fbpx

En Çok Ben Sevdim Beni!

Bugün eski fotoğrafları kurcalarken bundan iki sene önce tam bu zamanlara döndüm. İçim sıcacık oldu. Hatırladım. Ben olmayı hatırladım, bir olmayı hatırladım. Hayatımın en kötü günlerini yaşayacağımı zannederken hayatımın en güzel günlerini yaşadığım bir yazdı. Ben olmayı öğrendiğim, kendi elimden tutup kendimi ayağa kaldırdığım yazdı. O yaz ne güzel bir yazdı…

Yüksek dozda bağımlılık duyduğum uzun bir ilişkiden çıkmışım. Üstelik kendimi bildim bileli bugüne kadar hiç ilişkisiz kalmamışım, tek olmak ne demek bilmiyorum… Bütün arkadaşlarım aynı dönemde sanki inadına yapar gibi deliler gibi aşık olmuş, kelebekler gibi uçuşuyorlar ortalarda. Ben yalnızım, kimse farkında değil, korkuyorum. Nasıl yaşanır, ne yapılır bilmiyorum. Günler nasıl geçer, insanlar ne yapar ilişkileri yokken bilmiyorum.

Sağıma baktım, soluma baktım, önüme arkama baktım kimse yok… Ben de mecbur daha önce hiç bakmadığım, elimde kalan son yere bakmak zorunda kaldım. İçime… Korkularımı kendime anlattım, kendimi dinledim sonra geçtim karşıya kendime öğütler verdim. Onu bunu boşver sence sana hangi saç rengi yakışır dedim, kendime sordum, kendim cevapladım. Üzülmek mi istiyorsun, gel üzülelim dedim. Açtım bir şarap bir de spotify, kendimle kadeh tokuşturdum. Ben hiç suşi yemeye cesaret edemedim dedim, tuttum kendimi kolumdan yemeye götürdüm. Kalk hava alalım dedim, taktım kulaklığı gece sokaklarda yürüdüm. Yavaştan gelen sonbaharın serininde kendime en sevdiğim kahveden ısmarlayıp ürpererek içtim. Okumak isteyip zaman bulamadığım için okuyamadığım bütün kitapları okudum. Görüşmek isteyip denk gelemediğim için görüşemediğim tüm arkadaşlarımla görüştüm. Eleştirdiğim herkesi anlamaya başladım. Selam vermediklerime selam, anlam veremediklerime anlam vermeye başladım. Yeni arkadaşlarım oldu, onlar da yeni bakış açılarım gibi güzellerdi.

Değiştim, çok değiştim.

O yaza kadar hep başkasıyla paylaştığım hayatın bir parçası olmuşken, o yaz tüm hayatım kendimden ibaretti. Kimsenin etkisi ve yönlendirmesi altında kalmadan sadece ben olabildim. Ben gibi güldüm, ben gibi konuştum, ben gibi düşündüm. Kimse söylemese bile ben hep kendime “Seni anlıyorum, ne yaparsan yap yanındayım.” dedim. Ne yaparsam yapayım yanımda oldum. Elimi hiç bırakmadım, kendimden hiç şüphe duymadım. En çok ben sevdim beni. Dünyanın en güzel sevgisini tattım.

Şimdi ne zaman aklıma gelse içim sıcacık olur. “Ben” olduğum yazı hiç unutmam ve ne zaman ben’den uzaklaşsam, ne zaman kendimi yıpratmaya kalksam aklıma o yaz gelir.

“Unutma!” derim kendime “Ben senin en yakınınım, en çok ben seviyorum seni.”

En güzel yazıma sevgilerle…

tumblr_mho7jgPUWY1rwtsdlo1_500

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK’i bizimle tanıştırdığında hayata dair tutkusunu bulacağını kendi de tahmin etmemişti. Uluslararası İlişkiler mezunu. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. Bilinçaltı Dönüşüm Programı, Kuantum ve Yaşam Koçluğu eğitimleri alarak sevdiği işi yapmak için kişisel gelişim dünyasına adım attı. İzmir’de yaşıyor. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, durmadan konuşmaktan ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.

2 Comments

  • Ayşenur

    Muhteşem bir yazı. Ben de kendimle vakit geçirmekten hoşlanmaz yalnız oldukça sevgilim olsun isterdim. Beni seven bir sevgilim olursa her şeyim tam olacağını mutlu olacağımı düşünürdüm. Ama son zamanlarda anladım ki ben kendimi sevmezsem kendimle kaliteli vakit geçirmezsem asla mutlu olamayacağım. Bu sebeple kendime yatırım yapmaya başladım. Artık daha mutlu ve huzurluyum, yalnızlığımla barıştım.
    Sevgiler.

  • Ayse

    Benim de bu aralar buna ihtiyacım var. Çok sevdiğim bir sevgilim var. Ve uzun zamandır devamlı beraberdik. Şimdi aramıza biraz mesafe girdi görüşemiyoruz. Arkadaşlarım da görüşmeye çok hevesli değiller. Zaten bu yüzden de moralim biraz bozuk. Kendimi biraz yalnız hissediyorum. Evde kendi kendime yapacak bir şey bulamıyorum. Aslında kendini seven, kendini tanıyan, içe dönük bir insanımdır ama bu ara bu ruh halim beni hem biraz üzüyor hem de korkutuyor. Böyle çevresine bağımlı, yalnızken mutsuz biri olmak istemiyorum. Yapabileceğim çok şey var aslında ama çok fazla heves de bulamıyorum kendimde. Tek başıma yapasım gelmiyor. Ama kendime güveniyorum. Sadece bu aralar arkadaşlarımla aram açıldığı ve sevgilimden uzakta olduğum için moralim bozuk. Yakında bu ruh halinden çıkarım ve bunun için elimden geleni yapacağım. Yazılarınız bana bu konuda güzel motivasyon sağlıyor. Teşekkür ederim. Yine de bir kaç tavsiye daha verebilirseniz bana çok mutlu olurum. Neler yapabilirim bu durumdan daha kolay çıkabilmek için?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir