• 23 Yaşından Öğrendiğim 23 Şey

    25 şubatta 24’üme girmişken kendime not, Kendini hiçkimse için ihmal etme. Sonsuza kadar yanında kalacağını düşündüğün insanlar bir gün gidebilir. Kendinle arkadaş olman lazım ki bir gün kendinle başbaşa kalmak zorunda olduğunda yapayalnız hissetme. Seni zehirleyen, sana iyi gelmeyen insanlarla sırf hayatın dolsun diye, dostlar alışverişte görsün diye görüşmek zorunda değilsin. Mesafe koymayı öğren. Bazı insanlar bazen yokluklarıyla daha çok huzur verebilir. Aşk; mutluluk, güven, huzur ve heyecanı aynı yerde bulabildiğin çok mühim bir müessesedir. 🙂 Sahip çık. Ayağın takılabilir. Düşebilirsin. Bu o kadar normal ki… Bir gün kalkacağını bil yeter. Aile her şeydir! En zor zamanlarında onların göğsüne koy kafanı. Orada geçmeyen hiçbir dert yoktur. Bir de hiçbir şey…

  • Bullet Journal | İçinde Neler Var?

    Günaydın! Ben geceden yazıyorum ama umarım uyandığınızda sizin sabah kahvenize eşlik eder. Biliyorum çoktandır bullet journal hakkında yazı yazacağımı söylüyorum; biraz dolmasını ve tecrübe edinmeyi bekledim. Çünkü bu defter yaptıkça güzelleşiyor… Bullet journal’ı duymayan kaldı mı bilmiyorum, bir anda hayatlarımıza dahil oldu. Ben de aralık ve ocak favorilerimi anlattığım yazılarda üstü kapalı bir şekilde bahsettim. (burada ve burada) Ne işime yaradı, nasıl yaptım biraz ayrıntılı bahsetmek istedim. Kendisi basitçe içindeki her şeyi bizzat yarattığımız bir ajanda. “Ne gerek var normal ajandaların suyu mu çıktı?” diyor olabilirsiniz. Bu defteri hazır ajandalardan ayıran ö zellik içeriğine ve tasarımına tamamen kendimiz karar veriyor olmamız. Daha özgür kalıyoruz böylece sadece günlük işlerimizi değil birçok şeyi…

  • Aşkta Kuralları Baştan Yazmak

    Gerçek sevginin ne olduğunu bilmeden, birilerinin sana acı çektirmesini aşık olmak sandığınız zamanlarınız oldu mu? Bizim jenarasyonun yarasıdır… Ne tür diziler izlemişsek, neler okumuşsak gençliğimiz böyle ilişkilerle yandı kül oldu vallahi… 🙂 Gerçi Vahşi Güzel, Rosalinda gibi dizilerle büyüyen bir nesilden ne beklenirdi bilemiyorum. Ben size aşk acısı çekmeyin demiyorum, siz yine çekiniz efendim. Ama sevmeyi de ihmal etmeyin. Çünkü bazen üzülmekle o kadar meşgul oluyor ki insanoğlu, neye üzüldüğünü bile unutuyor. Ben de dizilere konu olacak müthiş üzülmeler yaşadım elbet. (Yazar burada gençliğine bakarak iç geçirir…) Yok yok, daha 24’üne yeni basacak olan bir çıtırım hahayt. Bu arada doğumgünüm 25 şubat hani kutlamak isterseniz falan… Neyse konuya dönüyorum; bu…

  • Bir Pazar Sabahı

    Uyanıyorum. Saat 10’dan 11’e kadar güneş yatağıma vuruyor. Güneş yatağıma vurduğunda daha mutlu uyanıyorum. Babam yatağımın başına gelmiş meyvesuyunu çocuk gibi höpürderek bu sesle beni uyandırmaya çalışıyor. Bir adam her zaman gülebilir mi? Onun yüzünden evde en büyük depresyonum 10 dakika sürüyor. Annemin uyandırma yöntemi biraz daha sinir bozucu; uyanana kadar sesinin en tiz tonuyla en saçma şarkıları seçip söyler. Olsun, en kötü uyanışım böyle olsun… İtiraf edeyim huysuz olduğunda hiç çekilmez hatta huysuzlandı mı hemen sığınaklarımıza kapanırız. Gel gör ki tatlı olunca tadından yenmez. Her neyse, köpük tuvaletini yapmaya çıkmış, iyi… Hava da soğuktu zaten hiç çıkasım gelmemişti. Jaluzileri kaldırıp pencereyi açıyorum; oda ışıkla ve temiz havayla doluyor. İşte…

  • Yeni Bir Hayat ve Konfor Alanı

    Değişimden oldum olası korkan bir insandım. Hiçbir zaman riski sevemedim, garanticiydim. Saçımı, evimi, hayatımdaki insanları, alışkanlıklarımı, eşyalarımı değiştirmek istemez hatta hepsiyle aramda ciddi duygusal bağlar kurardım. “Aman ha hayatımda hiçbir şey değişmesin, her şey aynı kalsın.” Sonra farkettim ki değişim benim karşı koyabileceğim ya da seçebileceğim bir şey değilmiş. Hayatımızda bir şeyler istesek de istemesek de değişiyor, değişecek. Ya onunla barışırız ya da eski olan her şeyi özleyerek hayatımızı geçiririz. Bu seçime en güzel örnek üniversite mezuniyetimdi sanırım. O kadar güzel bir üniversite hayatı yaşamıştım ki mezun olduktan sonra aklıma ne zaman gelse o günlerin geride kalmasına, o hayatı bir daha yaşayamayacak olmama üzüldüm. Yani tercihimi üzülmekten yana kullandım. Halbuki…