Minimalizm Yolunda Az Bilinen Çok Etkili 4 Yöntem

Yazarın ilk notu; Minimalizm kişiye özeldir, herkes kendi minimal yaşamını kendi belirlemelidir çünkü insan ihtiyaçlarına, hayata yaklaşımına, uğraşlarına ve hatta sevdiklerine göre farklılık gösterir ama kendine özel olmaktan uzaklaşırsa  da tek tip olmaktan kurtulamaz, kendi yolunda bir başkasının kopyası gibi oluverir, oysa bizim minimalizmde amacımız daha sade yaşayarak fazlalıktan arınıp kendine daha da yaklaşmak ve özüne yetebilmek.   Kısacası bahsi konu olan tüm teknikleri kendine göre adapte edebilirsin;) …

Evlerimiz yaşam alanlarımız en özgür, en huzurlu, en mutlu hissettiğimiz limanlarımız.

Artık  daha sade, daha minimal yaşamlar bizlere cazip gelir oldu. Bunun nedenlerini anlatmak bambaşka bir postun upuzun anlatılası konusu sevgili kik okuru. Biz bugün burada az ile sadeleşmiş düzenli bir yaşama geçme evresinden bahsedeceğiz. Yakın zaman önce minimal bir gardroba sahip olmanız için 7 nedenimizi şurada  saymıştık. Bu kez evlerimizde ”alan yaratma”nın yollarını arayacağız.

Üstelik bunu keyifle yapacağız. Evde sadeleşme için gerekli olan ayıklamaları yapabilmenin eğlenceli yollarına bakacağız.

Minimalizm yavaşlamak, yavaşlayarak ve farkına vararak hayatı daha yüksek kalitede yaşamak demek. Benimse tam da bu yavaşlamayı özetleyen hayatıma adapte ettiğim sabit bir sloganım var;

Yavaş yavaş azal, azalarak yavaşla…

Şimdi yavaş yavaş keyifle azalmaya başlayalım;

Başlamadan önce bir de zarif bir parantez açıyorum şuraya canım KİKer, bunu gerçekten istemen ve isteyerek yapman çok önemli çünkü ancak o zaman mutlu edebilirsin kendini. Yani bu hareket seni huzurlu ve mutlu kılmıyorsa, içinden “yaşasın kendime iyi gelen bir şey yapıyorum” demiyorsan henüz hazır olmadığını belirtmemiz gerekiyor. Yok şayet ben hazırım diyorsan,

Haydi başlıyoruz ;

1. İlk madde dünyaca ünlü televizyon programcısı Oprah Winfrey in uyguladığı bir yöntem

Oprah ablamız gardırobundaki ayıklanması gereken kıyafetleri eğlenceli bir biçimde tespit etmenin yolunu şöyle bulmuş; tüm kıyafetleri askıya ters yönde asıyor ve sonra giydiği parçayı askı doğru yöne bakacak şekilde düzeltiyor. Yani önce dolaptaki tüm giysilerinin askılarını aynı yöne bakacak şekilde düzeltiyorsun ve giydiklerini tekrar yerine asarken askıyı ters çeviriyorsun, böylelikle bir zaman sonra giydiklerin ve giymediklerin ayrışmaya başlıyor . Süreyi dilediğin kadar kısaltıp uzatabilirsin. Oprah ablamız 6 ay demiş ama dilersen daha kısa veya uzun tutup kendine göre adapte edebilirsin bu süreyi. Neyse sonuç olarak 6 ay boyunca yönü değişmemiş askılar zaten “beni buradan yolla senin işine yaramıyorum” demiş oluyor.

Bu çalışma aynı zamanda evin başka dağınık alanlarında da uygulanabilir. Oyuncaklar, çarşaflar, havlular vs…

2. ‘4 Kutu’ Yöntemi

Bu yöntemde evde bir alanı temizlemek, kullanılan ve kullanılmayanı tespit edip ayıklamak için dört tane kutu ediniyoruz:

1.Kutu; çöp atmak (kesinlikle kullanılmayan eski, yırtık, kırık, yıpranmış vs eşyalar)

2.Kutu; verilecekler, kullanılmayan fakat kullanılabilir durumda olan, çok uzun zamandır ele alınmamış olanlar.

3.Kutu; zamana ihtiyacı olanlar, uzun zamandır kullanılmadığı halde ısrarla elde tutulanlar (Emin olunamayan parçalar aslında iyi durumda olup pek kullanılmayan ama nadir de olsa ele gelenler en acıklı durumda olanlar, bana kalırsa bu kutuya yolladıklarımız sevgili KİKer, onları atmaya vermeye kıyamadıklarımız olarak da adlandırabiliriz. Aslında bize hizmet görevlerini tamamlamış ama duygusal bağ kurup vazgeçemediklerimiz.) onları bir müddet o kutuda tutuyoruz ve kutuyu görünür bir yere koyuyoruz. Ne zaman hazır hissedersek o zaman onlara ne yapmamız gerektiğinin bir yolunu buluyoruz, belki de ikinci el sitelerde satışa çıkarmak iyi bir fikir olabilir.

4.ve son kutumuz ise yeniden yerleştirilecek olanlar. Hal-i hazırda bizim hayatımızda bize hizmet eden, sıklıkla kullanılan parçalar. En kolayı bu kutuyu doldurup yerleştirmek zaten. 🙂

3. 3×12 ya da 12-12-12 Challenge

Bunu da atılacak 12 eşya, bağışlanacak 12 eşya ve yerlerine yerleştirilecek 12 eşya olarak ayırıyoruz.

Eğlenceli bir şekilde 36 parçayı ayıklamış olduk bile. Biz bu yöntemi kızımla beraber onun oyuncak dolabını düzenlerken kullandık. Adeta oyun oynarcasına keyifle ayıklamıştık, kırılmış ve artık kullanılamaz olan, temiz yeni fakat kullanılmayan ve hala kullanılır olan şeklinde 3 guruba ayırarak. Ayrıca çocuklar anne babalarının yaşam tarzlarını benimser denilir ya bu gerçekten doğru, bir sonraki düzenleme zamanında kendisi bu teklifle gelebilir. 🙂

Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim biz 12*12*12 dedik ama siz eşyalarınızın yoğunluğuna göre sayıyı arttırıp azaltabilirsiniz.   Ya da başlarda alıştırma yapmak için 5*5*5 diye başlayabilirsiniz. Kısacası her zaman olduğu gibi ilk kuralımız; “Minimalizm kişiye özeldir.”

4. Son Olarak Courtney Carver’ın İcadı: ‘PROJE333’

Projemiz dünyada çok sayıda insanın uyguladığı  ve bir çoğunun  başararak adeta yaşamının bir parçası haline gelen muhteşem bir kendini deneme projesi .  En basit şekliyle 3 ay boyunca 33 parça kıyafetle yaşama projesi olarak tanımlanabilir. Projeyle ilgili çok kapsamlı bir yazı not defterimde son düzenlemeleri bekliyor. 😉

Evet umuyor ve diliyorum ki minimalizm yolunda ilerleyen kikerlarımız için feyz veren bir içerik olmuştur, eğer bu yöntemleri uygular ve deneyimlerinizi paylaşırsanız karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak kendi projelerimizi bile oluşturabiliriz..

Sevgiler…

2 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir