Gerçekten Özgür müsün? Serbest Bırak İnanayım

kucuk ilham kutusu freedom

Özgür müsünüz?

Özgürlük nedir?

“Özgürlük kişinin istediği an istediğini yapabilmesi, kimsenin ona karışmamasıdır. İstediği an başını alıp gidebilmesidir. Hiçbir yere bağlı kalamamasıdır.”

-mıdır?

Yıllarca özgürlüğü ve tutsaklığı böyle tanımladığım için insanların özgürlük ihtiyacını da hiçbir zaman anlamadım. Özgür olmaya ihtiyacım yoktu çünkü evimi, ailemi, içinde bulunduğum yeri çok seviyordum ve başımı alıp bir yere gitmek gibi bir derdim yoktu. Özgür olmak isteyen insanlar mutsuz insanlardı hem bence. Neden bir yeri terk etme arzusuyla yanıp tutuşurdu ki insan?

Hiç de böyle bir şey değilmiş özgür olmak.

Özgür olmak zihinsel ve ruhsal bir durum. Gidilen, kalınan yerin özgürlükle hiçbir alakası yok. Sizi bilmem, ben artık özgürlüğü koşullardan bağımsız olmak olarak tanımlıyorum. Gitmek istediğin okula, yapmak istediğin işe, kurmak istediğin arkadaşlığa, birlikte olmak istediğin kadına veya adama, cebinde olmasını istediğin para miktarına, hayatımızdaki herhangi birine bağımlı olmamak. Onlar olmasa bile hayatına istediğin şartlarda devam edebilmek… Ne yazık ki bir arzuya veya bir koşula, hatta bir insana sıkı sıkı bağlıysak o şeyin tutsağı oluyoruz. Şartlarımız onun hayatımızda var olup olmaması ile değişiyor. Hayatımızın nasıl şekilleneceği artık bizim kontrolümüzden çıkıyor ve o arzunun, hayatımızdaki o insanın, o durumun insafına kalıyoruz.

Bunun ne kadar ciddi bir durum olduğunu sıkı sıkıya bağlı olduğumuz şey bizi boğmaya başlayıp nefes almamızı engellediği zaman idrak ediyoruz çoğu zaman.

Özgür kalmanın anahtarı serbest bırakmak ve affetmek.

Serbest bıraktığında muhteşem şeyler olduğunu deneyimlemiş biri olarak söylüyorum. Geçen gün tuttuğum bir not defterini kurcaladım, bundan bir buçuk sene önce aynen şöyle yazmışım, “Mutluluğumu koşullara bağlamayı bıraktım. Etrafımda kötü duyguları içeriye geçirmeyen bir kalkan varmış gibi hissediyorum. Dışarıda bir şeyler oluyor ama içeriye, yani bu tarafa geçemiyor…” Bırakmak, affetmek kulağa geldiği gibi kolay değil, biliyorum. Bizi bu kadar üzen o insanı nasıl olur affederiz ya da her gün hayalini kurduğumuz, arzuladığımız o şeyi nasıl salıveririz? Hayatın da böyle bir mizah anlayışı var ne yapalım; özgür olmak istiyorsak yapmak zorundayız. Bizi üzen insanın yoluna gitmesine izin verdiğimiz zaman, hayalimizin gerçekleşmeme ihtimaliyle barışık olduğumuz zaman, tüm şartları salıverdiğimiz zaman özgürleşiyoruz. Mutluluğumuza karşı kullanılacak hiçbir koz kalmıyor ortada, korkusuz oluyoruz, endişelerimiz yok oluveriyor. İşte özgürlük tam olarak böyle bir şey bence.

Özellikle biri canımızı yaktığında çok büyük bir yanılgının kucağına düşüyoruz. Ondan nefret edersek, bu duyguyu canlı tutarsak uzaklaşırız, kendimizi savunabiliriz, kalkanlarımız hep açık olur zannediyoruz. Bana kalırsa öfke, nefret, kin, intikam, hırs gibi duygular birine sıkı sıkıya bağlanmanın başka bir yoludur. Sandığımızın aksine bizi savunmasız bırakıyor, bu güçlü duygular bizi kör ediyor. Bunu çok iyi biliyorsunuzdur büyük ihtimalle, birçoğumuz bu yanılgıya düştük, düşüyoruz. Kolay olmasa da bizi iyileştirecek olan affetmektir. Burada affetmek derken yapılanları onaylamaktan veya hak vermekten bahsetmiyorum. Hatta hayatınıza geri almaktan da bahsetmiyorum. Anlamaktan bahsediyorum. Karşımızdaki insanın da geçmişten gelen korkuları, endişeleri, çıkarımları, hayattan kendince öğrendikleri var. Yaptığı şey ne kadar kötü olursa olsun kendince yaptığı şeyi mantıklı bir sebebe oturttu, bunu zalimlik olsun diye yapmadı. Malesef iyileşmek için bunu kabul etmek zorundayız. Onaylamayın, hak vermeyin hatta istemiyorsanız hayatınıza geri kabul etmeyin. Sevmek zorunda değilsiniz, sevmeyin. Ama nefret de etmeyin. Bırakın yoluna gitsin.

Canınızı acıtan insanları bağışlayıp bırakın, sıkı sıkıya tutunduğunuz koşulları bırakın, çok istediğiniz şeye sahip olamamanın sizde yarattığı endişeyi bırakın.  İşte o zaman o kişinin, o hayalin, o koşulun esaretinden kurtulursunuz, varlığına hissettiğiniz bağımlılığı yok edersiniz. Özgür olursunuz.

Tekrar soruyorum…

Özgürlük nedir?

Özgür müsünüz?


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s