4 Adımda Özgüven: “O Kız” Olmak

Selam canımın içi kadınlar, güzel kızlar!

Elbette söyleyeceklerim yalnızca kızlar için geçerli değil; ama bilirsiniz çoğu zaman kızlar arasında nispeten daha yoğun ve yorucu bir savaştır özgüvenli olmak. Belki bu algıyı kendi kendimize oluşturmuşuzdur, bu yüzden bu kadar zorlanırız.

Herkesin hayranlıkla baktığı “O kız” olmanın tanımını da çok yanlış anlarız bu yüzden.

Özellikle lise döneminde benim jenerasyonumun özgüvenli insan algısı çok farklıydı. (Mezun olalı kaç yıl oldu saymak istemiyorum, hey gidi hey…) Şimdi durum nedir bilmiyorum ama biz çok yanılmıştık. Eğer aranızda “cool” olmayı baygın ve somurtkan surat ifadesiyle gezmekle, özgüvenli olmayı insanlara yukarıdan bakmakla, korkusuz olmayı vahşi olmakla, “güzel” olmayı da her zaman çok çaba sarfetmekle karıştıran varsa benden duyun isterim, o iş tam olarak öyle değil.

İçinden geldiği gibi bas kahkahayı!

Asık suratlı dolaşmak OUT, içinden geldiği her an doya doya gülmek IN.

Kendini tutmadan, nasıl görüneceğine bakmadan istediği her an kahkahalarca gülebilen kızın özgüveni kimde var size sorarım? Size “yavaşşş” diyenlere aldırmayın, ne yavaş olacakmışım be? Gülerim de eğlenirim de. Bazı insanlar tanıyorum, bi’ bıraksa kendini nasıl güzel eğlenecek, nasıl güzel çıkaracak şu hayatın tadını ama yapamıyor. Sürekli kontrollü olmak durumunda hissediyor kendini. Hayatın akışına saldığında, kontrolü kaybetmekten korkuyor, zayıf görünmekten korkuyor. YANLIŞ. Gülmek hayata “Ben korkmuyorum” demektir. Gülmek “Ben burdayım!” demektir.

Sevgi dolu ol, nezaket çok yakışacak!

Bad girl olmak OUT, nazik ve sevgi dolu olmak IN.

Kötü kızı oynamaya gerek yok, bunun özgüvenle bir alakası olmadığını sonunda İsviçreli bilim adamları ispatladı. (Yok yahu daha neler) Nefret korkudan gelir. Nerede nefret varsa orada içten içe yaşanan, için için yanan korku vardır. Gerçekten özgüveni yerinde bir insan olmak istiyorsan sevgini göstermekten, verici olmaktan, nezaketten korkmaman gerekir.

Korkmaktan korkma!

“Hiçbir şeyden korkmam, hayat vurur ben ölmem” OUT, “Korkularımın üstüne giderim” IN.

Bırakın allah aşkına, hiçbir şeyden korkmayan insan mı olur? Sorunun cevabı içinde saklı insanız bir. Ben hiçbir şeyden korkmam diyerek vahşileşmek  hem inandırıcı değil, hem “ne gerek var buna?” 🙂 Asıl cesur insan hiçbir şeyden korkmadığını iddia edip her şeye bodoslama atlayan insan değildir bana göre. Cesur insan korktuğunu bile bile korkularının üstüne gidendir, korkmaktan korkmayandır.

Elim ayağım titreyerek yaptığım işleri hatırlıyorum, ya korkudan ya heyecandan bayılacağımı adım gibi bile bile attığım adımları… Hepsiyle ayrı ayrı gurur duyuyorum. Kendimi hakkını vere vere cesur hissettiğim asıl anlar bu anlar.

Yüksekten korkmuyorsan, korkmuyorsundur… Korkmamana rağmen “bakın ben yükseğe çıktım” demen bir şey ifade etmez. Eğer yüksekten korkuyorsan hadi dizlerin titreye titreye çık bi’ binanın tepesine, bak aşağı görelim cesur musun değil misin? (Mecaz mecaz, yapmayın öyle şeyler aman ha 🙂 )

Kendini olduğun gibi sevecek kadar cesur musun? Olmalısın.

Yüksek efor OUT, çabasız güzellik IN.

Marifet olduğun gibi aynaya bakıp güzel şeyler görebilmekte. Çıkın aynanın karşısına en duru halinizle, gözünüze neler çarpıyor? Neleri sevdiniz? Sevebildiniz mi? Yoksa o kadar uzak mı kalmışsınız kendinize?

Nasıl isterseniz öyle giyinin, nasıl isterseniz öyle makyaj yapın, sakın yanlış anlamayın beni… “Sade olun biraz” falan demiyorum. “Eğer hoşunuza gittiği için değil, saklanmak için, saklamak için yüksek çaba sarfediyorsanız durun” diyorum. İnanın kimse bizi kendimizi eleştirdiğimiz kadar acımasızca eleştirmiyor.

Çok güzelsiniz.

Baya güzelsiniz.

Hepiniz işte “o kız”sınız…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir