Tartışmalardan Sağ Salim Çıkabilmek İçin 3 Öneri

uj22hzmtqn

Hepimizin daha atar atmaz pişman olduğumuz birkaç mesajı vardır. Ya da eski bir ilişkimizi düşünüp “keşke o an öyle söylemeseydim, ne gerek vardı şimdi?”dediğimiz zamanları.

Birbirimize akıl vermeyi çok seviyoruz. “Böyle söyleme, sonra pişman olursun.”, “Biraz zaman ver kendine, duyguların henüz çok yoğun.” Evet bunlar doğru, yerinde ve güzel tavsiyeler oluyorlar genelde. Fakat insan, ilişkisinin içinde veya hemen sonrasında bu kadar olgun olamıyor çoğu zaman, ki bu çok normal. Duygular inkar edilemeyecek kadar büyük bir rol oynuyor ikili ilişkilerde ve çoğu zaman kararlarımızı bu duygular yönlendiriyor. Kızgınlıkla, kırgınlıkla, hayal kırıklığıyla belki de asla yapmayacağımız davranışlar sergiliyoruz. Üzerinden biraz zaman geçtiğinde de pişman oluyoruz. Belki boş yere kalp kırıyoruz, belki rezil olduğumuzu düşünüyoruz, belki karakterimize yakıştıramıyoruz. İyi haberse biraz dikkatle tüm bunları önlemek mümkün oluyor.

Bazen ilişkimde çok ani kararlar verebiliyor, ani çıkışlar yapıyor sonra da pişman oluyorum. Aşağıda anlattıklarımsa beni pişmanlıktan kurtarıyor, tartışmalardan daha sağlıklı, alnımın akıyla çıkmamı sağlıyor. 🙂

Benim için her seferinde işe yarayan, kendim için aldığım birkaç not:

  • Kavga ettiniz, son cümlesini kurdu ve gitti. Ya da telefonu kapattı, son mesajını attı vs. Şimdi ne kadar hırslı olursan ol, dur. Sadece biraz dur. Kavganın hararetiyle ne yazdığımızı fark etmiyoruz çoğu zaman. Veya hırslanıp son cümleyi söylemek için ne kadar saçmaladığımızı… O telefonu masaya bırak, tuş kilidini kapat, veya bulunduğun yere otur. Kendine on dakika ver. Sakinleş demiyorum, sakinleşmek zorunda değilsin. Fakat en azından bir süreliğine o karmaşadan sıyrıl. On dakika sonra kendine şunu sor “Şu anda gerçekten konuşmak istiyor muyum?” O hararetli anlardan sıyrıldığında fark edeceksin ki aslında kurmak istediğin cümleyi kurmana çok da gerek yokmuş. Hem sakin ve sessiz kalmak karşı tarafın empati yapmasına ve olaya senin gözünden bakmasına neden olacak, göreceksin.
  • Söyleyecek çok şeyin var, söylemezsen çatlayacaksın, içinde patlayacak. Uzun bir mesaj atıp tabir-i caizse ‘giydirmek’ için sabırsızlanıyorsun. Yaz o mesajı. Nasıl istersen, derdini hangi cümlelerle anlatmak istersen anlat. Mesajın bittiğinde göndermeden kaydet ve telefonun tuş kilidini kapat. İstersen sessiz kal düşün, istersen kafanı dağıt. Kısa bir süre sonra açıp oku mesajını. Gerçekten kurmak istediğin cümleler bunlar mı? Gerçekten bunları bilsin istiyor musun yoksa öfkeni çıkarmak için gönderilecek olan bir mesaj mı bu? Ben bunu ne zaman yapsam göndermek bile istemeden silmişimdir o mesajı. Hatta çoğu zaman o cümleleri kurduğuma bile inanamışımdır.
  • Bu söyleyeceğim hiç hoşuna gitmeyecek, ama bunu yapmak karşı taraftan çok senin yararına olacak. Empati yap. Gerçekten kendini onun yerine koy ve onun tarafına geçip aynı sahnelere bir de öyle bak. Her zaman şöyle düşünürüm, bir tartışmada illa bir tarafın haklı bir tarafın da haksız olması gerekmez. Bazen öyle anlaşmazlıklar, öyle tartışmalar yaşarız ki iki taraf da haklıdır, veya tam tersidir. Eğer onun da haklı olduğu yerleri görebiliyorsan ne mutlu sana. Çünkü şimdi o da seninkileri görecek demektir. Ona onun haklı olduğu yerleri gördüğünü söyle ve sonra senin haklı olduğun yerleri anlat. Tartışmalarda en büyük isteğimiz anlaşılmaktır. Karşı taraf anlaşıldığını hissettiğinde bütün inadı, hırsı, siniri geçecek, istediğini almış olacaktır. Öfke, hırs gibi duygular sahneden çekildiğinde geriye tüm yalınlığıyla karşındaki insan kalacak ve seni anlaması, sana hak vermesi kolaylaşacaktır.

Bütün tartışmalara, zor zamanlara bu şekilde yaklaşırsan bir süre sonra hepsinden hiç yara almadan, kendini küçük düşürmeden, kendi karakterinden kopmadan çıktığını göreceksin. Evet tartışmak yararlı olabiliyor çoğu zaman, fakat haklıyken haksız duruma düşmek, kendini kaybedip hiç vermeyeceğin tepkiler vermek bir süre geçtikten sonra insanın içine oturup kalıyor ve bir sürü keşke getiriyor hayatına.

Kendini kötü hissettiğin günlerin içinden kolayca geçebilmek için bu yazıyı da okuyabilirsin. Belki ucundan köşesinden yardımı olur. 🙂

Keşkesiz bir hayatta yaşaman dileğiyle.

Sevgiler.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s