21 Günde Sade ve Mutlu Yaşam Hareketi!

Minimalizm hakkındaki düşüncelerimi daha önce şu yazıda sizinle paylaşmıştım. Sözde sadeleşenlerden, sadeleşmeyi her şeyi bembeyaz, tek renk yapmaktan ibaret zannedenlerden uzak durulması gerektiğini düşündüğümden de (en azından bu konuda akıl almak için) öyle…

Bu yazıda kendimi tekrar edip uzun uzun minimalizm akımından, ne olduğundan, neden tercih edildiğinden bahsetmek istemiyorum. Zaten bununla ilgili benim blogum da dahil olmak üzere yüzlerce yazı bulabilirsiniz. Ben kısaca sade yaşamanın insanın kendisine hizmet etmeyen şeyleri hayatında barındırmamasını sağladığına, asıl yaşama amacına odaklanmasına yardım ettiğine, kişinin kendisini dışardan değil de kendi ruhundan beslemesini kolaylaştırdığına inananlardanım. Bu yüzden de daha sade yaşamak isteyen fakat nereden başlayacağını bilemeyenler için daha önce bizzat denediğim küçük bir rehber hazırlama niyetindeyim, kısmet bugüneymiş.

Her gün sadece tek bir alana odaklanıp oradaki fazlalıklardan arınmaya veya söz konusu madde neyse onun üzerinde çalışıyoruz. Dağılmayacaksınız, söz veriyorum. Ha bir de ilk 5 günde bırakanlar için söylüyorum, en zor maddeler en başta. Yani git gide daha hafif görevler bekleyecek sizi, buna da söz veriyorum. Sadece istikrarlı olmanız lazım.

21 günün sonunda hafifleyip yaşam amacınıza odaklanacağınızı, hayata dair vizyonunuzu netleştireceğinizi, kendinize daha fazla vakit ayıracağınızı düşünüyorum. Denemeye değer…

Hadi başlıyoruz!

  1. Evin içinde belki en çok ayağımıza dolananlar: kıyafetlerimiz… Dolabı temizlemekle başlayalım. 3-4 yıldır giymediklerinizi zaten bir daha giymeyeceksiniz güvenin bana. Dolapta çürümeyi beklemesinler, ihtiyacı olanlara gitsinler…
  2. Ah şu aynısından 30 çeşit aldığımız kozmetik malzemelerimiz… Dolabınızdaki yıllanmış kremlerden, üç asırdır yaşamaya çalışan kurumuş rimellerden, kokusu bozulmuş parfümlerden ve diğer tüm “Ben bu ürünü beğenmedim” dediğiniz şeylerden kurtulun. Bir dahaki sefere de her bulduğunuzu araştırmadan almayın 🙂
  3. Ayakkabılar. Sevgili kadınlar, en çok zorlandığınız bölüme mi geldik? Yoldan dönmek yok, gazanız mübarek olsun!
  4. Aksesuarlar. Yavaş yavaş hafiflemeye başladığınızı varsayıyorum… Takmadığınız saatler, kararmış aksesuarlar, bir kere bile üzerinizde görülmeyen hediye geldiği için kıyamadığınız takılar…
  5. Ev eşyaları. Kimse bana “Şu da laf olsun diye şurda dediğim hiçbir şey yok” demesin… Alıcı gözüyle evinize tekrar bir bakın. Hangi eşyalar sırf laf olsun diye oradalar?
  6. Kitaplar. Hepisini çöpe atın demiyorum tabi ki. Bir daha çevirip okumam dediğiniz, sizde hatırası olmayan kitapları bırakın başkaları da okusun. Siz de yenilerine yer açmış olursunuz… Vermek istediğiniz kitapları @hipder ‘e bağışlayabilirsiniz. Hem başkaları okumuş olur, hem canımız hayvanlarımızın ilaç, mama, tedavi ve diğer ihtiyaçları giderilir. Oh mis! (Bu arada kullanılmamış/az kullanılmış kozmetik malzemelerini de gönderebilirsiniz bu derneğe.)
  7. Mutfak. Zamanı geçmiş yiyecekler, kullanılmayacak mutfak malzemeleri, sapı koptuğu için asla kullanamayacağınız tavalar…Hoşçakalın, biz ferah mutfaklar seviyoruz.
  8. Telefon. En zorlandığım bölümlerden bir tanesi… Kullanmadığınız appleri, fotoğraflarınızı, hatta rehberdeki o kim olduğunu hatırlayamadığınız kişileri temizlemenin vakti geldi.
  9. Fotoğraf arşivi. Evet buraya ayrı bir gün hatta bir ay versek yetmez artık. Eskiden fotoğraf çekmek uzun, zahmetli bir o kadar da kıymetliyken şimdi hepimiz dakikada 30 tane selfie çekiveriyoruz. Havayı, yemeği, bardağı, evi, kuşu köpeği çeke çeke dijital fotoğraflarla doldu bilgisayarlar, tabletler, telefonlar. Aynı pozdan onlarca çektiğiniz fotoğraflardan sadece bir tanesi kalmasın mı? Kalsın ki ileride geçmişe dönüp bakmak istediğimizde boğulmayalım.
  10. Onuncu güne özel: insanlar… Hayatımızda sadece eşyalar mı yer kaplıyor zannediyorsunuz? Size iyi gelmeyen insanları hayatınızdan çıkarmanın vakti gelmiştir belki de… Gaza gelip öyle herkesi silip atmayın yalnız. Sadece size iyi gelmeyenleri, her buluştuğunuzda yalnızca kötülüklerden ve dedikodulardan bahsettiğinizi, sürekli sizi eleştirenleri… Anladınız siz kimler onlar.
  11. İnançlar… Size hizmet etmeyen inançları unutmamak lazım. Gün içinde aklınızdan geçen negatif düşünceleri ve bunların gerçekliğini sorgulamanın tam vakti. Şöyle bir sorun kendinize, kafanızda kurduğunuz kötü senaryoların kaçı gerçekleşiyor? İnançlarınızı değiştirmek için olumlamaları kullanabilirsiniz.
  12. Hayatımız alışkanlıklarımızdan ibarettir diyorlar. Neyi alışkanlık haline getirirsek o bizim hayatımız olur. Farkında bile olmadan alışkanlık haline getirdiklerinize odaklanıyorsunuz bugün. Kağıt kalemler tekrar çıksa çok iyi olur.
  13. Sosyal medya hesaplarınız. Yıl 2018 olunca temizlenmesi gereken yegane şeylerden biri de bu oluyor haliyle. Üye olduğunuz sitelere, ilgilenmediğiniz halde hala mail kutunuzu dolduran bloglara (Lütfen küçük ilham kutusu olmasın, amin…), “bir ara çıkmıştı öyle üye olduk kaldı” dediğiniz sosyal medya uygulamalarına göz atma vakti.
  14. Takipçileriniz, sosyal medyadaki arkadaşlarınız. Evet doğru okudunuz. Herkese tek tek bakmanızı rica ediyorum. Gerçekten orada duran herkesin hayatınızda ne olup ne bittiğini görmesini istiyor musunuz? Yoksa hesaplarınızda “Hakikaten bu kim ya?” dediğiniz birileri var mı?
  15. Kalemler, defterler, kırtasiye malzemeleri… Şimdi bakın bakalım kaç tane “çoktan tükenen tükenmiş kalem” tutuyormuşsunuz evinizde.
  16. Çantanız. Özellikle kadınlar, çanta ayıklama anınızda yanınızda olmayı çok isterdim. Sahi o sakız kaç senedir orada? Kadın çantalarında kaybolmaya son!
  17. İlaçlar. Çok bir şey söylememe gerek yok herhalde… Ölmeye niyetli değilseniz tarihi geçmiş ilaçlarınızdan kurtulun ki bir gün yanlışlıkla eliniz gidivermesin.
  18. Sona yaklaşıyoruz… Yeterince güzel temizlik yaptık bence. Şimdi de kafamızdakilerden, düşüncelerimizden arınma zamanı. Gün içinde o kadar çok şey düşünüyoruz ki… Bugün bir meditasyon yapmayı deneyim zihinimizi arnıdırmaya ne dersiniz? Önerilerim de vardı şurada bir yerde… Daha Mutlu Yaşamak İçin Telefonumdaki 6 Uygulama (Video)
  19. Bugünden itibaren bir hafta boyunca satın alacağımız her şeye “Gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusunu soruyoruz. Bir hafta boyunca gerçekten ihtiyacımız olmayan hiçbir şeyi almıyoruz. Bakalım dünyanın sonu geliyor muymuş?
  20. Ne çabuk geçiyor değil mi? Bugün dış dünyadan kendimizi soyutluyoruz. Sadece kendiniz için yaşayacağınız bir gün bugün. İşe veya okula gidiyor olabilirsiniz, hiç önemli değil. Bugün içinizden geldiği gibi giyinin, içinizden gelmeyenlerle görüşmeyin, içinizden geliyorsa seni seviyorum deyin, sabah kahvenizi yapıp evden çıkın, en sevdiğiniz müziği dinleyin, güzel bir banyo keyfi yapın… Ana fikri anladınız, ana fikir SİZSİNİZ.
  21. Geldik son güne. Gerçekten hedefleriniz ve amacınız doğrultusunda mı yaşıyorsunuz? Yoksa sürükleniyor musunuz? Bugün sade ve sadece şunu sorun kendinize, “Benim hayatımın amacı ne?” Cevabı bulmadan günü kapatmak yok. Bir kağıdın üstüne cevabınızı büyük harflerle yazın. Ardından aşağıya hayatınızda gerçekleştirmek istediğiniz hedeflerinizi sıralayın. Artık fazlalıklarınızdan kurtuldunuz, yürekten tebrik ederim sizi harikasınız! Şimdi sürüklenmeyi bırakıp amacınızın bilincinde yaşama zamanı!

Hedef Ajandası tam da burada çok işime yarar diyorsanız: KİK Shop

Küçük İlham Kutusu’na e-posta aboneliğiniz varsa bu hedefleri printerdan çıkartabilmeniz ve yaptıkça tik atabilmeniz için PDF formatında ayrıca göndereceğim. Yoksa e-posta adresinizi buraya bırakabilirsiniz. 🙂

Deneyimlerinizi benimle paylaşmayı unutmayın.

Sizi çok seviyor, bol şanslar diliyorum…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s