fbpx

Neden Bazen Vazgeçmek Gerekir?

Bugün kararlı olmaktan, motivasyondan, hayallerden ziyade vazgeçmekten bahsedeceğiz. Bırakmaktan, salıvermekten, belki özgür olmaktan.

Bir şeyi çok fazla istediğimizde aynı zamanda çok tehlikeli bir yola gireriz; bağımlılık.

Bilirsiniz, bağımlılık bize neyi neden istediğimizi dahi unutturan tehlikeli bir duygudur. Bir süre sonra neden bu yolda olduğumuzu dahi unutup sadece “istemeye” odaklanırız. Ne pahasına olursa olsun elde etmek veya kaybetmemek için her şeyi yaparız. Çünkü artık o şey her neyse onsuz yapamayacağımızı, o şey olmadan nefes alamayacağımızı düşünürüz. Neydi en baştaki o arzunun sebebi, kim bilir…

İlgini çekebilir: İlişki Uzmanının Gözünden: Sevgi Arayışında Düştüğümüz Hatalar

Hırs: Keskin sirkenin küpüne zararı!

Bu kadar bağımlılık da sağlıksız bir hırsı içimize yerleştiriverir. Bir şeyi sebepsizce sadece “isteme” durumuna geçmişseniz orada durmanız gerekir. İşte tam da burada şunu sorun kendinize:

“Bu şeyi gerçekten hala istiyor muyum? Yoksa sahip olamadığımda güçsüz biri olacağım illüzyonuna mı kapılıyorum?”

“Bu şeyi gerçekten istiyor muyum? Yoksa onu elde ettiğimde daha başarılı biri olacağım illüzyonuna mı kapılıyorum?”

Cevap evet ise vazgeçmenin, bırakmanın vakti gelmiş demektir. Alacağınız cevaptan korkup kendinize bu soruları bile soramıyorsanız, o zaman bırakma vakti çoktan gelmiştir demektir. Bu zamana kadar vazgeçmenin acizlik, zayıflık olacağını düşünmüş olabilirsiniz. Ama size bir sır vereyim…

Zamanı geldiğinde vazgeçmek zayıflık değil, erdemdir.

Eğer vakti geldiyse kirletmeden, bozmadan, dağıtmadan vazgeçmek yerinde bir davranış olacaktır. Bu sizin güçsüz olduğunuzu göstermez. Dayanıksız, kırılgan, kararsız, aciz biri olduğunuzu da göstermez. Harika bir deneyimin içinden geçtiğinizi, bu deneyimin size öğrettikleriyle daha ileriye gittiğinizi, artık daha güzel şeyler başarmak için elinizde daha fazla tecrübe olduğunu gösterir.

Vazgeçmeniz gereken her şeye sizi daha ileriye taşıyacak bir deneyim gözüyle baktığınızda, ki doğru olanı da budur, olayları, yaşananları hırstan ve bağımlılıktan uzak bir şekilde, daha net görebilirsiniz. Takılıp kalmak, tıkanıp kalmak size yalnızca vakit kaybettirecek, yavaşlatacak, hayatınıza girecek olan diğer fırsatları kaçırmanıza sebep olacaktır.

Çok istediğiniz bir şeyi bırakmanın kolay olduğunu söylemiyoruz, hiç kolay değil. Çabalarınız boşa gitmiş gibi hissedeceksiniz, emeklerinize üzüleceksiniz belki… Fakat tüm bu emekleri daha ileriye gidebilmek için harcadığınızı unutmayın.

İlgini çekebilir: Düşüncelerinizle Olan İlişkinizi Değiştirerek Yaşam Kalitenizi Artırın: Depresif Düşünce Modelleri

Eğer sizi daha ileriye götürmüyorsa o araçtan inip yola başka bir şekilde devam etmeyi öğrenmeniz gerekir.

Korkmayın.

Eğer vaktinin geldiğini düşünüyorsanız size öğrettiği her şey için bu deneyime teşekkür edin ve uğurlayın.

Kalbinizi ve zihninizi yeni olasılıklara, sizi daha ileriye götürecek yeni maceralara açık tutun.

Bu sizin yolculuğunuz…

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK’i bizimle tanıştıran Ceren, Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olduktan sonra kurumsal firmalarda İnsan Kaynakları departmanında çalıştı. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. NLP ve Yaşam Koçluğu eğitimlerini tamamlayarak sevdiği işi yapmak için kollarını sıvadı. Şimdi, insanlara daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu hatırlatmakla meşgul. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, hayatla dans etmekten ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir