Her gün dışarı çıktığında havadaki kokuyu almaya çalış, güneşin vurduğu yaprakları görmeye çalış, içtiğin kahvenin tadını almaya çalış. Duyularına dikkat kesildiğinde o anın tadını çıkarırsın. Anda kalmak ne işe yarar? Neden bu listenin içinde? Onun da cevabı şurada: Hayatını Değiştirecek Bir Sır Vereyim mi? | Anda Kalmak İçin 4 Yöntem

Kaynak @ellenbhansen

Toksik insanları hayatından çıkaramıyorsan takipten çıkar!

Bizi zehirleyen, ruhumuza iyi gelmeyen, sürekli ilgi çekmek için sorun çıkaran, negatife odaklanan insanları hayatından çıkaramıyorsan sosyal medya hesaplarından çıkar. Çünkü günümüzde artık bu insanlarla yüz yüze baktığından daha çok ekran-ekrana bakıyorsun. İşte çözümün. “Peki kim toksik, kim değil nasıl anlayacağız?” diyorsan bunlara da göz atabilirsin:

Mini minnet egzersizi

Minnettarlığın hayatımızda nasıl, hangi mucizelere sebep olduğundan daha fazla bahsetmeyelim istersen. Her gün satırlarca bir şeylere minnet etmek zor geliyor olabilir. Zihnin buna direniyor olabilir. Bunun yerine her gün sadece bir şeye şükretmeye ne dersin? Eğer “Tek bir minnet neye yetsin ya?” diyorsan bak yine basit adımları küçümsüyorsun… Unutma, bir sıfırdan büyüktür ve her gün tek bir şeye minnettar olsan dahi bir yıl sonunda hayatında varlığından minnet duyduğun tam 365 (evet üçyüzaltmışbeş) şey çıkaracaksın.

Ajanda tutarak kendine yaklaşmak için bir adım at

Sadece üzerinde tarihler olan ve yapılacak işleri yazdıklarından bahsetmiyorum; istediğin her şeyin ajandasını tutabilirsin. Ajanda (veya adını değiştirmek istersen; günlük) tutmak kendini daha yakından tanımanı, hayatını daha kontrollü yaşamanı sağlar. Peki bu ajandaya ne yazacağım dersen: 16 Ajanda Fikri: Daha İyi Bir Versiyonun İçin | Bullet Journal

Her gününün diğerinden güzel olması dileğiyle…

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK'i bizimle tanıştıran Ceren, Uluslararası İlişkiler mezunu. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. Bilinçaltı Dönüşüm Programı, NLP ve Yaşam Koçluğu eğitimlerini tamamlayarak sevdiği işi yapmak için kollarını sıvadı. Şimdi, insanlara daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu hatırlatmakla meşgul. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, durmadan konuşmaktan ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir