Toksik Bir İlişki Yaşadığınızı Gösteren 6 İşaret

İlişkinin başlarında, hislerin yoğunluğundan dolayı aslında açıkça gördüğümüz birçok problemi göz ardı edebiliyoruz. Fakat ilişkinin olgunlaşma sürecinde, pembe bulutlar aralanıp daha gerçekçi bir bakış açısına geçtiğimizde bu hataları tolere etmekte zorlanıyoruz. Her ilişki böyle olacak diye bir kural tabi ki yok; fakat aşağıda bahsedilen durumlar ilişkinizde sıkça yaşanıyorsa bir toksik ilişkinin içinde olabilirsiniz.

Peki nedir bu toksik ilişki?

Elbette her ilişkide inişler-çıkışlar, tartışmalar, fikir ayrılıkları olacaktır. Önemli olan bu anlaşmazlıklardan sağ salim, en az hasarla çıkabilmek değil midir? Bir adım bile ileri gidemediğiniz, kendinizi sürekli kötü hissettiğiniz, sağlığınızı, sosyal hayatınızı, iş hayatınızı, hatta belki psikolojinizi kötü etkileyen ilişkilere toksik ilişki adını vermişler. Peki, toksik ilişkide olduğumuzu nasıl anlarız?

Sürekli bir şeyleri açıklama gereği duyuyorsanız…

Kendinizi ifade etmekte, açıklamakta elbette bir sakınca yok; fakat bunu suçlandığınız için yapıp yapmadığınıza dikkat edin.

Devamlı olarak karşınızdaki kişiye neyi neden yaptığınızı, suçsuz olduğunuzu, düşündüğü gibi olmadığını veya haklı olanın siz olduğunuzu ispatlama gereği duyuyorsanız, sağlıklı bir ilişki yürütmeniz mümkün olmayacaktır. Kendinizi ifade etmekle hesap vermek arasındaki ince çizgiye iyi bakın. Sürekli hesap verdiğiniz, yanlış anlaşıldığınız veya anlaşılmadığınız bir ilişkide oldukça dar bir hareket alanına sahipsiniz demektir. Bu da kendiniz olamamanıza yol açar.

Aynı yerde dönüp durduğunuzu hissediyorsanız…

Devamlı aynı tartışma konuları gündeme geliyorsa, hiçbir çözüme veya sonuca ulaşamayıp olduğunuz yerde dönüp duruyorsanız bu durum sizi git gide yıpratacaktır.

Birliktelik, genel olarak iki kişinin de keyif aldığı, sizi ileri taşıyan bir durumdur. Sürekli aşağı çekiliyorsanız, bu ilişkiye neden başladığınızı biraz düşünmeniz gerekebilir. Hallettiğinizi düşündüğünüz bir problem sonraki günlerde tekrar ve tekrar önünüze geliyorsa, halletmek yerine halının altına süpürmüş olabilirsiniz.

Karşılıklı olarak en basit hareketler bile sizi rahatsız etmeye başladıysa…

İşte ilişkide tükenmeye doğru giden yolun köprüsü…

Normalde hiç rahatsız olmayacağınız hareketler gözünüze batıyorsa (aynı şey karşı taraf için de geçerli) neden bu kadar rahatsız olduğunuzu kendinize sormanız gerekir. Karşınızdaki kişide rahatsız olduğunuz basit bir hareketle karşılaştığınızda kendinize “Bunu çok sevdiğim başka birisi yapsaydı bu kadar rahatsız olur muydum?” diye sormayı deneyin. Cevap “Hayır” ise birbirinize tahammülünüz çok azalmış demektir. Yapılan her hareketin birbirinize battığı bir ilişkide ne kadar huzurlu olabileceğinizi düşünün.

Her daim tedirginseniz…

Maalesef hayatımızdaki ögeler bir zincirin halkası gibi; bu halkalardan bir tanesi yıprandığında geri kalanlarına yansıtmamız çok olası. İnsanız; kendimizi her daim motive tutup, elmayla armutu karıştırmama konusunda yeterince profesyonel olamayabiliyoruz. Sürekli tedirgin olduğunuz bir ilişkinin sizi, hayatınızın her alanında yıpratması kaçınılmazdır. Unutmayın ki gerçekten sağlıklı bir ilişkinin içinde kendinizi huzurlu, rahat ve güvende hissedersiniz.

Birbirinizi sıkı sıkıya tutuyor, değişimlere tahammül edemiyorsanız…

Hayat ilerledikçe biz de değişeceğiz. Zaman içerisinde hayatımıza yeni insanlar girecek, içinde bulunduğumuz ortamlar değişecek, tercihlerimiz farklılaşacaktır. Eğer birbirinizi sıkı sıkıya tutuyor ve bu tür değişimlerden hoşlanmıyorsanız sağlıklı bir ilişki yürütmeniz mümkün değil.

Önemli olan değişikliğe ayak uydurup, hayatın döngüsünün tadını birlikte çıkarmak değil mi?

Eğer taraflardan en az birisi bu döngüden keyif almak yerine korkuyorsa, o zaman sonsuza kadar aynı yerde saymaya mahkumsunuz demektir. İstediğinizin bu olduğundan emin misiniz?

Odağınız çözüm değil, haklılığınızı ispatlamaksa…

Tartışma nedir?

İki kişinin anlaşamadığı veya fikir ayrılığına düştüğü bir konuda kendi düşüncelerini ifade etmesidir. Peki tartışırken sizin amacınız orta yol üretmek mi, kendi düşüncenizin haklılığını ispatlamak mı? Bu bir savaş değil, oyun da değil. Tartışmalarda amaç kazanmak olmamalı. Lütfen kazanmaya değil, çözüm üretmeye odaklanın. Eğer deniyorsanız ve mümkün olmuyorsa o zaman bir toksik ilişkinin içinde olduğunuzu idrak etme vakti gelmiştir belki de.

…ve sakın ama sakın unutmayın; şiddet sadece fiziksel değildir!

Duygusal şiddetin varlığını inkar etmeyin.

Birçoğumuz konduramadığımız için, yakıştıramadığımız için duygusal şiddete maruz kaldığımızı fark etmiyoruz.

Birlikte olduğunuz kişi üzerinizde baskı kuruyorsa, sizi aşağılıyorsa, kontrol altında tutmaya çalışıyorsa, ne yapıp ne yapamayacağınızı söylüyorsa, sizi cezalandırıyorsa, sizi yetersiz hissettiriyorsa, duygusal şiddet görüyorsunuz demektir! Bir an önce bu ilişkiyi sonlandırın, gerekiyorsa profesyonel yardım alın.

Kendinizi de çok sevin.

Çok ama çok sevin.

 

Bunlar da ilgini çekebilir:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir