fbpx

Sadece Eski Arkadaşların Sahip Olduğu 4 Özellik

Özellikle lise yıllarında aşk, biz kızların en güzel, en süslü, en cafcaflı parçasıdır. Dünyanın sırf o var diye döndüğünü sandığımız, ayrılınca yerin ayaklarımızın altından kayıp gittiği bir anımız, bir de aşkımız(!) vardır genelde. Onlar gelir geçer dediler. Geldi geçti.

Peki ya dostluk?

Dostluk çok kıymetli. En kıymetli dostların eski dostlar olmasının bir sebebi olmalı değil mi? Eski dostlukları bu kadar özel yapan birkaç sihirli şey var…

1. Zaman sizi çok farklı bir insan yapmış olsa bile, değişseniz hatta yıpransanız bile o sizin aslında nereden geldiğinizi çok iyi bilir.

Üstünüz başınız kirlense bile o sizin aslında kim olduğunuzu bilir. Gerektiği zamanda da çok güzel hatırlatır. Geçmişten gelen bir fotoğraftır, bir aynadır eski dost. Her baktığınızda kim olduğunuzu hatırlarsınız.

Kaybolmanıza müsade etmez.

2. Üzülerek söylüyoruz, eski dostunuz ergenliğinizin şahididir…

Şimdi geçmişe bakıp kendinizle dalga geçtiğiniz her şeyi onun yanında yapmışsınızdır. O pozlara, o saçlara, şimdi aslında hiçbir şey bilmediğinizi gördüğünüz o hayat görüşlerinize şahit olmuştur. Ona asla rezil olmazsınız, olamazsınız.

3. Ondan kim olduğunuzu saklayamazsınız, ona olmadığınız biri gibi görünemezsiniz.

Sizi kitap gibi okumuştur, hem de defalarca. Sizi çok iyi tanıyan birinin yanında kendinizi huzur dolu hissedersiniz. Kendinizi anlatmaya, nedenlerinizi açıklamaya hiç gerek yoktur. Su gibi olursunuz onun yanında. Şekilsiz, kalıpsız, olduğunuz gibi.

4. En zor zamanlarınıza, en mutlu günlerinize şahittir.

Kısacası eski dost sizin hayatınızın yakın şahididir. Bir şeyden bahsederken geçmişten referans verebilmenin keyfi hiçbir şeyde yoktur. “Aynı eskiden olan X olayına döndü bu, o zaman da böyle böyle olmuştu.” veya “Ahmet vardı ya hani…” O X olayını da, Ahmet’i de hatırlıyordur. Hikayeyi baştan anlatmak zorunda kalmazsınız. Geçmişiniz ortaktır, geleceğiniz de öyle olsun istersiniz.

“Eğer insan ilişkileriyle ilgili bir tavsiye verecek olsan, ne olurdu?” deseler kesinlikle şöyle derdim:

Aşk güzeldir, aşk olsun. Kalpler çarpsın. Ama arkadaşlar da çok güzeldir. Hele eskileri… Değmeyecek hiçbir şey için yakın arkadaşınızın kalbini kırmayın, kırsanız bile gidin alın. Özür dilemenin erdemini deneyimleyin.

Çünkü o aşk bittiğinde ağlayacak bir omuz, sizi elinizden tutup kaldıracak bir el arayacak olabilirsiniz. Ve aklınızda olsun, arkadaşınızın omzu ağlamak için dünyanın en güzel yeri.”

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK’i bizimle tanıştıran Ceren, Uluslararası İlişkiler ve Halkla İlişkiler bölümlerinin mezunu. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. Bilinçaltı Dönüşüm Programı, NLP ve Yaşam Koçluğu eğitimlerini tamamlayarak sevdiği işi yapmak için kişisel gelişimin mucizevi dünyasına girdi. KİK’in kurucu editörlüğünü üstlenmekle birlikte, NLP uygulayıcılığı ve Yaşam Koçluğu yapıyor. İzmir’de yaşıyor. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, durmadan konuşmaktan ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.

Bir yorum

  • Sena

    gerçekten çok haklısın. eski dostluklar çok başka. lise arkadaşlıkları da çok başka. ben hiç üniversiteede en yakın arkadaş vs bulamadım, bulduysam da sonradan terk edildim. geriye 5 yaşından bu yana beraber büyüdüğüm, ve lise1de tanışıp kitap yazdığım iki kkişi var. bu iki kişi benim seçtiğim ailem.
    umarım hep hayatımda kalırlar ve hep huzurlu, mutlu ilişkimiz olur aramızda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir