İnanç Sisteminle Sağlıklı Beslenme ve Fit Olma Rutini Oluşturmak

IG3CNZ7B8L

Yıllarca büyük bir bilgi kirliliğinin içinde boğulduk. Şu yiyecek iyi geliyormuş fakat bu çok zararlıymış. O içecek yağ yakıyormuş, bu kilo aldırıyormuş. Aç kalınca kilo verilirmiş. Hayır hayır, aç kalmak çok zararlıymış. Her kafadan bir ses çıkıyor ve biz hangisi bize iyi geliyor çözene kadar bu sağlıklı beslenme yolculuğundan sıkılıp “Başlarım böyle sağlığa…” diyerek bırakıyoruz. İşte benim için bu bilgi kirliliğinden sıyrılmanın yolu, kendi kurallarını yazmak oldu.

Kendi adıma konuşmam gerekirse, yıllarca 55 kilo, sağlıklı, kilo verme derdi olmayan, her bulduğunu yiyen bir insan oldum. Geçen yaz üç-beş kilo alınca “Şu kiloları bir vereyim hem de hayatımda ilk kez diyet yapmış olurum fii süper olur” gazıyla bu sağlıklı beslenme dosyasını açmış bulundum. Hayatımda ilk defa duyduğum içecekler, yemekler, bir şeyler… Biri o iyi geliyor diyor, öbürü sakın yeme yağlı o diyor. Ben de bu kargaşada bir şeyler yapmaya çalıştıkça daha da kilo alıyorum. Sonuç olarak elimde birbirinden değişik bilgilerle 1-2 kilo daha almış olarak buldum kendimi. Bir yandan da kilo aldıkça eski halime olan özlemim ve dahası ‘fit’ olma arzum katlanarak artıyordu. Bu işin gerçekten bir girdap olduğunu düşünüp, başlamış olmanın pişmanlığıyla kalakaldım. (Burada belirtmek isterim ki fit olmak benim için kişinin kendini en sağlıklı ve iyi hissettiği bedenine kavuşmasıdır ve tamamen kişiseldir. Yani herkesin fitliğine kimse karışamaz. 🙂 )

Tüm bu karmaşık sürecin sonunda tamamen kendi inançlarım doğrultusunda kendi rutinimi oluşturmaya karar verdim. İnsanların inanç sistemlerinin hayatlarına yön verdiğini zaten biliyordum. İnanç sistemimin bedenimle de bir bağlantısı olmalıydı. Hem her şeyi yiyerek zayıf kalan insanların su içse yarayan insanlara göre bir farkı olmalıydı; eğer cevap metabolizmaysa bu insanların metabolizmaları neden daha hızlı çalışıyordu? Biraz araştırınca bunun benim için en doğru yöntem olduğunu ve birçok kişinin bu şekilde bedenlerini şekillendirdiklerini öğrendim. Ben de bu sayede kısa süre içinde eski kiloma geri döndüm. Dahası çok keyifli bir beslenme rutini oluşturdum kendime. İşte denemek isteyenler için birkaç tavsiye:

  • Kendinizi şu an olduğunuz halinizle kabul edip sevin. Evet çok klişe geldi kulağa fakat şunu söylemeden başlamak yanlış olur, kendinizi ne kadar onaylayıp severseniz süreç o kadar keyifli ve başarılı geçer. Sürekli “bu bedenden nefret ediyorum, allah kahretsin çok çirkinim” diyerek ne kadar keyif alabilirsiniz ve odağınız çirkin(!) göründüğünüzde olduğu sürece ne kadar başarılı olabilirsiniz, ne kadar motive kalabilirsiniz bir düşünün. Hem sizin seçimleriniz doğltusunda şekillenen bedeninizin ne suçu var? O sizin bu dünyadaki en değerli varlığınız. Sizi temin ediyorum ki şu an olduğunuz halinizle barışmak sizin yararınıza olacaktır.
  • Neye inandığınızı tek tek not alın. Hangi yiyeceklerin kilo aldırırdığına inanıyorsunuz, hangileri sağlıklıdır, hangi besinler/çaylar size iyi gelecek ve fit kalmanıza yardımcı olacak? Hepsini tek tek not alın. İşte sizin doğrularınızla sizin listeniz. Neyin iyi geleceğine inanıyorsanız, gelecek. Neyin iyi gelmediğine inanıyorsanız, haklısınız. Burada dikkat etmeniz gereken tek şey bazen neye inandığımızı bilmiyor olabiliriz, veya tespit etmekte zorlanabiliriz. Bu durumda yapacağınız şey hislere odaklanmaktır. Örneğin kola hakkındaki inançlarımızdan emin değiliz, kola içerken ne hissettiğinize odaklanın. Suçluluk hissediyor musunuz? Rahat mısınız? Hisler inançların en büyük aynasıdır.
  • Yolculuk esnasında inançlarınız veya fikirleriniz değişebilir. Gayet normal ve keyifli bir şey bu. Başkalarının fikirlerini benimseyebilirsiniz, duyduğunuz bilgiler inançlarınızı değiştirebilir veya birinin tavsiye ettiği bir şeyin çok iyi geldiğini görüp rutininize ekeyebilirsiniz. Kendinizi keşfetmenin tadını çıkarın.
  • Son olarak, -bence- hiçbir şey için kendinizi kısıtlamayın. Ve asla suçluluk duymayın. Bir kere yaşıyoruz ve tadmaya değer birçok lezzet var. Hayat bu lezzetlerden mahrum kalmak için ve yediğimiz bir şeyden dolayı kendimizi kötü hissetmek için çok kısa. Eğer iyi gelmeyeceğine inanıyorsanız porsiyon küçültün veya yememeniz gereken bir şey yediğinize inanıyorsanız sonraki öğünlerle dengeleyin. Ama lütfen kendinizi kötü hissetmeyin. Keyif almak ve keyifli olmak için çıktığınız bu yolculukta kendinizi kötü hissederseniz amacınıza hizmet etmemiş olursunuz. Ne yaparsanız neşeyle yapın…

Ben diyetisyen değilim hatta yanından bile geçmem. 🙂 Tüm bunlar bizzat deneyimlediğim, keyif aldığım ve bana iyi gelen bir yaşam tarzının notları. Sorularınız olursa kucukilhamkutusu@gmail.com adresinden veya iletişim kutusundan yararlanabilirsiniz. En azından kişisel deneyimlerim doğrultusunda yanıtlamaya çalışırım. 🙂

Herkesin kendi bedenini olduğu haliyle çok sevmesi dileğiyle…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s