2017 Sen Beni Çok Değiştirdin | Olanlar Bitenler, Öğrendiklerim…

Ah 2017…

Daha geçen günlerde 2016’nın Suçu Yok | Yeni Yıldan Dilekler yazısını yazdım, okudunuz, uzun uzun konuştuk, dertleştik… Şimdi bana yeni yıl geliyor diyorsunuz. Zamanın bu kadar hızlı geçmesi beni korkutuyor, yaşlanıyor muyum ben yoksa? Bütün anlarımı sindire sindire, yavaş yavaş yaşamak istiyorum. Bir gün 48 saat olsun istiyorum hatta, yetkililere seslenilsin.

Bana bu yıl ne yaptın diye soracak olursanız “Öğrendim!” derim. Çok şey öğrendim ben 2017’den.

Kimliğimi aramayı öğrendim.

Kendimi bulmak için kendime çok soru sordum. Kimdim yahu ben! Nasıl bu kadar tezat barındırabiliyorum içimde? Neşeli miydim, hüzünlü mü? Sevecen miydim? Yoksa sarkastik bir yapım mı vardı? Sonra tanımladım kendimi. Kendinizi Nasıl Tanımlarsınız: Tezatlarımla Evet tezatlarımla, kenarlarımla ve köşelerimle tanımladım kendimi. Beni ben yapan bütün sıfatlarımı kabul ettim. Oh be dedim… Bu sıfatların hepsiyim ben!

Hazmetmeyi öğrendim.

Hayatımda dağ gibi yer kaplayan şeylerin yokluklarıyla yüzleştim. Kimileri çıktı hayatımdan. Keyifsiz kaldım. Kime anlatacaktım “Yolda kimi gördüm, inanamazsın!” diye? Ve kim şaşılacak bir şey olmadığı halde deli gibi şaşıracaktı bu duruma? Başıma kötü bir şey geldiğinde ağlanacak halime kiminle katıla katıla gülecektim? Derdimi kim dinleyecekti… Eski Dostlara, Yol Arkadaşlarına… yazdığım mektupların kahramanlarından bazılarına veda etmeyi ve dahası birini sevmek için illa hayatında olmasına gerek olmadığını öğrendim. Birini zihninde serbest bıraktığında, hala beraber yürüyecek yolunuz varsa, hayatın bir şekilde tekrar seni onunla birleştirdiğini öğrendim. İnsanların yüzüne “nerdeydin sen!” diye bağırmayı öğrendim. İçindekileri dışarı vurunca nasıl hafiflediğini… Sonra sarılmayı… İnsanın aynı anda hem sevgiyi hem öfkeyi bünyesinde nasıl barındırabildiğini…

Değişimden oldum olası korkan bir insan olarak değişmeyi öğrendim.

“Saçımı, evimi, hayatımdaki insanları, alışkanlıklarımı, eşyalarımı değiştirmek istemez hatta hepsiyle aramda ciddi duygusal bağlar kurardım. Sonra öğrendim ki değişim benim karşı koyabileceğim ya da seçebileceğim bir şey değilmiş.” Uzun bir dönem Yeni Bir Hayat ve Konfor Alanı arasında sıkışıp kaldıktan sonra dışarı çıktım. Evden dışarı çıktım, konfor alanımdan dışarı çıktım, düşüncelerimin ve limitlerimin dışına çıktım. Uzun zamandır ‘hayal’ diye nitelendirdiğim şeylerin üstüne ‘hedef’ yazdım:

Hayalle hedef arasındaki farkı öğrendim…

Korktuklarım başıma geldi zaman zaman. Yolunda gitmedi bir şeyler ve domino taşı gibi peşpeşe üzerime yıkıldı bazı sorunlar. Ama sevdiklerin yanındayken, ailen sana sıkı sıkı sarılıyorken, sevdiğin adam yanıbaşındayken, seviliyorken ve hala sevebiliyorken,  Bir Pazar Sabahı ‘nın çok keyifli olabileceğini öğrendim. Elindekilere tutunmayı öğrendim, çok mutlu olmayı öğrendim, şükretmeyi öğrendim.

Aşkta Kuralları Baştan Yazmak neymiş onu öğrendim. Kuralları baştan yazdım. Çok sevmeyi öğrendim ve bu yazıyı sevgilime ithaf edebilecek kadar cesur olmayı…

23. yaşıma veda ettim 2017 şubatta. 23 Yaşından Öğrendiğim 23 Şey ‘i kazıdım aklıma. Yola öyle devam ettim. Daha ben gibi, daha özgür… Özgürlüğün kimseye hesap vermeden bir yerden bir yere gidebilmek olduğunu zannederdim. Kimsenin sana karışmaması…

Ama ben bu sene özgür olmanın tüm koşullardan bağımsız da mutlu olabilmek olduğunu öğrendim.

Bir arzuya, bir koşula hatta bir insana sıkı sıkı bağlandığımızda, onsuz nefes alamayacak duruma geldiğimizde o şeyin tutsağı olduğumuzu öğrendim. Koşullarımdan bağımsız mutlu olabilmek için adımlar attım.

… ve sonra o kurala bu öğretiye uyacağım diye hayatımı çorbaya çeviren ben kendi kurallarımı koymayı öğrendim. Örnektir Satılmaz: Benim Hayatımın Kuralları ‘nı koydum masaya. “İşte” dedim, “Sizinkileri bilmem, bunlar benim kurallarım! “Bundan sonra bunlara göre yaşayacağım, bu yılı da burada kapatacağım!”

Tam yıl bitiyor derken 2017 bana hayatımın en büyük dersini verdi. Şu hayatta en çok değer verdiğim şeylerin başlarında gelen Köpük’üm hastalandı. Toparlanamadım. Toplamaya çalıştıkça daha da dağıldım. Sevdiğinin ayağına taş bile değmesin istiyor insan. Ama konu sevdiğin olunca hayat seni öyle bir dik durmaya zorluyor ki, işte bunu öğrendim… Şartlar seni zorlamadıkça kim olduğunu, sınırlarını, neler yapabileceğini bilemezmişsin. Şartlar beni zorladığında neler yapabileceğimi öğrendim. Şimdi ikimiz de iyiyiz. 🙂

2017 benim için mutlu sonla bitiyor. Çok şey öğrendiğim, hayalimdeki hayatı netleştirdiğim, hedeflerime sağlam adımlarla yürüdüğüm, gereksiz olan, kalabalık yapan her şeyden kurtulup özde yaşamaya başladığım bir yıl oldu. Sizin yılınız nasıldı? Mutlaka başınıza kötü şeyler gelmiştir, tahmin edebiliyorum. Eğer “Çok kötüydü, rezaletti bir an önce gitsin.” diyorsanız bir dakika durun ve neler öğrendiğinize bakın. Eminim size de çok şey katmıştır.

Ben seni geldiğin yere öperek, yanaklarını sıkarak gönderiyorum 2017. Bana öğrettiğin her şey için minnettarım.

…ve 2018, biz hazırız!

3 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir