Kendinizi Nasıl Tanımlarsınız: Tezatlarımla

Processed with VSCO with a6 preset

Ben de farkındayım, tezatların insanıyım.

Beni arkadaşlarıma sorsalar muhtemelen ilk söyleyecekleri şey “eğlenceli” olur. Eğlenmeyi çok severim, çok gülerim, hatta her zaman gülerim. Dans etmeye, şarkılara en cırtlak tonunda eşlik etmeye, şımarmaya bayılırım. Gel gör ki duygusal en ufak bir film sahnesine saatlerce ağlarım. Eğer bir aşk acısı çekilecekse, en iyi ben çekerim. Üzülmekte de fena değilimdir yani.

Hayat dediğim şey sade olsun isterim. Kendime düşünecek ne kadar az şey bırakırsam yaşamaya o kadar vakit kalır. Çok mutlu olduğum anlarda gözlerimi kapatıp teşekkür ederim, başka hiçbir şey düşünmeden o anda kalmaya çalışırım. “Az düşün, çok yaşa.” Gel gör ki takıntılıyım. Her şey planlı olsun isterim. Rutinimden çıktığımda veya bir şeylerin yolunda gitmediğini hissettiğimde saatlerce oturup düşünürüm. Çözüm bulana kadar da masadan kalkmam.

Son zamanlarda kalbim biraz daha yumuşadıysa da öyle herkesi sevip bağrıma basamam. Hiçbir zaman bütün insanları kucaklayan biri olmayacağımı biliyorum. Herkesi olduğu gibi kabullenebilirim fakat herkesi sevmek zorunda değilim. Zaman zaman iğneleyici söylemlerim, sarkastik tavırlarım vardır. Gel gör ki oldum olası insanlara hiç kıyamam. İnsanların kötü durumlara düşmesine dayanamam. İnsanlarla alay edilmesine hayatta tahammül edemem ve yardıma ihtiyacı olan kimseye sırt çeviremem.

Sıcakkanlıyımdır, beni tanıyan birçok insanla bu konuda hemfikiriz diye düşünüyorum. Fakat mesafe benim için çok önemlidir. Saygı denilen çizginin aşılmasına müsade etmem. Kahkahalarla gülerken şaka dahi olsa saygısızlık olarak sayılabilecek bir cümle sarfedildiğinde bir anda buz kesilebilirim. Hoşlanmadığım insanlarla aynı ortamda olmak durumunda kalırsam buzdolabı gibi olabilirim, rol yapamam. Tahmin edersiniz ki sıcakkanlı olmak ile buzdolabı kadar soğuk olmak arasındaki mesafe hayli uzak.

Bu liste böyle devam eder…

Senelerdir kendime yer bulmaya çalıştım sıfatların içinde. Hangisiyim ben? Melankolik mi eğlenceli mi? Sıcakkanlı mı mesafeli mi? Sevgi dolu mu, sarkastik mi? Bu yüzden en çok zorlandığım sorulardan biriydi iş görüşmesindeki “kendinizi nasıl tanımlarsınız?” sorusu. Şimdilerde sıfatların içinde kaybolmaktan, kendime yer aramaktan vazgeçtim. İnsan dediğimiz varlık aynı anda hepsini özünde barındırabiliyormuş. Öğrendim. Kendimi nasıl tanımlarım diye sorarsanız, üsttekilerin hepsiyim. İnsan olmanın en eğlenceli yanı çeşitliliği belki de.

Kendimi kenarlarım ve köşelerimle, karanlık ve aydınlık taraflarımla kabul edip seviyorum.

Hala hangisi olduğunu seçemeyenler için de aynısını diliyorum.

Sevgiler


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s