fbpx

Ders Çalışma Yöntemleri: Sana En Uygun Öğrenme Metodu Hangisi? Testi Çöz!

 

Başlamadan önce hangi yöntemle daha iyi öğrenebildiğini tespit edebilmek için küçük bir test yapalım…

 

[os-widget path=”/kik/deneme”]

Geçmiş olsun, testimiz sona ermiştir 🙂

Öğrenme yöntemini sınıflandırdığımıza göre, konumuza gelebiliriz. Bugün “ders çalışma yöntemleri” üzerinde konuşacağız.

Öncesinde mini muayene yaptım ki; sana en uygun çalışma metodunu belirleyebilelim, zamanını ve enerjini doğru kullan. Unutma ki,

İstediğin sonuçları almak sabır ve istikrar gerektirir. “Ya biz şimdi bunu nerede kullanıcaz ki?” ya da “Bu nedir abi, sistem inanılmaz saçma!” gibi söylemler işe yaramaz. Aksine, enerjini düşürür ve seni yavaşlatır. Eğer sistemin saçma ve aptalca olduğunu düşünüyorsan; ilk önerim onu düşünmek için harcadığın mental enerjiyi ders çalışmaya kanalize etmen olacaktır.

İlk kural: Seni motive eden ve başarını destekleyen her şey dostundur.

Her sene bir sınav, omuzlarında dünyanın yükü, ya yapamazsan korkusu, aile/çevre baskısı… İnan çok iyi anlıyorum, ne kadar zor olduğunu biliyorum. Baş etmekte zorlanıyor musun? Hakkındır, bünyeye fazla gelir bunca stres. O yüzden unutma, her şeyden önce mental bir sürecin ortasındasın. Ayakta kalan, kazanır. Dolayısıyla seni motive eden, yüzünü güldüren; sana can veren her şey dostundur. Basket oynamak seni mutlu ediyorsa, bırakmak motivasyonunu düşürecektir. Oje sürüp kız arkadaşlarınla gıybet yapmak rahatlatıyorsa, eve kapanıp “çalışmam lazım” demek canını sıkacaktır. Bu yolda dostlarını ve düşmanlarını tanımak ilk stratejik adımdır.

Sınavlara, hocalara ve eğitim sistemine sövmek: Enerji düşürücü ve gereksiz… Kesinlikle dost değil, üzgünüm ama öyle. BIRAK! Basket oynayıp deşarj olmak: Eğlenceli ve yenileyici… Kesinlikle dost, DEVAM! Vakit kaybı diye düşünme sakın. Zamanı doğru kullanmak deriz buna. İşine yarayan, seni yenileyen ve sana hayat motivasyonu veren aktivitelere zaman ayırmalısın. Burada basketin yerine dilediğini koy, tek kural sana iyi gelmesi. Basket oynamış bir sen, iki saatlik çalışmayla; basket oynamamış senin tüm gün çalıştığından fazlasını başaracaktır.

Kaynak: @thebibliotheque

İkinci kural: Planlı olmak / rota çizmek hayat kurtarıcıdır.

Öğrencilerin çoğu nasıl çalışacaklarını bilmemekten değil neye çalışacaklarını bilmemekten başarısız olurlar. Bu yüzden yönlendirici bir hoca ya da koç yardımı alma yolunu seçebilirler. Böyle bir imkanın olmayabilir, kendine koçluk yapmak da sana fazlasıyla yetecektir.

Ders çalışmadan önce yanına minik bir kağıt al ve yapacaklarını yaz: Aylık, haftalık plandan bahsetmiyorum bak. O akşam çalışmak için masa başına oturduğunda yapacağın plandan bahsediyorum. Not kağıdına yazdıklarını bitirmeden uyuma o gün. Başlarda zorlanabilirsin, ama dengeye geleceksin; zaman ver. Bir süre sonra bugün yetiştiremem diyip uygulanabilir mini rotalar çizmeye başlayacaksın.

Kaynak: @the_spines

Üçüncü kural: Terlemek başarıya götürür.

Tüm bu ahval ve şerait içinde seni geliştiren aslında ne biliyor musun? Soruyla karşı karşıya kalıp kafa patlatmak… Konuyu bitirdik, sorulara geçiş yapıyoruz yavaştan. Başlarda tıkır tıkır gidiyor, keyifler yerinde. Zamanla sorular zorlaşmaya, moraller düşmeye başlıyor. İki seçenek var: Çözüme bakıp “heee” demek ya da ter dökmek.

Genelde çözüme bakıp hayatımıza devam ederiz. Doğru mu? Üzgünüm, değil. Konuyu içselleştirmek için mücadele etmek gerekir. Hiç unutmam; üniversitede tonton, dünya tatlısı bir hocamız vardı. Ders çalışma tekniklerinden, zamanı verimli kullanma yöntemlerinden bahsediyordu bir gün. Dedi ki “Çoğunuz zannediyorsunuz ki, ne kadar çok çözersem o kadar başarılı olurum. Aksine, çözemediğin soruda ne kadar ter dökersen o kadar başarılı olursun”.

Şimdi gelip bana sorsan, iki ipucu ver desen; çözeme, terle derim. İnanılmaz faydasını gördüm!

Uzun uzun düşün, konuya dön, farklı yollar dene ve gerekirse tekrar tekrar yanlış çöz.  Doğru cevabına bakıp “Ha evet ya böyleymiş” demek yerine araştırarak, kafa patlatarak çözüme gitmek; o konuyu kalıcı olarak öğrenmeni sağlar. Bu yöntem sana iki şey öğretir:

  • Bilgiyi nasıl kullanacağını
  • Kendine neden güvenmen gerektiğini

Sonrası pratik; sonrası iyilik, sağlık, güzellik 🙂

Kaynak: @thebibliotheque

Dördüncü kural: Sana en uygun öğrenme metodu, bu işin püf noktasıdır.

Yazıya mini testle başladık ya, öğrenme yönteminle ilgili bir fikrin olsun diye yapıldı işte o. Görsel çıktıysan bol bol oku, duvarına hatırlatıcı notlar as, okulda/dersanede tahtada yazanlara dikkat et. İşitselsen hocaya kulak kesil, önemli konuları kendi sesinden duy, ezberlemek istediğinde tekerlemeler uydur. Dokunarak öğreniyorsan kalk ayağa, ellerini kollarını kullanarak anlat konuyu kendi kendine.

Test, işin fanfinifinfonu; deneyerek hangisinin en çok işe yaradığını keşfet. Bir konuya yazarak çalış, diğerini dinle, öbürünü kendi kendine konuşarak tamamla. Bak bakalım hangisi sana daha uygun? Kendini sınırlama, geniş pencereden bak: Belki hem konuşup hem yazarak çalışmak cuk diye oturacak sana. Bunu keşfettikten sonra işimiz tamam. Tebrikler, yolun açık olsun!

Zor, biliyorum. Kolaylaşsın diye buradayım…

Keşfedip öğrenicez birlikte. Sabırlı ol, desteğe ihtiyaç duyduğunda yaz bana. Ders çalışıyorsan GERÇEKTEN ders çalış. Önünde kitap Ahmet’i düşüneceksen KALK O MASADAN! Yarım saat Ahmet’i düşün, sonra başla. Konsantre ol ve zamanını en verimli şekilde kullan. Sonrası mı? Sonrası çok zevkli, kendimden biliyorum. 🙂

Sarıldım, öptüm…

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

3 Comments

  • Gizem Sözer

    HARİKA!! Bazen bildiğin şeyleri birilerinden duymak sana güç verir kendini inandıramadığın gerçekler güvendiğin ve sana sıcak gelen kalpler tarafından söylendiğinde zihnin için daha geçerli olur. Bu yüzden teşekkür ederim güneş açtırdın, rotamın doğruluğundan şüphe etmemem gerektiğini bir kez daha hatırlattın.❤️ Hedefler onlar gerçekleştirilsin diye var. Bu da demek oluyor ki neden başaran ben olmayayım ki. Çünkü en güzel zafer ter akıtarak kazanılan zaferdir.

  • Nisa

    Gerçekten o kadar uzaklaştım ki derslerden.. Yazıyı okurken içime tekrar o heves yayıldı sanki. Ve normalde bu kadar uzun bir yazıyı okuduğumda çok sıkılır yarıda bırakırdım fakat öyle bir yazmışsın ki okurken gülümsediğim heyecanla okuduğum bir yazı olmuş. O kadar güzel bir detaysın ki. Güzel yüreğinden öptüm, sarıldım.

  • Bahar

    İlk öncə Azərbaycandan salamlar❤ Sizi 2018 ci ilin sonunda tanıdım. Yaxşı ki sizi kəşf etdim Sizi çox sevirəm❤ Yaxşı ki varsız İyi ki varslnız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir