Hayalindeki Aşk İçin Çekim Yasasını Aktifleştirmenin 7 Kuralı

“Yalnızım.”, “Hayatımda kimse yok.”, “İstediğim gibi biri hayatıma girmiyor.”, “Aşık olmak istiyorum.” diyenlerdensen tam da şu an olman gereken yerdesin çünkü hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığı gerçeğini bilen biri olarak yazıyı okuyor olmanın boşuna olmadığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Hayalindeki aşk için çekim yasası nasıl çalışır? Şimdi, adım adım bunu konuşacağız.

Sıklıkla yukarıdaki cümleleri ya da benzerlerini tekrarlıyorsanız bilinçaltınıza verdiğiniz direktif de tam olarak budur. Yani siz “Yalnızım.” dediğinizde bilinçaltınız doğası gereği sizi onaylamak durumunda olduğu için bu cümlenize yanıt olarak “Evet haklısın, yalnızsın” der ve daha fazla yalnızlık istediğinizi varsayar. Dolayısıyla siz her şikayet ettiğinizde bilinçaltınıza yalnız olma komutu verirsiniz, o halde çözüm ne? Bundan böyle onun bizi onaylayacağını bildiğimiz için olumsuz cümlelerimizi pozitif cümlelerle değiştiriyoruz. Örneğin “Mucizelere kalbimi açıyorum” , “Tam da istediğim gibi bir aşk için hayatımda alan açıyorum.” ya da size hangi cümle iyi gelecekse. Nasıl olsa artık oyunu biliyorsunuz o halde kuralına göre oynayıp kazanma vakti…

İlgini çekebilir: Aşkın Psikolojisi: Aşk Tipolojisine Göre 6 Farklı Aşk Tipi

Harekete geçin

Belki şimdi diyeceksiniz ki “Kuantum var, çekim yasası var, kader var; o beni bulur.” Evet bulabilir ama soru şu: “Ne zaman?” Zaman alır, çünkü var olan olasılıklarınız milyonlarca ve siz harekete geçmediğinizde bu olasılıkların minimumunu kullanıyorsunuz. Siz sayısız olasılıklara kendinizi açtığınızda ihtimaller de artacak. Evren eylemi sever.

Gerçekten ne istediğinizi bulun

“Ben hayatımda birini istiyorum.” derseniz bilinçaltınız da size ‘birini’ getirecektir. Oysa ki bilinçaltı net hedef ister. Nasıl birini istediğinizi her yönüyle detaylandırarak bilinçaltınızı kodlamalısınız. Örneğin; kişilik özellikleri veya size yaklaşımı nasıl olmalı?

Hazır olun

Odağınızı nereye çevirirseniz oradaki enerjiyi hareketlendirirsiniz. Tabi ki burada pozitif odaklanmaktan bahsediyorum; yani olmamasına değil, olduğunda nasıl hissedeceğinize odaklanmaktan…

İlgini çekebilir: Toksik Bir İlişki Yaşadığınızı Gösteren 6 İşaret

İlişkisi olan siz nasıl biri olurdunuz? Nasıl giyinirdiniz? Kişisel bakımına nasıl özen gösterirdiniz? Hangi müzikleri dinlerdiniz? Nerelere giderdiniz? Nasıl davranırdınız? Nasıl bir ruh halinde olurdunuz? Kural şu; önce ol, sonra al!

İnançlarınız çok önemli

Siz de aşkın acı getirdiğine inananlardan mısınız? Veya güvenebileceğiniz birini bulmanın çok zor olduğuna? Birçok kişinin istediği gibi bir ilişkiyi hayatına çekememesinin altında yatan sebep daha önceki ilişkilerinde aldıkları yaralardır. İçsel olarak aşık olduklarında yine acı çekeceklerini düşünürler. Kendi üzerinizde çalışarak değersizlik, kendini sevme, güvensizlik, hak etme, kaybetme korkusu, aldatılma korkusu gibi duygularınızı mercek altına almalısınız. Bu duyguları pozitife dönüştürdüğünüzde titreşim frekansınız yükselir ve iyi olan ne varsa onu çekersiniz. Hayatınıza giren daima doğru kişidir aslında, mühim olan burada kendinizle ilgili mesajları iyi almanızdır. Örneğin sevgiliniz o gün sizi aramadı. Bu durumda “artık beni sevmiyor” diye mi düşünürsünüz, “çok yoğun demek ki” diye mi? Bu sorular ve cevaplar kapıyı size açan anahtarlar olacaktır, işte buradan anlayabilirsiniz sizde var olanı. Düşüncelerinizi iyi takip edin ve duygu avcısı olun.

Ne düşündüğünüze dikkat edin

Bazıları karşılarındaki kişi için olumsuz düşünce ve söylemlere sahiptir. Örneğin, ilişkide bulunduğunuz kişi için kaba, kıymet bilmiyor, sorumsuz vb. şeklinde düşünüyor olabilirsiniz. Eğer durum bu ise tüm bu düşüncelerinizi bir kağıda yazın, bunlara inanıyorsanız bu inançlar üzerinden o kişiye o titreşimi yansıtıyorsunuzdur.

Şimdi kendinize sorun; bu ilişkiden hayır gelir mi?

Bu durumda yapmanız gereken şey kendi üzerinizde çalışmaktır. Siz kendiniz üzerinde çalışınca karşınızdaki kişi ile ilgili inançlarınız da değişmeye başlar çünkü sizin tutumunuz karşınızdakinin tutumunu belirler. Aynalama kuralını herkes bilir, bilmeyenler varsa bir sonraki yazıda detaylandırırım. Bu durumda siz kendi üzerinizde çalışarak kaba, sorumsuz, kıymet bilmez tarafınızı şifalandırırsanız o da değişecektir; çünkü kişi burada size sizin düşüncelerinizi yansıtıyordur, sistem böyle işler. Siz değiştiğinizde karşınızdaki kişi de bu değişime farkında olmadan ayak uydurur.

Alma-verme dengesi

İlişkilerde bağımlı kişiler kendilerini en az seven kişilerdir. Çünkü onlar verme odaklı insanlardır, bu durum para ile ilgili konular için de geçerlidir. Bir şey verdiğinizde, bir şey alırsınız ve denge sağlanır. Dengeyi bozduğunuzda, almadığınızda sizden daha fazlası alınır. Kendini seven insan almakta zorlanmaz, denge böyle kurulur. Evrenin dengesi budur, ilahi düzen gereği denge kendini korur.

Almayı bilmiyorsanız hak etme ile ilgili sorununuz vardır. Bunun üzerinde çalışmanız gerekir

Harika bir ilişki istiyorsunuz. Harika bir ilişkiniz olduğunda ne hissedeceksiniz? Örneğin mutlu hissedeceksiniz ve bu yüzden harika bir ilişkiniz olmasını istiyorsunuz. Siz o mutlu kişi olduğunuzda o harika ilişki zaten sizin olacaktır. Saf niyet her şeydir; her ne istiyorsanız saf niyetle isteyin ve enerjiyi serbest bırakın sorgulamayın, yargılamayın.

Son olarak unutmayın ki etiketlerinizden sıyrıldığınızda, kendinizdeki negatif inanç ve düşünceleri dönüştürerek enerji alanınızın frekansını yükselttiğinizde kalbiniz ve zihninizi hizalanacak ve istediğiniz şey sizi bulacaktır.

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

İzmir’de yaşayan bir yaşam koçu ve bilinçaltı terapisti. Yaşamı kolaylık ve keyifle deneyimleyen, doğaya ve suya sevdalı, hayata ve yaptığı işe sırılsıklam aşık biri.