İçinizi Isıtacak Muhteşem 10 Romantik Film

İşte tam da bu mevsimler…

Sıcacık kahvemizi, şarabımızı alıp, üzerimize çektiğimiz battaniyeyle içimizi ısıtan filmleri izlemelik günlere girmiş bulunmaktayız. Hal böyleyken tekrar tekrar izlemekten sıkılmayacağımız, izlerken bizi bambaşka dünyalara götüren şu filmlerden bahsedelim mi?

Sweet November – Kasımda Aşk Başkadır (2001)

IMDb: 6,7

Kasıma ilk adımımızı atmışken anlamlı bir filmle başlayalım…

Nelson Moss, tüm hayatı işi olan, işkolik bir adamdır. Bir gün ehliyet almak üzere girdiği bir sınavda Sara isimli deli-dolu bir kızla tanışır. Sara, Nelson’dan en azından bir ay boyunca onunla yaşamasını ister. Nelson, teklifi kabul edecektir. Kısa sürede aynı eve taşınan iki insan, yine kısa sürede birbirlerine aşık olacaklardır. Sara, hayatında ilk kez birisine aşık olmuştur. Nelson’ın bilmediği ise aşık olduğu Sara’nın kanser olduğudur. İki insan, ölümle hayatın girdabına beraber tutulmuşlardır.

Pretty Woman – Özel Bir Kadın (1990)

IMDb: 7.0

90’ların en çok konuşulan filmlerinden…

Son derece varlıklı bir işadamı olan Edward gösterişli olmasına rağmen sahte şeylerle örülü hayatından oldukça sıkılmıştır. Kendisini sokaklara attığı bir sırada Vivian isimli oldukça çekici bir sosyetik hayat kadınına rastlar ve o geceyi birlikte geçirirler. Bu sırada ilginç bir karar alırlar. Bir hafta boyunca birlikte olup sevgili gibi yaşayacaklar, bir haftanın ardından da yollarını ayıracaklardır. Bu süreç boyunca ikisinin hayatlarında da büyük duygu değişimleri olur.
Başrolleri Julia Roberts ve Richard Gere tarafından canlandırılan film dönemin en önemli romantik komedilerinden biriydi.

City of Angels – Melekler Şehri (1998)

IMDb: 6,7

Başarılı bir kardiyoloji cerrahı olan Maggie Rice başarılı giden bir ameliyat esnasında nedensiz yere hayata veda eden hastasını geri döndürmek için elinden geleni yapar ancak hastasını kurtaramaz. Bu acı olay sonrasında kendisine olan güvenini kaybeden kadın artık daha umutsuz, daha mutsuzdur. Bu sırada Los Angeles semalarında gezinen melek Seth, Maggie’nin bu çabalarını görmüş ve fazlasıyla etkilenmiştir. Maggie’nin üzülmesine dayanamayan Seth, güzel kadına çoktan aşık olmuştur. Vakit Maggie’yi yaşama döndürme vaktidir ve Seth aşkı için melekliğinden vazgeçecektir. Ancak bu karmaşık düzende insan olarak yaşamak zannettiği kadar kolay mıdır?

The Notebook – Not Defteri (2004)

IMDb: 7,9

Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40’lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna’daki sahil kasabası Seabrook’a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah’la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar.Genç kız zengin bir ailen geldiği ve delikanlı da değirmende çalışan bir işçi olduğu halde geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. II. Dünya Savaşı’nın kızıştığı bir dönemde hayat, aşıkları ayırıverir. Sevdiği kızı aklından hiç çıkarmamış olan Noah savaştan döner. Oysa Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri hastanede tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir.

PS: I Love You – Not: Seni Seviyorum (2008)

IMDb: 7,1

Bir kadın için, sevdiği adama bütünüyle teslim olmuş ve bütün hayatının anlamını onun üzerine kurmuş hatta onunla nefes alırken, adamın bir hastalık nedeni ile çekip gidecek olması kolay kaldırabileceği bir şey değildir. Holly, kocasına aşıktır ve bir gün Gery ölümcül bir hastalığının olduğunu öğrenir. Tek istediği kendisinden sonra Holly için hayatı kolaylaştırmaktır artık. Bu vesile ile ölmeden önce bir sürü mektup yazar karısına. İşte bu mektuplar sayesinde Holly yeniden hayata tutunmayı öğrenecektir.

The Lake House – Göl Evi (2006)

IMDb: 6,8

İki insan birbirleri ile gerçek anlamda birleştiklerinde aralarındaki bağ bazen öylesine naif ve basit olur ki cennetteyken bile yüreği harekete geçirebilir. Her seferinde doğru yerlerde ama yanlış zamanlarda bir araya gelen kalpleri cennet, gözyaşları ile yıkar. Bu kırık kalpleri onarmak için ise cennet, zamanı aşar. Kate, doktorluk mesleğinde bir başka iş teklifi nedeni ile oturduğu yerden taşınmak zorunda kalır. Göl kenarındaki evinden ayrılmak ise işin en zor kısmıdır. Kendisinden sonraki kiracıya, kendi adına gelecek mektupları göndermesi için bir not bırakır. Yeni kiracı Alex, evi dehşet bir halde bulur. Bakımsız, pis ve yıllar içinde yıpranmış bir hali vardır. Tuhaf bir zaman kayması imkansız bir aşkın başlangıcıdır.

One Day – Bir Gün (2011)

IMDb: 7,0

Emma (Anne Hathaway) ve Dexter (Jim Sturgess) birbirlerine tamamen zıt sosyal yapılardan gelen iki genç insandır. Emma işçi sınıfı bir aileden yetişmiş, hayata dair devrimci ruhu olan bir genç kızdır. Dexter ise baba parası ile okuyan, çapkın ve eğlenceden başka bir şeyi umursamayan biridir. İkilinin yolları üniversiteden mezun oldukları gün kesişecek ve 15 Temmuz tarihi uzun yıllar sürecek bir arkadaşlığın başladığı gün olacaktır.

Onların hayatları bazen beraber bazen uzak diyarlarda akıp giderken, her yıl 15 Temmuz’da
aralarındaki ilişkinin seyrine de tanık oluruz. Mutlulukları, hüzünleri, umutlarıyla geçen 20 yılın ardından tanıştıkları mezuniyet gününün gerçek anlamını da anlayacaklardır…

Ghost – Hayalet (1990)

IMDb: 7,0

Sam ve Molly birbirlerine delicesine aşık bir çift. Yeni bir apartmana taşınan çift, yolda serseriler tarafından saldırıya uğruyor ve Sam kavga sırasında öldürülüyor. Ancak Sam bir hayalet olarak yaşamayı sürdürüyor ve sevgilisini tehlikelerden uzak tutmak ve kendi ölümünü planlayanları bulmak için işin inceliklerini öğrenmeye başlıyor. Bu arada insanlarla bir falcı aracılığıyla iletişim kurmayı başaran Sam, adım adım ‘öteki dünyaya’ ilerlerken Molly’e daha çok aşık olmaktan kendisini alamıyor.

Eternal Sunshine of the Spotless Mind – Sil Baştan (2004)

IMDb: 8,3

Clementine (Kate Winslet) sevgilisi Joel Barish’i (Jim Carrey), bir şekilde hafızasından sildirmiştir. Bundan dolayı kalbi kırılmış olan Joel da aynı şeyi yapmaya karar verir. Clementine’nin yavaş yavaş anılarından kaybolduğunu gören Joel, halen onu çok sevdiğini fark eder. Belki de yaptığı hatayı düzeltmek için artık çok geçtir.

Pride & Prejudice -Aşk ve Gurur (2005)

IMDb: 7,8

Bayan Bennet’in (Brenda Biethyn) hayatta bir tek amacı vardır. Beş kızına uygun birer koca bulup evlendirmek. Kızlar da bu konuda anneleriyle hemfikir gibidir, evlenmemek için 100 sebep saymaya hazır olan Lizzie (Keira Knightley) hariç… Bir gün, yakındaki bir yazlık eve zengin bir bekar ve şehirli arkadaşlarının taşınacağı haberi gelince heyecan doruğa çıkar – en sonunda ufukta birçok hayırlı kısmet görünmüştür. Nitekim ilk günden en büyük abla Jane (Rosamunda Pike) ve Bay Charles Bingley (Sîmon Woods) arasında bir bağ oluşur, Lizzie ise onun yakışıklı fakat son derece züppe dostu Bay Darcy (Matthew MacFadyen) ile karşı karşıya kalır. Zaman ilerledikçe bu benzer tabiatlı iki insanın ilişkisi aşk ve gurur arasında bir çekişmeye dönüşür.

Sizin defalarca izlemekten sıkılmayacağınız romantik filmler hangileri?

Bunlar da ilgini çekebilir:

Görsel Kaynak: @carolerch

Yardımcı Kaynaklar: imdb.com, beyazperde.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir