Toplanın Kızlar: Ailemizin Diyetisyenine Sorduk!

Dünyanın en tatlı kadınlarından! Masmavi gözleriyle, bıcır bıcır enerjisiyle nasıl iyi geliyor insana! Lafı hiç uzatmadan röportaja geçiyorum canlarım, ailemizin diyetisyeni huzurlarınızda…

 

Öncelikle hoş geldin Nehircim! Teklifimizi kabul ettiğin için çok mutluyuz!

Merhaba! Ben de çok sevindim dahil olduğum için.

(Kesin seviyor :))

 

Biraz seni tanıyalım mı? 🙂

Samsun’da doğdum, kısa süre önce Ankara’ya taşındım. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ’nde hastalıklarda beslenme üzerine klinik diyetisyen olarak çalışıyorum. Öncesinde de ODTÜ Sağlık ve Rehberlik Merkezi’nde diyetisyen olarak görev aldım. Daha çok kilo verme üzerine çalıştığım bu dönem beni, sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılması ve obeziteye karşı mücadele konusunda daha gerçekçi yaklaşımlar izlemeye yönlendirdi.

 

Hemen her pazartesi yeni umutlarla yeni diyetlere başlıyoruz. 🙂 Neden afiyet olmuyor da top top et oluyor? Bu kilolar neden gitmiyeah!

Kiloları verememenin bence herkes için parmak izi kadar özel nedenleri var. Dinlediğim hikayeler çoğunlukla duygusal yeme davranışının yaygınlığı konusunda beni endişelendiriyor. Fakat kalıcı çözüm bulunmadan, alışkanlıklar düzeltilmeden öyle ya da böyle iradeyle savaşını kazanıp kilolarını verenler de çoğunlukta. Kiloları verirken hayat düzeni, alışkanlıklar değişmediğinden eski kilolar da kapıyı her fırsatta yeniden çalıyor ve iradenin zayıf olduğu bir dönemde geri dönüşler başlıyor. Hayatımıza güzel dokunuşlar yaptıkça, sağlıklı alışkanlıklar hayatımıza girdikçe kilo vermek de kolaylaşıyor, bulunduğumuz kiloyu korumak da.

(Masal anlatır gibi anlatıyor, yüzü hep gülümsüyor. Hani insanın hemen kilo veresi geliyor: Hop hayatıma küçük bir dokunuş yapayım, hop sağlıklı alışkanlıklar da kazanayım şuradan azıcık!) 

 

woman on body of water

Peki bizi zayıflatacak üç sağlıklı alışkanlık diye sorsak?

  1. Egzersizi hayata eklemek (hepimizin bildiği ama uygularken zorlandığı şey bence)
  2. Motive edici arkadaşlarla enerji harcatan sosyal aktiviteler yapmak (Eymir’de bisiklet sürmeye gitmek gibi)
  3. Yenilmesi gereken miktarı yemeğin en başında tabağa almak ve bitince durmak.

(Canım okuyucu, 2. maddede Ankara’da ikamet eden garibanların yaşam sevinci var! Baksana su birikintisi görünce mutlu oluyoruz! Göl kıyısına koşa koşa gidiyoruz. Buralı değilsen bil istedim.) 🙂

 

O bitince durmak kısmını biraz açabilir miyiz? Porsiyon kontrolü diyorsun, bir arkadaşım (kesinlikle ben değil) başlayınca duramıyormuş, onu n’apıcaz?

Küçük boyutta tabaklar tercih etmek, kaloride düşük fakat göz doyurucu besleyici besinleri (örneğin: yoğurt) öğünlerimize eklemek etkili daha kolay doymada etkili olabilir.En önemlisi de yemeğe başlamadan önce yiyeceğimiz miktarı beynimizle belirlemek ve midemize, iştahımıza fazla söz hakkı bırakmamak.

(Buradan kilolarca dondurma yiyen, minik minik kurabiyeleri şifa niyetine hüpleten, kıtlıktan çıkmış gibi kokoreç gömen arkadaşlarıma sesleniyorum! İyi okuyun! Yemeyin anacım!)

(DENİZ EN ÇOK SANA SESLENİYORUM! YEMEYE DEVAM EDERSEN SOYADINI VERİRİM EŞİNE DOSTUNA REZİL OLURSUN!)

 

pancake with chocolate syrup on ceramic plate

Tabak tabak yemeye ek olarak en çok kilo aldıran üç alışkanlık diye sorsak?

Gözlemlerime göre:

  1. Geç saatlerde alkol ve atıştırmalık tüketimi
  2. Gece yeme sendomu olarak da bilinen uykudan kalkıp birşeyler atıştırmak
  3. Tüm sosyal etkinlikleri doyasıya yenilen bir yemekle birleştirmek kilo aldırıyor 🙁

Her gün yeni bir şey okuyoruz beslenmeyle ilgili. Kafamız biraz karışık aslında bakarsan. Annem mesai saatlerinde pancar kürü yapıyor, haftasonları kerevizi çiğ çiğ yiyor. Çarşambalara özel kefir geceleri düzenliyor. 😀 Bana da sürekli yeni laflar hazırlıyor, abidik gubidik sular içirmeye çalışıyor.

(Ana yüreği, anne olunca anlarım biliyorum.) 🙂

En son sabah uyanınca limonlu ılık su iç göbek eritiyormuş dedi. Doğruysa yapıcam, içersek göbeğimiz erir mi?

Normalde su içmeyen biriysek ve limon sıkarak, salatalık bekleterek suyu daha kolay tüketiyorsak tabii ki incelmeye faydası olur. 🙂 Ama limonlu su içip ardından iskender yersek çok etkisini göremeyiz. 🙂

(Deniz bunu okurken kebap da mı yemiyah dedi kesin! SEN YEME!)

 

lime juice on drinking glass beside sliced limes

Başka bir mit hakkında fikrini alalım: “Şekersiz 21 gün” modası var bu ara. Şekeri bırakınca dünya daha güzel bir yer mi oluyor? N’apalım, atalım mı çöpe?

Aşırıya kaçılmadığı sürece dengeli ve düzenli beslenildiğinde hiçbir besin türü sıkıntı yaratmayacaktır

İlave olarak kullanılan, tatlılarla, çaylarla tükettiğimiz sofra şekerini önermiyorum çünkü maalesef gelen bu enerjiyi harcayacak bir hayat düzeni yok çoğumuzun.

Zorla uyulan yasaklardan, kurallardan çok özgürken yapılan iyi tercihlerden yanayım. Ve şekersiz çay, kahve bence evet, iyi tercih!

 

baked pepperoni pizza with French fries

Bir de aralıklı oruç (intermittent fasting) var. Günün 16 saati aç kalıyorsun, 8 saatinde tüm öğünlerini tamamlıyorsun. Uzman görüşünü alalım mı?

Bize danışanlarımız mutlaka piyasadaki her diyetle ilgili sorular sorar bu yüzden gündemi takip etmek zorunlu hale geliyor. Diyet konusunda her sene yepyeni yöntemler, görüşler, düşünceler ortaya çıkar. Fakat henüz yeterli araştırma yapılamadan ve uzun vadedeki etkileri görülmeden yayılıp uygulanması çoğu zaman risk oluşturabiliyor. Intermittent fasting de yeni, farklı şeyler söylediğinden bir süre ilgi çekecek bir yöntem. Yiyeceklerin tüketim zamanları üzerine kurulduğundan, oruç tutmayı andırdığından ve ‘’besin seçimlerini değiştirmeye gerek yok’’ görüşü üzerinde duruşundan dolayı cazip gelecektir.

Genelde bireysel olarak araştırılıp uygulandığından kötü ya da iyi etkilerinden kişi yalnız kendisi sorumlu olacaktır. İnsan sağlığını kilo kaybı sağlanmasının önünde tutmak zorunda olan bir konumda olduğumdan, yapılan bilimsel çalışmalarla kaynaklarımıza geçmediği sürece öneririm diyemem. Bir diyet kan değerleri de göz önünde bulundurularak kişiye özel yazılmak zorunda. Vücudun uzun süreli açlık sonrası gireceği stres bilinmeyen bir sıkıntıyı tetikleyebilir. Moda diyetler geçip giderken hayatımızdan bir diyetisyen atasözü hala, yeniden, bu sene de der ki ‘’Az az sık sık yiyin.’’

Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersin?

Sağlığın değeri kaybedilince anlaşılıyor, kendimize acımasız davranmayalım. 5 kilo eksik ya da fazla kendimizi sevelim 🙂

(Deniz ben seni sevmicem 5 kilo fazlayken.)

Nehircim çok çok teşekkür ederiz konuğumuz olduğun için! Her zaman bekleriz! Sana ulaşmak isteyen okuyucularımız olursa ne diyelim?

Ben de çok keyif aldım, yine gelirim. 🙂 Okurlarınız bana instagram hesabımdan ulaşabilirler. @nehirsule

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir