fbpx

İnsanlığın Aşkla Mücadelesi: Nasıl Aşık Oluyoruz?

Neden aşık oluyoruz? Çünkü aşk, içimizde kelebeklerin uçuştuğu, harika bir duygu yaratarak fiziksel çekiciliğin baş rol oynadığı büyülü bir masala davet ediyor bizleri. Hem de hiç fark etmeden… Kimin çekici olup olmadığına ise beynimiz karar veriyor. Dolayısıyla karşınıza çıkan birine ilk görüşte aşık olmanız son derece normal. Zıt kutuplar birbirini çeker cümlesiyse kocaman bir yalan. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki insan kendisine benzeyen kişiye aşık olma eğiliminde.

Değerli bilim insanları aşkın sırrını çözmek amacıyla tutkulu aşk yaşayan üniversite öğrencileri üzerlerinde bir deney yapmışlar. Tutkulu aşıklara, aşık oldukları kişilerin fotoğraflarını gösterirken bir yandan da tutkulu aşk yaşayan deneklerin beyinlerindeki aktiviteleri görüntülemişler. Beynin farklı farklı bölgelerinden uyarılma olmasına rağmen hepsinin ortak özelliği beyindeki çok güçlü ödül sisteminin birer parçası olması… İlginç olan da bu!

Yani aşık olduğumuz zaman beynimiz bizi ödüllendiriyor.

Aşk beyin üzerinde tam bir bağımlılık etkisi yaratıyor ve bu bölgeler madde kullanan kişilerde de aynı şekilde aktive oluyor. Yani aşk tam bir müptezellik hali… Aşık oluca beynin ön tarafında (frontal) çok fazla aktivasyon gerçekleşiyor. Motor hareketlerimizden sorumlu olan bölgelerle, beynimizin ön tarafı can ciğer kuzu sarması olduğundan aşık olan kadının ya da erkeğin sevdiğinin yanında sakarlaşması, elinin ayağının birbirine dolaşması hep bu yüzden.

Tabi beynin tiksinme, iğrenme ile ilgili olan kısımlarının da baskılanmasıyla sevdiğimize karşı sonsuz bir hayranlık besliyoruz. Sonra tabiki tüm aşıklarda mantık uçup gidiyor. Yani aşığın aklı başından gidiyor demek hiç de yanlış olmaz. Peki bu bir aşk müptezeline yeter mi, asla! Bazı kimyasallarda çorbada bizim de tuzumuz bulunsun istiyorlar ve işler daha karmaşık hale geliyor. Mesela dopamin oyuna katılıyor ve aşık olmak dopamin seviyesini artırarak bizi ödüllendiriyor. Oyunda olmazsa olmazımız ise oksitosin; bizi sevdiğimize bağlayıp, hep el ele göz göze olmamızı, sarılmamızı, öpmemizi emreden hormonumuz. İşte karşınızda çıtayı yükselten kısımdayız; beyinde bazı güçlü duygularla aktive olan ve korkununda merkezi diyebileceğimiz amigdala; aşık olduğumuz zaman baskılanıyor. Ve bu baskılanma Ferhat’a dağ deldirirken, Mecnun’u çöllere düşürürken bizlere neler yaptırır bir düşünün…

Peki neden bitiyor?

Çok güçlü bir duygu olmasına rağmen tutkulu aşkın ömrü uzun sürmüyor ve zamanla azalarak bitiyor. Belki çoğunuz aşk hiç bitmez diyorsunuz ama araştırmalara göre tutkulu aşkın maksimum ömrü 3 yıl… Aşk bitince beyinde aynı bölgeler artık aktive olmuyor ve her şey eskisi gibi sırdanlaşmaya başlıyor.

Ama sakın üzülmeyin, aşkın bitmesi ilişkinin bitmesi anlamına gelmiyor. 🙂

4 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir